Bu yazıyı yazarken son on günden bugüne kadar Türkiye'de ve Ülke dışında CHP'liler olarak bende dahil eleştirilerimizi ve tepkimizi yazdık, herkes kendi cephesinden içindekileri kusabildiği kadar kustu.
Sonunda karar verdim ki Butlan Kemal ile Özgür'ün ikisinin de bu gelişmelerden dolayı büyük hataları var ve bu sorunlu ve sıkıntılı süreçte suçları aynı. Birbirinden az suçları yok.
Birinci Perde;
Geçmiş yıllarda çok değil üç, dört yıl önce CHP'de
Kemal KILIÇDAROĞLU Genel Başkan, Özgür ÖZEL Grup Başkan Vekili idi.
2011'den beri KILIÇDAROĞLU Genel Başkan Muharrem İNCE Grup Başkan Vekili,
İşgalci Gürsel TEKİN Genel Sekreter.
Bugüne kadar yapılan Mv. Belediye Başkan Adayı Meclis Üyesi Adayı atamalarında, Başarılarında ve başarısızlıklarında saydıklarımın hepsi hepsi suç ortağı. Çünkü yanlışlıkla ş atamalara asla karşı çıkmadılar, çıkamadılar.
Kimse suçsuz değil.
2011 yılı Skandal Kaset sonrasında Genel Başkan olan KILIÇDAROĞLU gücü eline alınca. Söylediği hiçbir sözü yerine getirmeyen Genel Başkan.
Ön Seçim olacak dedi olmadı, Tüzük Değişikliğini tam yapmadı.
Onun döneminde görev alan ve Yereldeki Başarılı Belediye Başkanlarını ikinci dönemlerinde Başkan Adayı yapmadı. Ne kadar Sıkıntılı Aday var ise CHP'nin güçlü olduğu yerlerde onları adaylaştırdı. Kişilerin ismini yazmayacağım.
Yerelden başlayan hatalar zinciri Mv. Adaylarında ortaya çıktı.
Bir sefer 2014 yılında Mv. Ön Seçimi oldu, sonrası hak getire.
Bu suçlu Ekipte yer alan diğerleri.
Muharrem İNCE, İşgalci Gürsel, bugünün Seçilmiş Genel Başkanı Özgür ÖZEL.
Görevlendirmelerde ve yapılan yanlışlarda hepsininde suç oranları aynı. Birinin suçu diğerinden az değil. Çünkü bunlar üst Yönetim Kadroları.
Birbirini tamamlayan ekip bunlar.
Bugün gelinen noktada yapılan hatalar zincirine el birliği ile destek oldular ve ikinci adam olarak Genel Başkana karşı asla tavır koyamadılar. Belki de bizim bilmediğimiz Siyasetin altın kuralı bu. Kim bilir?
İkinci Perde;
Yıl 2019 öncesi;
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olarak Akif Hamza ÇEBİ'nin adı geçiyor ve Genel Başkanın işaret ettiği aday Akif Hamza ÇEBİ.
ÇEBİ Beşiktaş Balmumcu'da seçimlerden yaklaşık iki yıl önce harika birde ofis açtı ve İstanbul kazan, Çebi kepçe Yerel Siyasette var olmak için Odaları, Sivil Toplum Örgütlerini gezip durdu.
ÇEBİ ekibinde çok iyi bir arkadaşım da var.
45 yıl olmuş Arkadaşlığımız kardeşten de öte.
Bana Halet sen siyaseti seviyorsun, gel beraber Siyasî çalışmalar yapalım İBB Başkan Adayımız kesinlikle ÇEBİ dediğinde KILIÇDAROĞLU asla onu aday yapmaz dedim, Şağ gösterip, Sol vurur dediğimde arkadaşım bana güldü ve
bana inanmadı ama sonuçta ÇEBİ aday yapılmadı.
Üçüncü Perde;
İstanbul Belediye Seçimlerinin AKP'den alnmasında ki en büyük güç o dönem İstanbul CHP'nin Harika İl Başkanı Canan KAFTANCIOĞLU'nun ve kadrosunun enerjisine İMAMOĞLU enerjisi de eklenince, İstanbul CHP Örgütü ve umutsuz yığınlar için UFUKTAKİ yerel iktidar görünmeye başladı.
Harika bir eski Bürokrat Akif Hamza ÇEBİ'nin yerine Genç Enerjik Ekrem İMAMOĞLU
İstanbul'u Başkan adayı oldu ve İstanbul'u AKP'den her iki seçimde aldı.
Sonradan öğreniliyor ki KILIÇDAROĞLU İMAMOĞLU'na da sende İBB Başkan adayımızsın git sahada çalışmalarını yap.
Öyle iyi oldu ki İMAMOĞLU Başkan öyle bir çslışma yapmış ki.
İstanbul'un sorunlarını ilmik, ilmik araltırmış ve beynine işlemiş.
İstanbul'da Büyükşehir Belediyesi tarihinde Sosyal Projeler ve Alt yapı Projelerinde Devrim yaptı.
Buraya kadar herşey iyi gitti.
Tabii siyasilerin en sıkıntılı tarafı, Gelen geldiği yeri unutuyor, tabanın ağzına bir parmak Bal çalarak işleri tepeden istediği gibi yürütüyorlar.
İMAMOĞLU'daTürkiye Siyasetinin kronik özelliği olan GÜÇ ZEHİRLENMESİNDEN payını aşdı. Bundan dolayı herkesin yaptığı hatayı yaptı.
Siyasetin bu vaz geçilemez özelliğini kullanarak tabii ki kendi alt yapısını sağlama almak için kendi kadrolarını kuracaktı, bu duruma Türkiye Siyasetini bilenler yabancı değil ki.
Dördüncü Perde;
İlçe ve İl Delege seçimlerinde net olarak ortaya Yerel Yönetenler ve Genel Merkez yönetenleri arasındaki güç dengelerini oluşturan Delege Seçimleri süreci Parti'de Siyasetin nasıl şekillendiği gerçeğini ortaya koyduğu için. Siyasette kavga kültürü buradan başlar.
İl Başkanlığı Seçimleri şaibeliymiş,
Kurultay seçimleri şaibeliymiş.
Adama sormazlar mı?
CHP'de İl Seçimlerini şaibesiz yapamayan, Kurultayı şaibesiz yaptıramayan Genel Başkan İktidara olduğunda Türkiye'yi nasıl yönetecek?
Ben bu soruyu hep sordum, sormaya devam edeceğim..
Ben işin şu yönündeyim ve beni işin bu tarafı ilgilendiriyor.
Gürsel iktidara Stepne oldu,
Butlan Kemal iktidara Stepne oldu,
Özgür ÖZEL ve İMAMOĞLU İstanbul'u CHP Adayı olarak ikinci sefer alırken Butlan KEMAL bir sefer dahi yerel seçimlerde sahaya çıkıp Genel Başkan Özgür ÖZEL'e ve Türkiye genelinde Mansur YAVAŞ'a, İMAMOĞLU'na destek mitingi yapmadı.
Buda KILIÇDAROĞLU'nun utancı olsun.
Butlan KEMAL neler mi yaptı?
1- Tüm Atatürk ve Cumhuriyet, Demokrasi aşığı güçlü insanları partiden uzaklaştırdı, kendi yönetimidir dedik, sustuk,
2- EKMELEDDİN vakasını başımıza bela etti, Parti liderimizdir bir bildiği vardır dedik sustuk,
3- Davutoğlu gibi Şam Şeytanının oyununa geldi ve Muhalefetin en büyük Partisi'ne Cb. Yetki vermedi, Sözde Davutoğlu ve CHP Ortak kooalisyon kuracaktı.
Davutoğlu KILIÇDAROĞLU
(ButlanKemal) ile kedi, fare ile oynar gibi oynadı, yaklaşık 35-40 gün oyalayıp yarı yolda bıraktı, Cb. Muhalefet Liderine Hükümet kurma yetkisi vermedi.
4- Mühürsüz oylara korkudan itiraz edemedi,
Mühürsüz oylar dahi kabul edildi, ama sesi çıkmadı.
5- Muharrem İNCE vakası ayrı bir hata,
6- Ne kadar harika partili var ise, bir şekilde partiden uzaklaştırdı,
o kaliteli partililer yapacağı ayaklar ve hatalar önünde engeldi.
7- En büyük hatası 13 Seçim kaybetti.
Bunlar tepeden gelmeye alıştıkları için bu zaaflarından asla önün vermiyorlar.
Benim asıl ilgilendiğim konu şu;
Seçilmiş Genel Başkana ve Örgüte Saygı duyacaksın arkadaş. Git otur yerine. Ya da bu Parti'de Abi kalmadı. Parti yönetimine ve Örgütlere Türklerin tarihindeki Bilge insan DEDE KORKUT gibi birisi ol.
Yüreğimizde hep yerine olsun..
SONUÇ;
Böyle birisi ile yol yürünür mü?
Benim tepkin Seçilmişlere saygı, İktidara tavır koymadığınadır.
Butlan aga...
Bu yazıyı için acıyarak yazdığımı herkes bilmeli.
