Seyfe Gölü’ne ölümcül kıskaç!
Seyfe Gölü’ne ölümcül kıskaç!
Önce kuraklık ve susuzluk vurdu, ardından koruma alanının yarısını kaybetti, şimdi de altın ve gümüş arayan maden şirketlerinin hücumuna uğradı: Telli turnaların yurdu Seyfe Gölü ölümcül kıskacın ortasında can çekişiyor…
Önce kuraklık ve susuzluk vurdu, ardından koruma alanının yarısını kaybetti, şimdi de altın ve gümüş arayan maden şirketlerinin hücumuna uğradı: Telli turnaların yurdu Seyfe Gölü ölümcül kıskacın ortasında can çekişiyor…
Yusuf Yavuz
Orta Anadolu coğrafyasının kalbinde yer alan Kırşehir’deki Seyfe Gölü, türkülere konu olan telli turnalarla birlikte birçok kuş türüne de ev sahipliği yapıyor. Önce kuruma riski, ardından koruma alanının yarı yarıya daraltılması Seyfe Gölü için yok oluş alarmlarımın çalmasına neden olmuştu. Son olarak altın ve gümüş aramak için bölgeye hücum eden maden şirketlerinin ciddi bir tehdit oluşturması, Türkiye’deki iki büyük kuş göç yolundan birinin üzerinde bulunan Seyfe Gölü’nün ölümcül bir kıskaçla karşı karşıya kaldığının işaret ediyor. TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, bu gidişatı tersine çevirebilmek amacıyla yapılan çalışmalar hakkında bilgiler aktardı.
SEYFE İÇİN NEŞET ERTAŞ KÜLTÜR MERKEZİNDE TOPLANDILAR
TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, Seyfe Gölü’ndeki yok oluşun önüne geçebilmek için yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Gölün, kurutulma, koruma alanının daraltılması ve maden projelerinin tehdidi altında olduğunu vurgulayan Özer, TEMA Vakfı Ankara Temsilciliği olarak 22 Nisan günü geniş bir katılımla Kırşehir'de yapılan çalışmaları aktardı. Gölün yok oluşunu hızlandıran tehditlere bir kez daha dikkat çekildiğini vurgulayan Özet, Kırşehir Neşet Ertaş Kültür Merkezi'nde Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu'nunda katıldığı toplantıda konu hakkında bilgilendirmeler yapıldığını, ayrıca Seyfe Gölü'ne bir inceleme düzenlendiğini bildirdi.
GÖLE İNCELEME GEZİSİ YAPILDI
Bu çalışmaların ardından Seyfe Gölü’nü tehtit eden risklere ve konuyla ilgili düzenlemelere dikkat çeken bir basın açıklaması yapan TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, gölün tekrar eski günlerine kavuşması için alınması gereken önlemleri de değindi.
KITALAR ARASINDA GÖÇ EDEN KUŞLAR İÇİN HAYATİ ÖNEMDE
Seyfe Gölü’nün kuş cenneti niteliğine de değinen Özer, basın açıklamasında şu bilgileri aktardı: “Kırşehir'in Mucur ilçesinde, Türkiye'nin iki büyük kuş göç yolunun kesişim noktasında yer alan Seyfe Gölü, milyonlarca yıldır kıtalararası bir yaşam köprüsü işlevi görüyor. Avrupa'dan, Asya'dan ve Kafkaslardan gelen on binlerce kuş, bu sulak alanda dinleniyor, besleniyor ve yaşam döngüsünü sürdürüyor.
SEYFE GÖLÜ 1994’DE RAMSAR ALANI İLAN EDİLDİ
Seyfe Gölü, bu eşsiz önemi nedeniyle 1994 yılında sulak alanların korunmasını ve sürdürülebilir kullanımını; özellikle de su kuşları için yaşam alanı olarak korunmasını amaçlayan Ramsar Sözleşmesi kapsamına alındı ve uluslararası öneme sahip bir sulak alan olarak tescillendi.
BİR GÖL KAÇ KEZ YOK EDİLEBİLİR
Ne var ki bu gölün geçmişi, aynı zamanda ihmalin ve doğa tahribatının izlerini taşır. 1970'lerden itibaren açılan kanallarla göl havzasındaki su Kızılırmak'a aktarıldı ve tarım arazisi açmak uğruna Seyfe Gölü sistematik biçimde kurutuldu. Yıllarca susuz bırakılan göl, son yağışlarla yeniden nefes almaya başladı. Flamingolar geri döndü, endemik türler yeniden görünmeye başladı. Bu canlanma, bölge halkı ve doğaseverler için bir umut ışığı oldu.
Ancak Seyfe Gölü bugün yeni ve çok boyutlu bir tehditle karşı karşıya.”
KORUMA ALANI SINIRLARI YARIYA İNDİRİLDİ
15 Eylül 2024 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı kararıyla Seyfe Gölü Tabiatı Koruma Alanı'nın sınırlarının 10.978 hektardan 5.501 hektara indirildiğine dikkat çeken Özer, “Böylece koruma alanı neredeyse yarı yarıya daraltılmış oldu.
Bu kararla gölün çevresindeki özel mülkiyet alanları koruma sınırının dışına çıkarıldı. Kararın gerekçesi olarak gösterilen 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu'nun 3. maddesinde ise koruma alanı sınırlarının bu şekilde değiştirilmesine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmuyor. Bu durum, tek başına ciddi bir hukuki belirsizlik yaratıyor” dedi.
ALTIN UĞRUNA FLAMİNGOLARA ÖLÜM
Seyfe Gölü çevresinde şu anda birçok şirketin, altın ve gümüş madeni açmak için faaliyet yürüttüğünü belirten TEMA Vakfı Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, açıklamasında şunları dile getirdi: “Madencilik faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilecek; patlatma, kazı işlemleri, kimyasal kullanımı ve oluşacak atıklar havza üzerinde büyük bir tehdit. Gölün beslendiği tek varlık olan yeraltı suları üzerinde oluşacak bu baskı, hâlihazırda kırılgan bir denge üzerinde yeniden canlanmaya başlayan Seyfe Gölü'nü bir kez daha ağır biçimde etkileyecektir.
BUGÜNÜMÜZ VE GELEĞİMİZ İÇİN KORUMALIYIZ
Üstelik yalnızca göl ekosistemi değil, bölgedeki tarım arazileri ve içme suyu kaynakları da geri dönüşü olmayan etkilere maruz kalacak.
Erzincan İliç'te yaşanan, doğayı ve insan hayatını görmezden gelen vahşi madencilik faaliyetlerinin yol açtığı acı hâlâ hafızalardayken, Seyfe Gölü’nü korumak hem bugünümüz hem de geleceğimiz için sorumluluğumuzdur.”
GÖL ÇEVRESİNDEKİ HALK YALNIZ BURAKILMAMALI
Seyfe Gölü çevresinde yaşayan halkın yıkıcı sorunlar karşısında yalnız bırakılmaması gerektiği vurgusunu yapan Özer, Seyfe Gölü çevresinde yaşayan bölge halkı, koruma statüsü nedeniyle kendi arazilerinde temel yapı çalışmalarını yürütemezken, aynı bölgede yıllarca sürecek madencilik faaliyetlerine zemin hazırlanmasına anlam veremiyor. Bu çifte standart kabul edilemez! Tarım ve hayvancılıkla geçimini sağlayan, toprakla uyum içinde yaşayan bu insanların sesi duyulmalı; gelecekleri ve yaşam alanları korunmalı” ifadelerini kullandı.
SEYFE İÇİN YAPILMASI GEREKENLER
Seyfe Gölü Tabiatı Koruma Alanı sınırlarını yarıya indiren Cumhurbaşkanlığı kararı ivedilikle geri alınması çağrısında bulunan TEMA Ankara Temsilcisi Nevzat Özer, konuyla ilgili atılması gereken adımları ise şöyle sıraladı: “Ramsar Sözleşmesi kapsamındaki bu uluslararası sulak alanın çevresindeki tüm maden ruhsatları iptal edilmeli, yeni ruhsat verilmemelidir. Gölün yeniden canlanmasını destekleyecek su yönetimi politikaları hayata geçirilmeli; havzaya yönelik bilimsel temelli bir yönetim planı uygulanmalıdır. Bölge halkının haklarını, tarım ve hayvancılığını koruyan; ama aynı zamanda doğal mirası da gözeten bütüncül bir yaklaşım benimsenmelidir.”
NEFES ALMAYA BAŞLAYAN GÖL YENİDEN YOK EDİLMESİN
Türkiye'de 136 sulak alan bulunduğunu, anımsatan Özer, bu alanların yalnızca 14 tanesinin uluslararası Ramsar statüsüne sahip olduğunu, Seyfe Gölü’nün de bu değerli RAMSAR alanları arasında yer aldığını belirterek, “Onlarca yıl boyunca yanlış politikaların kurbanı olan bu göl, son yağışlarla yeniden nefes almaktadır. Bu canlanmanın önüne geçmek, tarihe karşı işlenen bir suç olacaktır. Bir kuş cenneti yeniden yok edilemez. TEMA Vakfı olarak Seyfe Gölü'nün korunması için herkesi bu doğal mirasa sahip çıkmaya davet ediyoruz” diye konuştu.
