AKP HALKIN AKLIYLA OYNUYOR!

ÖZEL HABER 09.12.2022 - 00:00, Güncelleme: 09.12.2022 - 00:00 4904+ kez okundu.
 

AKP HALKIN AKLIYLA OYNUYOR!

Düzenin ve Sistemin Yürütücüsü Akp popülist siyasetle 20 yılda Türkiye de yarattığı canavarı baş sorumlu gösteriyor.

09 Aralık 2022 /Abidin SARI   Düzenin ve Sistemin Yürütücüsü Akp popülist siyasetle 20 yılda Türkiye de yarattığı canavarı baş sorumlu gösteriyor. Son bir haftadır özellikle iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisine yakın televizyonlar, gazeteler, radyolar ve sosyal medya platformları Türkiye’de ki mevcut hayat pahalılığının, fahiş fiyatların ve hiper enflasyonun sorumlusu olarak kendi deyimleri ile ‘’ÜÇ HARFLİ’’ marketleri gösterme algı operasyonlarına başladılar. MARKETLERİ DOĞURAN VE TEŞVİK EDEN AKP İKTİDARI Öncelikle geçmişte yaşanan bir gerçeği buraya aktarmakta yarar var. Akp şürekaları pazarcıların ‘’Büyük marketler pazarcılığı bitirdi’’ şikâyetleri için ‘’Birleşerek rekabet eden büyük perakendeci olun, marketlerle bu şekilde rekabet ede bilirsiniz’’ telkinin de bulunuyordu. AKP’NİN FAHİŞ FİYATLARLA MÜCADELE TİYATROSU Resmi Gazete’de 07 Aralık da yayımlanan kararla, şube sayısı 200’den fazla olan zincir süpermarketlerin satışa sundukları ürünlerle ilgili verileri Ticaret Bakanlığı’na bildirmesi zorunlu hale geldi. Yayımlanan yeni yönetmelikte bu zorunluluğun amacı, “Perakende ticaretin etkin ve sürdürülebilir rekabet şartlarına göre yapılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi, kamuoyunun aydınlatılması ve tüketicinin fiyat karşılaştırması yapabilmesine imkân sağlaması” olarak gösterildi. Hükümet, zincir marketleri enflasyonun artmasına yol açmakla suçluyor. PARA CEZASI KESTİLER Geçtiğimiz yıl Beş zincir süpermarket ile gıda üreticisi ve tedarikçisi 15 şirket hakkında 'Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal ettikleri yönündeki iddialar üzerinden soruşturma başlatılmıştı. Rekabet Kurumu tarafından geçtiğimiz sene BİM'e 958,1 milyon TL, CarrefourSA'ya 142,5 milyon TL, Migros'a 517,7 milyon TL, Şok Marketler'e 384,4 milyon TL, Yeni Mağazacılık'a (A101) 646,6 milyon TL ceza verilmişti. Tedarikçi firma Savola Gıda da 22,2 milyon TL’lik idari para cezasına çarptırılmıştı. Savunma heyeti, 14 tedarikçi firma hakkında ise idari para cezası talep etti. BİM’DEN TEPKİ Kasım ayının sonunda yaptığı bir konuşmada BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç, konuyla ilgili iddiaları yalanlamıştı: “Hala halka açık olan bizim gibi şirketlerin(BİM), bir farkı var, masraf yapımızı başkalarından çok daha iyi kontrol etmemizden gelen bir fark. Brüt kar marjımız 17.5. Yani 100'e aldığımız bir malı 117.5'e satıyoruz. Yahu nerede burada bire alıp üçe, üç kata satılan fiyat? Nerede öyle bir ürün?” Ekonomist Güldem Atabay bu konuda şöyle diyor: ‘’Bu gidişin sonu kötü. Zincir marketlere gece yarısı kararnamesiyle kurulan fiyat kontrol sistemi gıda fiyatları enflasyonunu düşürmeyecek. Hükümetin seçim öncesi baskıları artırarak fiyatları aşağı çekme adımına zemin olacak sadece. Ve büyük ters tepecek’’   ÇÖZÜM VAR AMA AKP BUNU YAPMAZ-YAPAMAZ ‘İşleyişin Özeti Şöyle’ Türkiye de, Zincir marketler denen namı diğer ÜÇ HARFLİLER tüketici halka sundukları ürünleri TEDARİKÇİ firmalardan; Tedarikçi firmalar ise ÜRETİCİ firma ve kişilerden temin ediyor. Üreticinin 10 lira bedelle halka sunulacak şekilde ürettiği bir ürün tedarikçi ve perakendeci yoluyla halka arz olurken her aracı kendi belirlediği bir fiyatla ürünü sevk ediyor. ÜRETİCİ perakende satış fiyatı 10 lira olacak bir bedelle tedarikçiye verdiği ürün TEDARİKÇİ tarafından 20 lirayla fiyatlandırılarak perakendeciye sevk ediyor PERAKENDECİ de piyasa değeri 10 lira olan 20 liraya tedarikçiden aldığı ürünü 30 lira fiyatla halka arz ediyor. ÇÖZÜM VAR ANCAK SİYASİLER BUNU İSTEMEZ Bir ürünün maliyeti üretici tarafından belirlenip bunun piyasada kaça satıla bileceğinin de yine bu ürünü üreten üretici tarafından belirlenmesinin sistemini oturmadığımız sürece siyasiler kendi başarısızlıklarını halkın aklıyla market olayı gibi oynamaya devam edeceklerdir. ÜRETİCİ ürettiği ürünü işletmesinden çıkartırken üstüne ürünün perakende satış etiketini eklemesi bütün bu kaosları ve siyasilerin popülist politakalarını ortadan kaldırır. Sadece bu da değil; bir ürünün gerçek değerini ve ederini o ürünün üreticisi tarafından daha iyi ne şahsım olarak ben nede dünyanın en muktedir ekonomisti bilemez. Bu durumda üreticinin ürettiği ürünün üstüne koyacağı PERAKENDE SATIŞ FİYATI etiketi doğru ve isabetli olandır. Gerek TEDARİKÇİ firmalar ve gerekse de PERAKENDECİ firmalar üreticinin belirlediği perakende fiyatı tavan olarak alıp kendi karlarını bu fiyat dâhilinde temin ve tesis ederler. YENİ NESİL BİLMEZ ESKİLER HATIRLAR Türkiye de eskiden ürünlerin üstünde fiyatları olurdu. Bu fiyatlar o ürüne zam gelse bile baki idi ve kesinlikle yeni zamlı fiyattan satılamazdı. Hatta ekmek’te bile üretici firmanın-fırının etiketi olurdu nerde kim tarafından üretildiği tüketici tarafından bilinsin diye. Bunda ki amaç hiç kuşkusuz öncelik halkın kazıklanmaması ve olumsuz bir durumda sorumlulardan hesap sorula bilmesiydi. Siyasi iktidarlar işte bu kadar halkı koruyup kollayan ve seven çizgideler bu ülkede anlayana artık. BİR YÖNETMELİK YETERLİ Bunun için Kanun Yasa Meclis gerekmiyor, Ticaret Bakanlığı bir yönetmelik ve Genelge ile; - Üreticiler ürettiği ürünlerin üstüne ürünün perakende satış fiyatını eklemek zorundadır. - Ürünün perakende satış fiyatı üzerinde hiçbir tahrifat, karalama yapılamaz, fiyat etiketi yapıştırılamaz. - Üretici tarafından ürünün belirlenen perakende satış fiyatı o ürünün halka arz edildiği fiyattır; hiçbir durum bu ürünün üstünde ki fiyatından daha fazla bir bedelle satılamaz. ZOR MU! Hiç de zor değil üretici ürettiği ürünün fiyatını belirler her aracı ve perakendeci bu tavan fiyat içinde kendi ticaretlerini yaparlar. Üstelik bu Ticaret Bakanlığının marketler ‘’her ürünün fiyatını bana at’’ demesinden daha sağlıklı ve yürütmesi daha kolaydır. MARKETLER HERŞEYİ SATIYOR Akp siyasi iktidarı 20 yıldır tüm kesimlerin şikayetlerine rağmen ÜÇ HARFLİ marketlerin ilgili ilgisiz bir çok ürünü satmasına göz yummaya ve adete kulağını gözünü kapatmaya devam etti. Bu gün kendi yarattıkları canavarı popülist siyasetle halkın aklıyla alan edercesine her şeyin sorumlusu göstermeleri aymazlıktır. Bu marketlerin onlarca küçük işletmenin ekmeğini elinden aldığıyla ilgili hiçbir adım atmayan Akp iktidarının bu gün ki market söylemleri komedi ve trajiktir. Bu güne kadar kolladıkları marketler; eczane, manav,nalbur,fırın,zücaciye,kırtasiye,dondurmacı,elbise ayakkabı mağazası, beyaz eşya, yatak koltuk ve hatta deniz motoru, araba, motosiklet vs. vs. gibi satmasına ses çıkartmayarak binlerce küçük işletmeyi iflasa sürükledikleri gerçeği üryan bir şekilde ortadadır.            
Düzenin ve Sistemin Yürütücüsü Akp popülist siyasetle 20 yılda Türkiye de yarattığı canavarı baş sorumlu gösteriyor.
09 Aralık 2022 /Abidin SARI
 
Düzenin ve Sistemin Yürütücüsü Akp popülist siyasetle 20 yılda Türkiye de yarattığı canavarı baş sorumlu gösteriyor.
Son bir haftadır özellikle iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisine yakın televizyonlar, gazeteler, radyolar ve sosyal medya platformları Türkiye’de ki mevcut hayat pahalılığının, fahiş fiyatların ve hiper enflasyonun sorumlusu olarak kendi deyimleri ile ‘’ÜÇ HARFLİ’’ marketleri gösterme algı operasyonlarına başladılar.
MARKETLERİ DOĞURAN VE TEŞVİK EDEN AKP İKTİDARI
Öncelikle geçmişte yaşanan bir gerçeği buraya aktarmakta yarar var.
Akp şürekaları pazarcıların ‘’Büyük marketler pazarcılığı bitirdi’’ şikâyetleri için ‘’Birleşerek rekabet eden büyük perakendeci olun, marketlerle bu şekilde rekabet ede bilirsiniz’’ telkinin de bulunuyordu.
AKP’NİN FAHİŞ FİYATLARLA MÜCADELE TİYATROSU
Resmi Gazete’de 07 Aralık da yayımlanan kararla, şube sayısı 200’den fazla olan zincir süpermarketlerin satışa sundukları ürünlerle ilgili verileri Ticaret Bakanlığı’na bildirmesi zorunlu hale geldi.
Yayımlanan yeni yönetmelikte bu zorunluluğun amacı, “Perakende ticaretin etkin ve sürdürülebilir rekabet şartlarına göre yapılmasına yönelik politikaların geliştirilmesi, kamuoyunun aydınlatılması ve tüketicinin fiyat karşılaştırması yapabilmesine imkân sağlaması” olarak gösterildi.
Hükümet, zincir marketleri enflasyonun artmasına yol açmakla suçluyor.
PARA CEZASI KESTİLER
Geçtiğimiz yıl Beş zincir süpermarket ile gıda üreticisi ve tedarikçisi 15 şirket hakkında 'Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'u ihlal ettikleri yönündeki iddialar üzerinden soruşturma başlatılmıştı.
Rekabet Kurumu tarafından geçtiğimiz sene BİM'e 958,1 milyon TL, CarrefourSA'ya 142,5 milyon TL, Migros'a 517,7 milyon TL, Şok Marketler'e 384,4 milyon TL, Yeni Mağazacılık'a (A101) 646,6 milyon TL ceza verilmişti.
Tedarikçi firma Savola Gıda da 22,2 milyon TL’lik idari para cezasına çarptırılmıştı.
Savunma heyeti, 14 tedarikçi firma hakkında ise idari para cezası talep etti.
BİM’DEN TEPKİ
Kasım ayının sonunda yaptığı bir konuşmada BİM İcra Kurulu Üyesi Galip Aykaç, konuyla ilgili iddiaları yalanlamıştı:
“Hala halka açık olan bizim gibi şirketlerin(BİM), bir farkı var, masraf yapımızı başkalarından çok daha iyi kontrol etmemizden gelen bir fark. Brüt kar marjımız 17.5. Yani 100'e aldığımız bir malı 117.5'e satıyoruz. Yahu nerede burada bire alıp üçe, üç kata satılan fiyat? Nerede öyle bir ürün?”
Ekonomist Güldem Atabay bu konuda şöyle diyor:
‘’Bu gidişin sonu kötü. Zincir marketlere gece yarısı kararnamesiyle kurulan fiyat kontrol sistemi gıda fiyatları enflasyonunu düşürmeyecek. Hükümetin seçim öncesi baskıları artırarak fiyatları aşağı çekme adımına zemin olacak sadece. Ve büyük ters tepecek’’
 
ÇÖZÜM VAR AMA AKP BUNU YAPMAZ-YAPAMAZ
‘İşleyişin Özeti Şöyle’
Türkiye de, Zincir marketler denen namı diğer ÜÇ HARFLİLER tüketici halka sundukları ürünleri TEDARİKÇİ firmalardan; Tedarikçi firmalar ise ÜRETİCİ firma ve kişilerden temin ediyor.
Üreticinin 10 lira bedelle halka sunulacak şekilde ürettiği bir ürün tedarikçi ve perakendeci yoluyla halka arz olurken her aracı kendi belirlediği bir fiyatla ürünü sevk ediyor.
ÜRETİCİ perakende satış fiyatı 10 lira olacak bir bedelle tedarikçiye verdiği ürün TEDARİKÇİ tarafından 20 lirayla fiyatlandırılarak perakendeciye sevk ediyor PERAKENDECİ de piyasa değeri 10 lira olan 20 liraya tedarikçiden aldığı ürünü 30 lira fiyatla halka arz ediyor.
ÇÖZÜM VAR ANCAK SİYASİLER BUNU İSTEMEZ
Bir ürünün maliyeti üretici tarafından belirlenip bunun piyasada kaça satıla bileceğinin de yine bu ürünü üreten üretici tarafından belirlenmesinin sistemini oturmadığımız sürece siyasiler kendi başarısızlıklarını halkın aklıyla market olayı gibi oynamaya devam edeceklerdir.
ÜRETİCİ ürettiği ürünü işletmesinden çıkartırken üstüne ürünün perakende satış etiketini eklemesi bütün bu kaosları ve siyasilerin popülist politakalarını ortadan kaldırır.
Sadece bu da değil; bir ürünün gerçek değerini ve ederini o ürünün üreticisi tarafından daha iyi ne şahsım olarak ben nede dünyanın en muktedir ekonomisti bilemez. Bu durumda üreticinin ürettiği ürünün üstüne koyacağı PERAKENDE SATIŞ FİYATI etiketi doğru ve isabetli olandır.
Gerek TEDARİKÇİ firmalar ve gerekse de PERAKENDECİ firmalar üreticinin belirlediği perakende fiyatı tavan olarak alıp kendi karlarını bu fiyat dâhilinde temin ve tesis ederler.
YENİ NESİL BİLMEZ ESKİLER HATIRLAR
Türkiye de eskiden ürünlerin üstünde fiyatları olurdu. Bu fiyatlar o ürüne zam gelse bile baki idi ve kesinlikle yeni zamlı fiyattan satılamazdı. Hatta ekmek’te bile üretici firmanın-fırının etiketi olurdu nerde kim tarafından üretildiği tüketici tarafından bilinsin diye. Bunda ki amaç hiç kuşkusuz öncelik halkın kazıklanmaması ve olumsuz bir durumda sorumlulardan hesap sorula bilmesiydi. Siyasi iktidarlar işte bu kadar halkı koruyup kollayan ve seven çizgideler bu ülkede anlayana artık.
BİR YÖNETMELİK YETERLİ
Bunun için Kanun Yasa Meclis gerekmiyor, Ticaret Bakanlığı bir yönetmelik ve Genelge ile;
- Üreticiler ürettiği ürünlerin üstüne ürünün perakende satış fiyatını eklemek zorundadır.
- Ürünün perakende satış fiyatı üzerinde hiçbir tahrifat, karalama yapılamaz, fiyat etiketi yapıştırılamaz.
- Üretici tarafından ürünün belirlenen perakende satış fiyatı o ürünün halka arz edildiği fiyattır; hiçbir durum bu ürünün üstünde ki fiyatından daha fazla bir bedelle satılamaz.
ZOR MU!
Hiç de zor değil üretici ürettiği ürünün fiyatını belirler her aracı ve perakendeci bu tavan fiyat içinde kendi ticaretlerini yaparlar. Üstelik bu Ticaret Bakanlığının marketler ‘’her ürünün fiyatını bana at’’ demesinden daha sağlıklı ve yürütmesi daha kolaydır.
MARKETLER HERŞEYİ SATIYOR
Akp siyasi iktidarı 20 yıldır tüm kesimlerin şikayetlerine rağmen ÜÇ HARFLİ marketlerin ilgili ilgisiz bir çok ürünü satmasına göz yummaya ve adete kulağını gözünü kapatmaya devam etti. Bu gün kendi yarattıkları canavarı popülist siyasetle halkın aklıyla alan edercesine her şeyin sorumlusu göstermeleri aymazlıktır. Bu marketlerin onlarca küçük işletmenin ekmeğini elinden aldığıyla ilgili hiçbir adım atmayan Akp iktidarının bu gün ki market söylemleri komedi ve trajiktir.
Bu güne kadar kolladıkları marketler; eczane, manav,nalbur,fırın,zücaciye,kırtasiye,dondurmacı,elbise ayakkabı mağazası, beyaz eşya, yatak koltuk ve hatta deniz motoru, araba, motosiklet vs. vs. gibi satmasına ses çıkartmayarak binlerce küçük işletmeyi iflasa sürükledikleri gerçeği üryan bir şekilde ortadadır.

319188727_510780344334776_1124268242450763390_n
 
 
 
 
 
Haber Detay Altı LOGO
 
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.