Kemer’de 57 yıllık izinle otel inşaatı!
Kemer’de 57 yıllık izinle otel inşaatı!
1969’da turizme tahsis edilen orman arazisinde 2023’de tahsis süresi uzatıldı, 2024’de ise 900 yataklı otel için ÇED muafiyeti belgesi verildi. Vatandaşlar ise ÇED kapsam dışı kararına karşı dava açtı. Davanın ilk duruşması 18 Mayıs’ta görülecek…
1969’da turizme tahsis edilen orman arazisinde 2023’de tahsis süresi uzatıldı, 2024’de ise 900 yataklı otel için ÇED muafiyeti belgesi verildi. Vatandaşlar ise ÇED kapsam dışı kararına karşı dava açtı. Davanın ilk duruşması 18 Mayıs’ta görülecek…
Yusuf Yavuz
Antalya’nın Kemer ilçesinde İdyros antik kentinin bulunduğu bölgede inşa edilmek istenen 900 yataklı otel projesi için verilen ÇED muafiyeti kararı yargıya taşındı. Kemer Ayışığı Koyunun bitişiğinde 1969 yılında tahsis edilen orman arazisinde kamuoyunda Fransız tatil köyü olarak bilinen ClubMed adlı turizim tesisi inşa edildi. Bölgenin ilk tatil köylerinden biri olarak bilinen ClubMed’in 49 yıllık tahsis süresinin 2020’de dolmasının ardından süre uzatımına gidildi. Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları içerisinde bulunan 293 bin m2’lik orman arazisi 2023 yılında ÖZAK GYO’na geçti. Turizme tahsisli orman arazisinin üs kullanım hakkı, 2068 yılına kadar bu şirketin oldu.
KEMER’DE BİR GARİP ÇED HİKAYESİ
İdyros antik kentinin bulunduğu bölgede yer alan tahsisli arazi içerisinde tescil edilmiş 1. ve 3. derece arkeolojik sit alanları var. Arazi üzerinde geçmişte inşa edilen ve tatil amaçlı iki katlı evlerden oluşan Fransız tatil köyünün binalarının yıkılarak yerine 900 yatak kapasiteli otel inşa edilmek isteniyor. Bu amaçla yapılan başvuruya Antalya Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişkliği İl Müdürlüğü'nün 29/04/2024 tarihinde ‘ÇED Kapsam Dışı’ belgesi düzenledi.
VATANDAŞLAR VALİLİĞE KARŞI DAVA AÇTI
Bölgede yaşayan dört vatandaş, yapılan işlemin 1993 yılında çıkarılan ÇED Yönetmeliğine aykırı olduğunu öne sürerek, Valilik kararına karşı iptal davası açtı. Davacılar, daha önce başka bir şirket adına düzenlenen 5 Şubat 2020 tarihli belgenin, tahsisli araziyi devralan Özak GYO için de geçerli sayılmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, idari işlemin iptalini talep etti.
‘TADİLAT İZLENİMİ YARATILMAK İSTENİYOR’
Otel projesinin bulunduğu parseli kapsayan Koruma Amaçlı İmar Planı ile, Koruma Bölge Kurulu kararına karşı açılan iki ayrı davanın devam ettiğini belirten davacılar, yeni inşa edilmek istenen otel projesinin ÇED kapsamı dışında tutulamayacağını savunarak; “1993 yılından önce planlanan yahut başlayıp biten projeler için ÇED Kapsam Dışı Yazısı verilmesi mümkün ise de mevcut projenin yeni bir proje olduğu ve muafiyetten yararlanamayacağı, sanki eski otel tadil ediliyormuş izlenimi uyandırılmak istendiği, halbuki öncekiden farklı olarak beş katlı ve yüzme havuzlu yeni bir projenin uygulamaya konulduğu, eski otel binası ve eklerinin yıkıldığı, yeni proje olduğu için ÇED projesi yapılmasının zorunlu olduğu” gerekçesiyle Mahkeme’den idari işlemin yürütülmesinin durdurularak iptalini talep etti.
VALİLİK: ‘FAALİYET SAHİBİNİN DEĞİŞMESİ KARARI DEĞİŞTİRMEZ’
Davalı idare olan Antalya Valiliği’nin, Antalya 1. İdare Mahkemesi’nde görülen davaya sunduğu savunmada, dava konusu ÇED kapsam dışı işleminin mevcutta varolan bir tesise ilişkin olduğu belirtilerek, “çevresel açıdan proje sahibi tüzel/gerçek kişilerin değil yürütülen faaliyetlerin incelendiği, faliyetin değişmesi durumunda yeniden değerlendirme yapıldığı ancak faaliyet sahibinin değişmesinin verilmiş görüş ve kararları değiştirmeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu” görüşü savunuldu.
250 YATAK VE ÜZERİ OTELLER İÇİN ÇED ŞARTI VAR
Antalya 1. İdare Mahkemesi’nde görülen davanın duruşması 18 Mayıs 2026 tarihinde yapılacak. Duruşma öncesinde bölgede yürütülen otel projesi ve idari işlemlere ilişkin bir basın açıklaması yapan İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi, “250 yatak kapasitesi üzerindeki otel projeleri için ÇED raporu şartının arandığına işaret ederek, “Ancak ÖZAK GYO şirketine olağanüstü bir ‘kıyak’ yapılmış ve yıllar önce Club Med için verilmiş olan ‘ÇED Muafiyeti’ belgesinden yararlanmaları sağlanmıştır” görüşünü savundu.
‘ALAN DİKENLİ TELLE ÇEVRİLDİ, KANYONLARCA MALZEME ÇIKARILDI’
Kemer’in yapılaşmadan korunmuş bölgesinde yer alan tahsisli arazinin turistik tesise kurban edilmemesi amacıyla 3 ayrı dava açıldığı hatırlatılan platform açıklamasında, şöyle denildi: “Geçen zaman diliminde, hem Idyros Antik Kenti arkeolojik sit alanı, hem de Kemer'in son bakir orman alanı olan bölge üzerine tahsis verilen ÖZAK GYO şirketi, alanın etrafını dikenli ve jiletli tellerle, 3 metrelik metal panolarla çevirip sit alanlarını dışarıdan görünmeyecek şekilde kapattı ve kamera ve hoparlörlerle donattı. Böylesi bir ortamda inşaat işlerine girişmesine izin verilen ÖZAK GYO şirketi, alandan içeriği belirsiz kamyonlarca malzeme çıkardı, meçhul bir yere götürdü. Bu esnada tahsis alanının bir bölümünde arkeolojik sondaj kazılarının da devam ettiğini Antalya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan öğrendik.
‘BULUNTULAR HAKKINDA BİLGİ VERİLMİYOR’
Ancak buluntular ve inşaatın devam ettiği alanla ilgili bir bilgi verilmiyor. Konunun uzmanı arkeologlar, potansiyel arkeolojik kalıntılara zarar verilebileceği endişesini dile getirmişlerdir ancak ne yetkili kurumlar ne de inşaatçı ÖZAK GYO şirketi bu uyarılara kulak asmamaktadır, inşaat çalışması bütün hoyratlığıyla devam etmektedir. İşin traji-komik yanı, bütün bu feci çalışmalar, 57 yıl önce verilmiş bir izinle yürütülmektedir! Evet, ÖZAK GYO adlı şirket, nasıl olabildiyse, tam 57 yıl önce, Kültür Bakanlığı kurulmadan önce, henüz Idyros Antik Kenti arkeolojik sit alanı ilan edilmeden önce, hatta ve hatta sit kanunu bile çıkmadan önce verilmiş bir izinle bu yeni inşaatı yapmaktadır.
‘PROJE 57 YIL ÖNCEKİYLE AYNI DEĞİL’
Oysa bilindiği gibi, 250 yatağı geçen oteller için ÇED raporu şartı vardır. Ancak ÖZAK GYO şirketine olağanüstü bir ‘kıyak’ yapılmış ve yıllar önce Club Med için verilmiş olan ‘ÇED Muafiyeti’ belgesinden yararlanmaları sağlanmıştır. İnanılır gibi değil! 57 yıl önceki izinle yepyeni bir otel inşaatı yapılması kabul edilemez. Arada geçen zaman zarfında bölgede antik kent bulundu, sit alanları (1., 2. ve 3. derece) ilan edildi, yeni imar planları yapıldı, koruma imar planı yapıldı ve Kemer'in turistik ve altyapısal durumu tamamen değişti. Üstelik iddia edildiği gibi bugünkü proje 57 yıl önceki projenin birebir aynısı değildir.”
‘YARGININ BU HUKUKSUZLUĞU GİDERECEĞİNE İNANIYORUZ’
İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi’nin, ÇED muafiyeti iznine karşı da dava açtığı vurgulanan açıklamada, “Hem fiziki koşullar hem de mevzuat, 57 yılda çok büyük değişikliklere uğramıştır ve ÖZAK GYO adlı şirketin böylesine bir kayırmayla ÇED raporu almaktan muaf tutulması kabul edilemez bir durumdur. Antalya 1. İdare Mahkemesi'nde görülen davamız ile bu hukuksuzluğun yüce Türk yargısı tarafından giderileceğine inanıyoruz” ifadelerine yer verildi.
‘ARKEOLOJİK ÇALIŞMA SONLANANA KADAR İNŞAAT DURDURULMALI’
Idyros antik kentiyle ilgili açılan iki ayrı davaya da değinilen açıklamada, şöyle denildi: “Özellikle mevcut Sit alanlarının güncellenmesi talebiyle açtığımız dava çok önemlidir. Çünkü, şu anda inşaat yapılmakta olan alanda antik kalıntılar bulunmaktadır ve sit derecelendirmesi için yeni sondajlar, jeoradar gibi ileri tekniklerle kapsamlı bir araştırma yapılmadan potansiyel kültür varlıklarının bulunduğu alan inşaata terk edilmiştir. Türkiye Arkeologlar Derneği Antalya Şubesi'nin hazırladığı rapor, bu alanın kültür varlığı ihtiva ettiğini neredeyse kesin olarak işaret etmektedir. ÖZAK GYO şirketinin yapmakta olduğu yoğun inşaat çalışmalarının, potansiyel kültür varlıklarımıza geri dönülmez zararlar vermesi olasılığı yüksektir. Mahkememizden bir talebimiz de, daha fazla zarar verilmeden yürütmeyi durdurma kararı vererek, alanda gerekli arkeolojik çalışmalar tamamlanana kadar inşaatın durdurulmasıdır.”
ANTALYA KAMUOYUNA ÇAĞRI
İdyros Antik Kentine Dokunma Hareketi’nin açıklamasında, 18 Mayıs 2026 Pazartesi günü Antalya 1. İdare Mahkemesi'ndeki duruşma hatırlatılarak kent kamuoyuna kültürel ve doğal mirasa sahip çıkması çağrısı yapıldı.
