İnsanın Değerini Savunan Bir Bilge: İoanna Kuçuradi’nin Ardından

ÖZEL HABER 08.10.2026 - 23:08, Güncelleme: 08.10.2026 - 23:08 7276 kez okundu.
 

İnsanın Değerini Savunan Bir Bilge: İoanna Kuçuradi’nin Ardından

Prof. Dr. Halil Çivi bu yazısında; Kuçuradi’nin insanı etnik, dini ve ideolojik ayrımlardan bağımsız olarak "sırf insan olduğu için" değerli kılan felsefesini, yerleşik dogmalara karşı duruşunu ve aydınlanma mücadelesindeki sarsılmaz yerini saygıyla anıyor.

Felsefeyi yaşamın ve insan onurunun merkezine koyan, ömrünü evrensel etik değerleri savunmaya adayan Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin vefatı, düşünce dünyamızda derin bir boşluk bıraktı. İNSANIN DEĞERİNİ VE İNSAN ONURUNU SAVUNAN BİR BİLGE: İOANNA KUÇURADİ'NİN ARDINDAN... Kendisinin hiç öğrencisi olmadım. Hiç bir bilimsel etkinlikte de karşılaşmadım. Fakat çoğu kitaplarını, felsefi makalelerini okudum. Fikirlerini hep saygınlıkla karşıladım. Kendimce, ülkem ve toplumum için hep önemli ve değerli buldum. Sayın İoanna Kuçuradi'nin felsefi fikirlerini, akademik yaşama ve insanın öz değerine önemli katkılarını görmezden gelip onu, kendilerinin, etnik, dini, ideolojik kısır ve yanlı görüş aynasında değerlendiren ve özellikle de Rum kökenli olmasından dolayı ona akıl ve bilim dışı eleştiri yöneltenleri ciddiye almıyor ve bir kenara bırakıyorum... Bazı insanlar vardır ki; öldüklerinde sadece akrabaları ve yakınları değil tüm akademik düşünce dünyası da onlarla birlikte  üzüntü ve yas tutmaya başlar. Prof.Dr. İoanna Kuçuradi 1936 yılında doğdu. 02 Ekim 2026 günü 89 yaşında aramızdan ayrıldı. Kendisi felsefeye, etik değerlere, insan haklarına, insan onuruna  ve insanın öz değerine adanmış uzun bir ömrün ardından toprağa verildi. Toprağı bol  felsefi fikirleri kalıcı ve uyarıcı olsun. Kanımca sayın Kuçuradi'nin düşüncesinin temelindeki en derin  anlamlı soru şuydu: İnsan nedir ve insanın değeri nedir? İnsanlık tarihinin binlerce yıllık geçmişine ve bilgi birikimine karşın insanın ne olduğu yeterince aydınlatılamamıştı... Sayın Kuçuradi'ye göre insan,  ırklardan, cinsiyetlerden, dinlerden, mezheplerden, dillerden, ideolojilerden...bağımsız olarak sırf insan olduğu için değerlidir. İnsanlar; servet, makam, toplumsal konum, siyasi görüş, etnik köken din-mezhep aidiyetleri nedeniyle ne değerli ne de değersiz olurlar. Ayrıca insan,  devletin, siyasetin, ideolojinin ekonominin...ya da çıkar ilişkilerinin aracı, nesnesi olamaz, olmamalıdır. Çünkü insanın değeri sadece "insan" olmasından kaynaklanır. Yine sayın İoanna Kuçuradi'ye göre  kaynağı ne olursa olsun, yerleşik, egemen  ahlakı da  sorgulamak gerekir. Bu neden le de 'ahlak' ile 'etik' konularını birbirinden ayırmak lazımdır. Etik felsefenin bir görevi de ahlaki değerleri özgürce  sorgulamaktır. Bir toplum doğru kabul ettiği ve ahlaklı bulduğu her şey eleştiriye açık olmalıdır. Çünkü özgür felsefi düşünce bunu gerektirir. Bu bizde böyledir, çoğunluk böyle düşünüyor, toplum bunu doğru kabul ediyor demek bu ön kabullerin gerçekten doğru olduğunu göstermez. Felsefe tam da burada devreye girer. Doğru kabul ettiğimiz şeyleri sorgulamak gerçek ' değer' ile ' değer yargısını, ön kabulleri  birbirinden kesinkes ayırmak gerekir. Evrensel İnsan Hakları Bildirgesinde de belirtildiği gibi; insan hakları  ırk, cinsiyet, renk, din, mezhep, ideoloji, servet, makam, statü merkezli değildir; sadece insan merkezidir. Temelinde insanın kendi öz varlığı ve insan onuru vardır. İnsanın varlığı ve onurunun da her koşulda korunması lazımdır. Bir kaç cümle ile özetlemek gerekirse, sayın İoanna Kuçuradi'nın felsefesini insan merkezli, özgür düşünceli ve  put kırıcı olarak algılamak gerekir. Koşulsuz ve bağlantısız olarak her insan öznedir. İnsan, hiç bir dogmatik düşüncenin  ideolojinin, siyasetin... aracı, aparatı ve nesnesi olamaz, olmamalıdır.  Türkiye gibi, aydınlanmanın alacakaranlığındaki toplumlar için bu düşünceler son derece önemlidir. Monist, tekçi, teokratik toplumsal yapılardan kurtulup plüralist, çoğulcu, laik ve demokratik bir topluma geçmek için bu ve benzeri özgür düşüncelerin katkıları çok önemli ve büyüktür. Kuçuradi ve benzeri derin ve çağdaş düşünce sahibi filozofların ardından yapılacak en doğru şey, onları doğru okuyarak ışıltılı düşüncelerinden olabildiğince yararlanabilmektir. Sayın İoana Kuçuradi artık aramızda değil. Fakat onun insanı ve insan onurunu yüceltmeyi hedefleyen ve özgür düşünmenin önemini gösteren put kırıcı düşünceleri belleklerde yaşamaya devam edecektir. Belki de evrensel düşünce sahibi filozofları yaşatan  en önemli şey onların ölümsüz, çağlar aşan düşünceleri olmalıdır. Bedenler toprağa karışır toz olur fakat düşünceler zihinlerde yaşamaya devam eder. Sayın İoanna Kuçuradi bu toplumun, bu ülkenin ve bu toprakların özbeöz  evladı, onuru ve eşit yurttaşıdır.  İnsana ve insan onuruna duyulan saygı ve insanın değerini olabildiğince büyütmüş, çok da iyi yapmıştır. TOPRAĞI BOL OLSUN.  
Prof. Dr. Halil Çivi bu yazısında; Kuçuradi’nin insanı etnik, dini ve ideolojik ayrımlardan bağımsız olarak "sırf insan olduğu için" değerli kılan felsefesini, yerleşik dogmalara karşı duruşunu ve aydınlanma mücadelesindeki sarsılmaz yerini saygıyla anıyor.

Felsefeyi yaşamın ve insan onurunun merkezine koyan, ömrünü evrensel etik değerleri savunmaya adayan Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin vefatı, düşünce dünyamızda derin bir boşluk bıraktı.

İNSANIN DEĞERİNİ VE İNSAN ONURUNU SAVUNAN BİR BİLGE: İOANNA KUÇURADİ'NİN ARDINDAN...

Kendisinin hiç öğrencisi olmadım. Hiç bir bilimsel etkinlikte de karşılaşmadım. Fakat çoğu kitaplarını, felsefi makalelerini okudum. Fikirlerini hep saygınlıkla karşıladım. Kendimce, ülkem ve toplumum için hep önemli ve değerli buldum.

Sayın İoanna Kuçuradi'nin felsefi fikirlerini, akademik yaşama ve insanın öz değerine önemli

katkılarını görmezden gelip onu, kendilerinin, etnik, dini, ideolojik kısır ve yanlı görüş aynasında değerlendiren ve özellikle de Rum kökenli olmasından dolayı ona akıl ve bilim dışı eleştiri yöneltenleri ciddiye almıyor ve bir kenara bırakıyorum...

Bazı insanlar vardır ki; öldüklerinde sadece akrabaları ve yakınları değil tüm akademik düşünce dünyası da onlarla birlikte  üzüntü ve yas tutmaya başlar.

Prof.Dr. İoanna Kuçuradi 1936 yılında doğdu. 02 Ekim 2026 günü 89 yaşında aramızdan ayrıldı. Kendisi felsefeye, etik değerlere, insan haklarına, insan onuruna  ve insanın öz değerine adanmış uzun bir ömrün ardından toprağa verildi. Toprağı bol  felsefi fikirleri kalıcı ve uyarıcı olsun.

Kanımca sayın Kuçuradi'nin düşüncesinin temelindeki en derin  anlamlı soru şuydu: İnsan nedir ve insanın değeri nedir? İnsanlık tarihinin binlerce yıllık geçmişine ve bilgi birikimine karşın insanın ne olduğu yeterince aydınlatılamamıştı...

Sayın Kuçuradi'ye göre insan,  ırklardan, cinsiyetlerden, dinlerden, mezheplerden, dillerden, ideolojilerden...bağımsız olarak sırf insan olduğu için değerlidir. İnsanlar; servet, makam, toplumsal konum, siyasi görüş, etnik köken din-mezhep aidiyetleri nedeniyle ne değerli ne de değersiz olurlar. Ayrıca insan,  devletin, siyasetin, ideolojinin ekonominin...ya da çıkar ilişkilerinin aracı, nesnesi olamaz, olmamalıdır. Çünkü insanın değeri sadece "insan" olmasından kaynaklanır.

Yine sayın İoanna Kuçuradi'ye göre  kaynağı ne olursa olsun, yerleşik, egemen  ahlakı da  sorgulamak gerekir. Bu neden le de 'ahlak' ile 'etik' konularını birbirinden ayırmak lazımdır. Etik felsefenin bir görevi de ahlaki değerleri özgürce  sorgulamaktır.

Bir toplum doğru kabul ettiği ve ahlaklı bulduğu her şey eleştiriye açık olmalıdır. Çünkü özgür felsefi düşünce bunu gerektirir. Bu bizde böyledir, çoğunluk böyle düşünüyor, toplum bunu doğru kabul ediyor demek bu ön kabullerin gerçekten doğru olduğunu göstermez.

Felsefe tam da burada devreye girer. Doğru kabul ettiğimiz şeyleri sorgulamak gerçek ' değer' ile ' değer yargısını, ön kabulleri  birbirinden kesinkes ayırmak gerekir.

Evrensel İnsan Hakları Bildirgesinde de belirtildiği gibi; insan hakları  ırk, cinsiyet, renk, din, mezhep, ideoloji, servet, makam, statü merkezli değildir; sadece insan merkezidir. Temelinde insanın kendi öz varlığı ve insan onuru vardır.

İnsanın varlığı ve onurunun da her koşulda korunması lazımdır.

Bir kaç cümle ile özetlemek gerekirse, sayın İoanna Kuçuradi'nın felsefesini insan merkezli, özgür düşünceli ve  put kırıcı olarak algılamak gerekir. Koşulsuz ve bağlantısız olarak her insan öznedir. İnsan, hiç bir dogmatik düşüncenin  ideolojinin, siyasetin... aracı, aparatı ve nesnesi olamaz, olmamalıdır.

 Türkiye gibi, aydınlanmanın alacakaranlığındaki toplumlar için bu düşünceler son derece önemlidir. Monist, tekçi, teokratik toplumsal yapılardan kurtulup plüralist, çoğulcu, laik ve demokratik bir topluma geçmek için bu ve benzeri özgür düşüncelerin katkıları çok önemli ve büyüktür.

Kuçuradi ve benzeri derin ve çağdaş düşünce sahibi filozofların ardından yapılacak en doğru şey, onları doğru okuyarak ışıltılı düşüncelerinden olabildiğince yararlanabilmektir.

Sayın İoana Kuçuradi artık aramızda değil. Fakat onun insanı ve insan onurunu yüceltmeyi hedefleyen ve özgür düşünmenin önemini gösteren put kırıcı düşünceleri belleklerde yaşamaya devam edecektir.

Belki de evrensel düşünce sahibi filozofları yaşatan  en önemli şey onların ölümsüz, çağlar aşan düşünceleri olmalıdır. Bedenler toprağa karışır toz olur fakat düşünceler zihinlerde yaşamaya devam eder.

Sayın İoanna Kuçuradi bu toplumun, bu ülkenin ve bu toprakların özbeöz  evladı, onuru ve eşit yurttaşıdır.  İnsana ve insan onuruna duyulan saygı ve insanın değerini olabildiğince büyütmüş, çok da iyi yapmıştır.

TOPRAĞI BOL OLSUN.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.