10 OCAK: "ÇALIŞAN" DEĞİL, "DİRENEN" GAZETECİLER GÜNÜ

10 Ocak 1961, Türk basın tarihinde "Dokuz Patron Olayı" olarak bilinen ve gazetecilerin haklarını korumak için patronlara karşı dik durduğu tarihi bir zaferi simgeliyor. Ancak bugün gelinen noktada, 65 yıl önceki o kazanımlar; sansür yasaları, ekonomik kriz ve yargı kıskacı altında eriyor.

Rakamlarla Basın Özgürlüğü Çıkmazı

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) 2025-2026 verilerine göre Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 159. sıraya kadar gerileyerek "vahim" kategorisindeki yerini sağlamlaştırdı. Gazetecilik meslek örgütlerinin raporlarına göre:

Adliye Koridorları İkinci Adres 
Halihazırda onlarca gazeteci mesleki faaliyetleri nedeniyle cezaevinde bulunurken, yüzlercesi "dezenformasyon" veya "terör" suçlamalarıyla yargılanmaya devam ediyor.

Ekonomik Sansür 

Yüksek enflasyon ve artan maliyetler, özellikle yerel basını kapanma noktasına getirdi. Gazeteciler, asgari ücret sınırında ve çoğunlukla güvencesiz (sendikasız) çalıştırılıyor.

"Yazılamayanlar" En Büyük Sorun

Günümüzde gazetecilerin karşılaştığı en büyük engel sadece hapis riski değil, aynı zamanda sistematikleşen "otosansür" mekanizması. "Hangi Fiş" haberinden "Heykel Taşıma" krizine kadar halkın haber alma hakkını savunan muhabirler; RTÜK cezaları, internet erişim engelleri ve sosyal medya yasaklarıyla karşı karşıya kalıyor.

Bir Meslekten Daha Fazlası: Hakikat Nöbeti

10 Ocak mesajlarında siyasiler "tarafsız ve özgür basın" vurgusu yapsa da, sahadaki tablo çok farklı. Gazeteciler Cemiyeti ve sendikalar, bugünün bir kutlama değil, dayanışma günü olduğunu vurguluyor. Gazetecilik; sadece haber yazmak değil, baskı altında dahi "Hayır, gerçek bu!" diyebilme cesareti haline gelmiş durumda.

10 Ocak 2026 itibarıyla Türkiye’de gazeteci olmak; sabah adliyede ifade vermek, öğlen geçim derdiyle boğuşmak, akşam ise tüm risklere rağmen halka doğru bilgiyi ulaştırmak için bilgisayar başına geçmek demek.

Görünen o ki Gazetecilerin 2026 Ajandası geçen yıllardan pek farklı olmayacak.

Etki Ajanlığı ve Casusluk Yasası: Gazeteciliğin "suç" kapsamına alınmasına karşı hukuki mücadele. Sendikal Haklar: Düşük ücret ve mobbinge karşı örgütlenme çağrısı. Dijital Sansür: Sosyal medya kısıtlamalarına karşı alternatif haber kanallarını koruma.

Tüm olumsuzluklara rağmen bu onurlu mesleği hakkıyla icra eden tüm ''Basın Emekçilerimizin'' 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü kutlu olsun.