Cumhuriyet Antalya’sının vitrininde koruma zırhı delindi!
Cumhuriyet Antalya’sının vitrininde koruma zırhı delindi!
Antalya’da kent belleğinin önemli mekanlarından biri olan Karaalioğlu Parkı’nın sit derecesinin düşürülmesi, parkın geleceği hakkındaki kaygıları artırdı…
Antalya’da kent belleğinin önemli mekanlarından biri olan Karaalioğlu Parkı’nın sit derecesinin düşürülmesi, parkın geleceği hakkındaki kaygıları artırdı…
Yusuf Yavuz
Antalya’da erken Cumhuriyet döneminde, II. Dünya Savaşı koşullarında yapılan Karaalioğlu Parkı’nın 1. Derece Doğal Sit Olan koruma statüsü düşürüldü. Kentin tarihi çekirdeğine bitişik alandaki yaklaşık 69 bin m2’lik araziye sahip park yapılaşma riskiyle karşı karşıya. Yıllardır iyi yönetilemediği eleştirileri ile gündemde olan Kaleiçi’nde Alan Başkanlığı kurulacağı yönündeki iddialar ise birbirinden bağımsız düşünülmesi mümkün olmayan bu bölgeyi nasıl bir gelecek beklediği sorusunu gündeme getiriyor.
AKDENİZLE BEYDAĞLARINI BULUŞTURAN MEKAN
Antalya’nın vitrini konumundaki rekreasyon alanlarından biri olan Karaalioğlu, kent belleğinin de önemli bir parçası. Erken Cumhuriyet döneminde, toplumsal yaşamı yeniden biçimlendiren mekansal dönüşümün Antalya’daki örneklerinden biri olan park,
II. Dünya Savaşının sürdüğü 1940’lı yıllarda inşa edilmişti. Kentin tarihi çekirdeği olan Kaleiçi’ne bitişik konumdaki park, geçmişte yıkılan kent sorularının doğu kesiminde, Roma döneminden kalma bir anıt mezar (Mausoleum) olan Hıdırlık Kulesinin olduğu bölgede konumlanıyor. Yaklaşık 69 bin metrekarelik alanı kapsayan Karaalioğlu Parkı, Antalya falezlerinin üzerinde oluşturulan seyir terasları ile Akdeniz ve Beydağlarının görkemli manzarasında sunuyor.
HEYKELLER PARKI AÇIK HAVA MÜZESİNE DÖNÜŞTÜRDÜ
Parkın görkemli seyir keyfi sunan miradorları, kentin geçmişindeki kültür sanat etkinliklerinin de izlerini taşıyor. Altın Portakal film festivalleri kapsamında, dönemin toplumcu sanat anlayışını yansıtan heykeller zamanla parkın simgeleri haline gelmiş. Doğudaki seyir terasının ortasında bulunan el heykeli, 1975 yılında Kuzgun Acar tarafından yapılmış. Kuzgun Acar ile eşi Fersa Acar’ın el heykeli, bu parkın inşa edildiği dönemde Antalya Valisi olan Haşim İşcan’a ithaf edilmiş. El heykelinin bilek bölümünde, Haşim İşcan’ın bir kabartması da yer alıyor.
NAZIM HİKMET’LE DON KİŞOT’U BULUŞTURAN PARK
1976’da usta Heykeltraş Mehmet Aksoy’un yaptığı ‘İşçi ve Oğlu’ heykeli ise parkın orta miradorunu süslüyor. Parkın batısında yer alan birinci Miradorda da, yine Mehmet Aksoy tarafından yapılan, Nazım Hikmet anıtı yer alıyor. Nazım Hikmet’in ölümünün 47. yıldönümünde, 3 Haziran 2010 tarihinde açılan ‘Nazım Hikmet Hapiste’ adı verilen bu anıt, dönemin Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, eser sahibi Mehmet Aksoy, sanatçılar ve davetlilerin katılımıyla açılmıştı. Barındırdığı eserlerle bir açık hava müzesini andıran Karaalioğlu Parkı’ndaki ünlü Çitlembik ağacının yanıbaşında bulunan Don Kişot heykeli ise, Nazım Hikmet’in içinde biraz Don Kişot ruhu barındıran herkes için yazdığı o ünlü bir şiire gönderme yapar gibidir. Bu heykelde 1999’da Cahvar Göktaş tarafından yapılmış.
1991’DE 1. DERECE DOĞAL SİT İLAN EDİLDİ
Karaalioğlu Parkı, doğal miras açısından da kaynak değerleri barındırıyor. Koruma altındaki falezlerin üzerinden başlayan park, kentin çok katmanlı tarihsel geçmişinin bir parçası. Denize bakan yamaçlarda barındırdığı tür çeşitliliği ve doğal habitatı, anıtsal ağaçları ve botanik bahçesini andıran peyzaj değerleri nedeniyle Karaalioğlu Parkı 1991 yılında ‘1. Derece Doğal Sit Alanı’ ilan edilerek koruma altına alınmıştı.
‘MUTLAKA KORUNMASI GEREKLİ OLAN’
O dönemin koşulları gereğince alınan bu tescil kararında, parkın neden korunması gerektiği, ilke kararları çerçevesinde şöyle özetleniyor: “Bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, İlginç özelliklere ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yarari açısından mutlaka korunması gerekli olan, bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır.”
PARKTA KORUMA 4 YIL ÖNCE ZIRHI DELİNDİ
Karaalioğlu Parkı’nın güneydoğu kesiminde yer alan, Büyükşehir belediyesine ait eski nikah salonu, 2022 yılında detayları kamuoyuna açıklanmayan bir şekilde, onarım karşılığı kiralama yoluyla özel bir şirkete verilmişti. Onarım tamamlandı ve bu alanın bir kısmı cafe olarak özel şirket tarafından işletilmeye başlandı, bir kısmı da kültür merkezi olarak belediyenin kullanımında kaldı. Bu onarım çalışmaları sırasında, 1. Derece Doğal Sit Alanı olan kesimde izinsiz yapılaşma uygulamalarına gidilmişti. Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu bu izinsiz yapılaşma ile ilgili yaptırım kararı alsa da bu kararın gereği yerine getirilmeyerek sürüncemede bırakılmıştı.
KOMİSYON KARARI VAR, YAPTIRIM YOK
Konuyla ilgili yapılan başvuru üzerine durumu değerlendiren Antalya Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonu, 06. 01. 2023 tarihinde aldığı 802 sayılı kararda, 1. Derece doğal sit alanı olan Karaalioğlu Parkı’ndaki izinsiz uygulamaların kaldırılması istenerek şöyle deniliyordu: “Gençlik Mahallesi 1/65 nolu parselin kuzeyindeki alanda yapılan izinsiz uygulamalarla ilgili olarak 2863 sayılı kanunun 9 maddesi ve 16. maddesi ile diğer ilgili hükümleri doğrultusunda ilgili belediyesince izinsiz uygulamaların kaldırılmasına ve yapılan işlemler ile ilgili Komisyonumuza bilgi verilmesine karar verilmiştir.”
ÇAY BAHÇELERİNDEKİ MEVZUATA AYKIRI YAPILAR YIKILDI
Ocak 2023’te, Büyükşehir Belediyesi şirketi ANSET tarafından kiralanan park içerisindeki çay bahçelerinde de kontrolsüz ve izinsiz yapılaşmalara gidermiş, konuyla ilgili haberlerimizin ardından bu yapılaşmalar kaldırılmıştı. Daha sonra Sayıştay raporlarına da yansıdığı şekliyle, bu çay bahçelerinin kiralanmaları sırasında usule ve mevzuata aykırılıklar ortaya çıkmıştı. Sayıştay, bu konuda belediye yönetimini uyarmıştı.
PANAYIR YERİ GÖRÜNTÜSÜNTEPKİ ÇEKİYOR
Karaalioğlu Parkında son yıllarda ortaya çıkan görüntüler kent kamuoyunda zaman zaman tartışma yaratıyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen Ramazan eğlenceleri, yerel ürün etkinlikleri ve son olarak gastronomi festivali sırasında ortaya çıkan farkın dokusuyla uygunsuz görüntüler rahatsızlık yaratıyor. Kirlilik, duman, gürültü ve heykellere tezgahların iplerini bağlayacak kadar rahat davranan seyyar esnafın denetimsizlik karşısında ortaya koyduğu sorumsuz tavırlar, geçmişte kent halkının ve ziyaretçilerin nitelikli bir buluşma yeri olan parkın kaderi haline geldi.
BAKANLIK KORUMA STATÜSÜNÜ DÜŞÜRDÜ
Son olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın aldığı karar, karaalioğlu parkının yaklaşık 100 yıllık hikayesinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. 1991 yılında tamamı 1. Derece Doğal Sit ilan edilen yaklaşık 69 bin m2’lik alanın koruma statüsü, 8 Nisan 2026 tarihli Bakanlık Olur’u ile tümden değiştirildi. Buna göre koruma alanının çok büyük bir kısmı, 2. Derece Doğal Sit anlamına gelen ‘Nitelikli Doğal Koruma Alanı’, mevcutta geçmişte yapılaşmış olan küçük bir bölümü ise 3. Derece Soğal Sit’e karşılık ve ‘Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı’ olarak tescil edildi.
KENTTE TEDİRGİNLİK YARATAN KARAR
1991 yılındaki koruma şemsiyesinin tümüyle gerisine düşen bu karar, Bakanlık tarafından kamuoyuna duyuruldu. Bununla birlikte kent kamuoyunda parkın geleceği ile ilgili kaygılar oluşmaya başladı. Meslek odaları ve sivil toplum örgütleri bu konuda açıklamalar yaparak kentin kalbinde yer alan Karaalioğlu Parkının yapılaşmaya açılmaması konusunda uyarılarda bulundular.
ATIL BIRAKARAK RANTA RIZA ÜRETME ALIŞKANLIĞI
Uzunca bir süredir Türkiye’de miras alanların önce ilgisiz, denetimsiz ve atıl bırakılarak tahribata açık hale gelmesi sağlanıyor; ardından ise kamuoyunda oluşan rahatsızlıktan rıza üretimi sağlanarak kurtuluş reçetesi gibi sunulan rant odaklı yeni projeler gündeme getiriliyor. Antalya içinde bu durum ne yazıkki benzer şekilde işliyor. Kent merkezindeki tarihi dokuyu barındıran Balbey ve Haşim İşcan mahalleleriyle Karaalioğlu Parkı bu örnekler arasında sayılabilir. Son yıllarda Kaleiçi ve Yat Limanı çevresinde gözlenen özensizlik, denetimsizlik ve kirlilik de bunun bir parçası.
