DOLAR 13,48650.04%
EURO 15,2595-0.04%
ALTIN 800,12-0,11
BITCOIN 5091005,20%
İstanbul

PARÇALI AZ BULUTLU

13:21

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

KÖY ENSTİTÜLERİ YENİDEN Mİ?

KÖY ENSTİTÜLERİ YENİDEN Mİ?

ABONE OL
Ocak 22, 2021 14:21
KÖY ENSTİTÜLERİ YENİDEN Mİ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

17 Nisan Köy Enstitülerinin kuruluş yıl dönümü tarihidir.

Yani bu yıl 90. Kuruluş yıl dönümüdür. Kutlu olsun!

Bana göre tarihsel özelliği ve yeri olan bir tarih olarak beynimize kazınmıştır. Ancak, Köy Enstitüleri çeşitli çevrelerde karşılık bulurken, bir takım çevrelerde de karşılık bulmamıştır. Karşılık bulmamasının gerekçesi, özellikle siyaseten olmuştur, diye düşünüyorum. Yani, zaman içerisinde duyduğumuz ve öğrendiğimiz kadarıyla bazı çevrelerin iddiasına göre Sosyalist-Komünist yaklaşımlı bir öğretmenlik ve öğrenme modeli olarak halka anlatılmaya çalışılmıştır. Hatta ve hatta Anadolu insanını kandırma ve bu yöntemle de yönetme yaklaşımlarının olduğunu anlamaya çalışıyoruz.


Şimdi öncelikle Köy Enstitülerinin kuruluş amacı ve tarihçesine bir göz atmakta yarar vardır. Cumhuriyetin ilk kuruluş ve yerleşme süreci içerisinde 24 Kasım 1928’de Millet Mekteplerinin yaygınlaştırılması ile eğitim süreci farklı bir şekilde işlemeye ve yol almaya başlamıştır. Bu hareketle, eğitim süreci başlatılırken, zaman içerisinde sadece öğrenci eğitmek değil, öğrenci eğiticisi ve halkın eğitilmesi ve üretim sürecine katılması da hedef alınarak, 1936 yılında Saffet Arıkan’ın Maarif Vekilliği döneminde Köy Eğitmenliği projesi hayata geçiriliyor. Yetiştirilen öğretmenler sadece okuma yazma öğretmeyecek, köylüyü de eğitecekti. Bu hareketle belki de Köy Enstitülerinin temeli atılmış oluyordu.


Süreç işliyor, Anadolu aydınlanması hızla ilerliyordu. Buna paralel olarak da Hasan Ali Yücel’in Bakanlığı ve İsmail Hakkı Tonguç’un İlköğretim Genel Müdürlüğü döneminde 28 Aralık 1938’ de köye hem bir öğretmen hem de modern üretim araçları ve tarım yöntemleri sağlamak ve eğitimin mali yükünü hafifletmek amacıyla önemli adımlar atılmış, planlamaları yapılmıştır. 17 Nisan 1940 tarihi ve 3803 sayılı yasa ile Köy Enstitülerinin kuruluşu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birçok karşı duruşa rağmen yasalaşmıştır.


Köy Enstitülerinin Felsefesi; -Öncelikle siyaset üstü bir pedagojik yaklaşım içeriyordu.-Özellikle yaparak yaşayarak öğrenme modelini içermiş olmasıydı.-Köy-kent ilişkisini geliştiren, köy-kent uyuşumunu sağlayan, köy-kent arasındaki eşitsizliği gideren bir eğitim modeli olmasıydı.-Pratik bilgilerle köylüyü bilinçlendirmek ve üretime katmak amacı gütmesiydi.-Özellikle askerde onbaşı, çavuş gibi askerlerin Ziraat Bakanlığı’nın işbirliği ve Devlet Üretme Çiftliklerinde eğitilerek köylerine bilinçli bir şekilde gönderilmiş olmasıydı.Köy Enstitülerinin ders programlarında;-Öncelik tarım olmak üzere, tarla ziraatı, bahçe ziraatı, sanayi bitkileri, kümes hayvancılığı, arıcılık, ipekböcekçiliği, balıkçılık ve su ürünleri gibi ekonomiyi güçlendirmeye ve üretime katkı sunmayı amaçlamıştır.-Kültüre de öncelik verilmiş, Türkçe, tarih, coğrafya, yurttaşlık, yabancı dil, resim, müzik, beden eğitimi, askerlik, ev idaresi, çocuk bakımı, ziraat, kooperatifçilik gibi iyi bir vatandaş yetiştirmeyi amaçlamıştır.-Teknik olarak da, köy demirciliği, dülgerlik ve özellikle kızları hedef alan el sanatları derslerine ağırlık verilerek köylünün üretime katkısı amaçlanmıştır.

Yukarıda saydığım ders özelliklerine bakıldığında tamamen kalkınmayı öne alan, çağdaşlaşma yolunda atılımlar yapmayı sağlayan ve iyi bir yurttaş olarak yetişmeyi amaçlayan bir eğitim modeli olduğu açıkça görülmektedir. Ayrıca özellikle icat etmeye, yaratıcılık yönlerini öne çıkarmaya ve ezbercilikten tamamen uzaklaştıran bir eğitim modelidir de diyebiliriz.


Şimdi gelelim öze; – Anadolu aydınlanmasının önünü açan bir eğitim modelidir.-Bu Köy Enstitüleri Eğitim Modeli tamamen yerli ve milli bir modeldir. -Hiçbir ülkeden alınmış ya da örneklenmiş bir model değildir. -O zamanın şartlarında akılcı düşünen yetişmiş modern beyinlerin ürettiği bir eğitim modelidir.-Üretime dayalı, ekonomiyi kalkındırmayı amaçlayan bir modeldir.-O şartlarda yetişmiş fazla eğitim bilimcilerimizin olmamasına rağmen geliştirilmiş bir modeldir.Bu özellikleri düşünüldüğünde bir ülke için en sağlıklı bir eğitim modeli olduğu kaçınılmazdır.

Bu önemli eğitim modeli 1946 yılına kadar sürdürülebilmiş ve sistem sendelemeye başlamıştır. Hasan Ali Yücel’den sonra Milli Eğitim Bakanı Olan Reşat Şemsettin Sirer zamanında önce Köy Öğretmen Okullarına dönüştürülmüştür. Daha sonra bu okullar da 27 Ocak 1954 tarihinde tümden kapatılmıştır. Gerekçesi her ne olursa olsun, bu okulların kapatılması ülkemiz eğitimi açısından hiç te iyi olmamıştır.


Daha sonra gelişen Türkiye’de onlarca eğitim bilimci yetiştirilmesine karşın, ne yazık ki iyi bir eğitim politikaları oluşturulamamış ve her farklı dönemde başka ülkelerin eğitim modelleri örnek alınmaya başlanmış ve ülkemizin özelliklerine cevap veremediği için de her defasında vazgeçilerek başka farklı ülke eğitim modelleri denenmeye başlanmıştır. 2020 yılı itibariyle eğitim modelinde sessiz bazı değişimler yaşanmaya başlanmıştır.
Bununla birlikte özellikle Köy Enstitüleri Modeli örnek alınmış gibi gözüküyor. Neden diye soracak olursanız? Özellikle ilkokullardan başlanarak, atölye sistemlerine geçilmiştir. Bu atölyelerde; beden eğitimi var, müzik var, yaşam becerileri var, sayısal ve sözel atölyeler var, drama atölyeleri var.

Tahmin ediyorum ki, yakın gelecekte daha farklı atölyelerle de bu eğitim süreci geliştirilerek sürdürülecektir. İşte şimdiki bu atölye dediğimiz yerlerin adı, Köy Enstitüleri döneminde enstitü derslikleri ve okul arazileriydi. O dersliklerde ve arazilerde yetişen her öğretmen kendi ihtiyacı olan her şeyi üretebilme yeteneğine sahipti.


Köy Enstitüsünden yetişen bir öğretmen, köyde hem öğretmen, hem doktor, hem veteriner, hem arıcı, hem çiftçi, hem ziraatçı kısacası her şeydi. Köylünün aklı, eli, kolu, bacağı, beyni yani her şeyiydi. Böyle bir modelden hangi ülkeye, hangi topluluğa, hangi insanlığa zarar gelebilir ki! Eğer ki öyle olsaydı; şimdi bu modele benzer bir modeli hayata geçirme gibi bir fikir oluşabilir miydi? O okulların başında özellikle meslek liseleri gelmektedir. Şu ana kadar ülkemiz okullarının tüm sıra, masa ve çeşitli donanımlarını üretebilmiştir.

İşte o modelin bir örneğini şu an korona virüsle mücadelede özellikle Meslek Liselerinde ülkemizin sağlıkçılarına cerrahi maske ve solunum cihazı üretebilen bir yapı oluşmuş olur muydu?
Sonuç olarak şunu söyleyebilirim ki; yeni bir Köy Enstitüsü anlayışı ülkemiz eğitiminin temel taşı, yerli ve milli bir eğitim modeli olabilir. Çünkü ülkemizde bunu başarabilecek yetkin, yeterli ve yetişmiş eğitim bilimcilerimiz mevcuttur. Bu uğurda dünden bugüne emeği geçen her eğitimciyi ve her yetkiliyi saygıyla, ebediyete göç etmiş olanları da rahmetle anıyorum.

18 Nisan 2020 / Yaşar GELER-ÖZGÜR İFADE

 

 

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
http://www.kadinescort.net Gaziantep escort Denizli escort Adana escort Hatay escort Aydın escort İzmir escort Ankara escort Antalya escort Bursa escort İstanbul escort Kocaeli escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Kayseri escort Mersin escort Samsun escort Sinop escort Tekirdağ escort Eskişehir escort Yalova escort Rize escort Amasya escort Balıkesir escort Çanakkale escort Bolu escort Erzincan escort Şırnak escort Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort Adıyaman escort Bilecik escort Aksaray escort Ağri escort Bitlis escort Siirt escort Çorum escort Burdur escort Diyarbakir escort Edirne escort Düzce escort Erzurum escort Kırklareli escort Giresun escort Kilis escort Kars escort Karabük escort Kırıkkale escort Mardin escort Kırşehir escort Maraş escort Manisa escort Muş escort Kastamonu escort Ordu escort Nevşehir escort Sakarya escort Osmaniye escort Şanliurfa escort Sivas escort Trabzon escort Tokat escort Ardahan escort Bartın escort Karaman escort Batman escort Bayburt escort Bingöl escort Elaziğ escort Gümüşhane escort Hakkari escort Isparta escort Uşak escort Igdır escort adana escort adiyaman escort afyon escort agri escort aksaray escort amasya escort ankara escort ardahan escort artvin escort aydin escort balikesir escort bartin escort batman escort bayburt escort bilecik escort bingol escort bitlis escort bolu escort burdur escort bursa escort canakkale escort cankiri escort corum escort denizli escort diyarbakir escort duzce escort edirne escort elazig escort erzincan escort erzurum escort eskisehir escort gaziantep escort giresun escort gumushane escort hakkari escort hatay escort igdir escort isparta escort istanbul escort izmir escort izmit escort kahramanmaras escort karabuk escort karaman escort kars escort kastamonu escort kayseri escort kibris escort kilis escort kirikkale escort kirklareli escort kirsehir escort kocaeli escort konya escort kutahya escort malatya escort manisa escort mardin escort mersin escort mugla escort mus escort nevsehir escort nigde escort ordu escort osmaniye escort rize escort sakarya escort samsun escort sanliurfa escort sinop escort sivas escort tekirdag escort tokat escort trabzon escort usak escort van escort yalova escort yozgat escort zonguldak escort