Rantın Gölgesinde Liyakat Arayışı!

ÖZEL HABER 10.02.2026 - 00:46, Güncelleme: 10.02.2026 - 00:46 5311 kez okundu.
 

Rantın Gölgesinde Liyakat Arayışı!

Siyasetin İdeolojik İflası...

Siyasi partiler, sadece birer tabela veya seçim aygıtı değil; bir toplumun geleceğine dair kurulan hayallerin, savunulan değerlerin ve sarsılmaz ilkelerin kalesidir. Bir yapıyı ayakta tutan çimento ideolojidir. Eğer o çimento kurur ve çatlarsa, yapının çökmesi kaçınılmazdır. İdeolojik Boşluk ve "Rant"ın İstilası Bir siyasi harekette fikirler tartışılmamaya, ilkeler esnetilmeye başlandığında orada büyük bir boşluk oluşur. Tabiat boşluk sevmez; boşalan o alanı hızla "rant ideolojisi" doldurur. Artık kararlar "kamu yararı" için değil, "paydaşların çıkarları" için alınmaya başlar. Fikirlerin yerini pazarlıklar, değerlerin yerini ise rakamlar alır. Bu aşamada siyaset, bir hizmet yarışı olmaktan çıkıp bir mülkiyet kavgasına dönüşür. Farklı görüşlerden seçmenin oyunu alma iddiasıyla yapılan parti içi transferler partilerin kendi seçmenini küstürmekten veya incitmekten; parti içi etik değerleri tartışmaya açmaktan  başka bir şeye yaramaz. Milli İradeye İhanet: Siyasi Transfer Paradoksu Halk, sandığa giderken sadece bir isme değil, o ismin temsil ettiği dünyaya, vadedilen çözümlere ve partinin duruşuna oy verir. Ancak ideolojinin yerini rant aldığında, seçilen belediye başkanı veya milletvekili için o koltuk artık bir emanet değil, bir pazarlık unsuru haline gelir.  Bir gecelik hamlelerle, halkın asla onaylamayacağı karşı kutuplara geçmek, sadece bir "saf değiştirme" değil; seçmenin iradesine ve güvenine vurulmuş en büyük darbedir. Vatandaşın iradesi, siyasi pazarlık masalarında bir "meta" gibi takas edilir.  Çözüm Odaklılıktan Sorun Odaklılığa Gerileme İdeolojik pusulasını kaybeden bir siyasi irade, rotasız bir gemi gibidir. İlkeli siyaset, toplumsal sorunlara çözüm üretmek için enerji harcarken; rant odaklı siyaset, mevcut gücü korumak ve pay etmek için sürekli yeni sorunlar üretir. "Kendi koltuğunu korumak için ittifak peşinde koşan bir irade, halkın sofrasındaki yangını söndürecek vakit bulamaz." Kurtuluş Reçetesi Liyakat ve Siyasi Etik Türk siyasetinin bu kısır döngüden çıkabilmesi için ihtiyacı olan tek şey, liyakat prensibinin amasız ve fakatsız uygulanmasıdır. Liyakat, sadakati değil yetkinliği esas alır. Liyakat, ideolojiye olan bağlılığı kişisel ikbalin önüne koyar. Liyakat, koltuğun geçici, davanın ve hizmetin kalıcı olduğunu bilir. Siyasetin yeniden bir "itibar müessesesi" haline gelmesi için; liyakatli kadroların, rantın sesini ideolojinin ve halkın sesinden daha yüksek çıkmasına izin vermeyeceği bir sistem inşa edilmelidir. İbrahim Bilgin İstanbul Gazete ve Haberciler Federasyonu Maltepe İlçe Başkanı  
Siyasetin İdeolojik İflası...

Siyasi partiler, sadece birer tabela veya seçim aygıtı değil; bir toplumun geleceğine dair kurulan hayallerin, savunulan değerlerin ve sarsılmaz ilkelerin kalesidir. Bir yapıyı ayakta tutan çimento ideolojidir. Eğer o çimento kurur ve çatlarsa, yapının çökmesi kaçınılmazdır.

İdeolojik Boşluk ve "Rant"ın İstilası

Bir siyasi harekette fikirler tartışılmamaya, ilkeler esnetilmeye başlandığında orada büyük bir boşluk oluşur. Tabiat boşluk sevmez; boşalan o alanı hızla "rant ideolojisi" doldurur. Artık kararlar "kamu yararı" için değil, "paydaşların çıkarları" için alınmaya başlar. Fikirlerin yerini pazarlıklar, değerlerin yerini ise rakamlar alır. Bu aşamada siyaset, bir hizmet yarışı olmaktan çıkıp bir mülkiyet kavgasına dönüşür. Farklı görüşlerden seçmenin oyunu alma iddiasıyla yapılan parti içi transferler partilerin kendi seçmenini küstürmekten veya incitmekten; parti içi etik değerleri tartışmaya açmaktan  başka bir şeye yaramaz.

Milli İradeye İhanet: Siyasi Transfer Paradoksu

Halk, sandığa giderken sadece bir isme değil, o ismin temsil ettiği dünyaya, vadedilen çözümlere ve partinin duruşuna oy verir. Ancak ideolojinin yerini rant aldığında, seçilen belediye başkanı veya milletvekili için o koltuk artık bir emanet değil, bir pazarlık unsuru haline gelir.

 Bir gecelik hamlelerle, halkın asla onaylamayacağı karşı kutuplara geçmek, sadece bir "saf değiştirme" değil; seçmenin iradesine ve güvenine vurulmuş en büyük darbedir.

Vatandaşın iradesi, siyasi pazarlık masalarında bir "meta" gibi takas edilir.

 Çözüm Odaklılıktan Sorun Odaklılığa Gerileme

İdeolojik pusulasını kaybeden bir siyasi irade, rotasız bir gemi gibidir. İlkeli siyaset, toplumsal sorunlara çözüm üretmek için enerji harcarken; rant odaklı siyaset, mevcut gücü korumak ve pay etmek için sürekli yeni sorunlar üretir.

"Kendi koltuğunu korumak için ittifak peşinde koşan bir irade, halkın sofrasındaki yangını söndürecek vakit bulamaz."

Kurtuluş Reçetesi Liyakat ve Siyasi Etik

Türk siyasetinin bu kısır döngüden çıkabilmesi için ihtiyacı olan tek şey, liyakat prensibinin amasız ve fakatsız uygulanmasıdır.

Liyakat, sadakati değil yetkinliği esas alır.

Liyakat, ideolojiye olan bağlılığı kişisel ikbalin önüne koyar.

Liyakat, koltuğun geçici, davanın ve hizmetin kalıcı olduğunu bilir.

Siyasetin yeniden bir "itibar müessesesi" haline gelmesi için; liyakatli kadroların, rantın sesini ideolojinin ve halkın sesinden daha yüksek çıkmasına izin vermeyeceği bir sistem inşa edilmelidir.

İbrahim Bilgin
İstanbul Gazete ve Haberciler Federasyonu
Maltepe İlçe Başkanı

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.