Toprak, su ve gıdanın geleceği için işbirliği çağrısı…
Toprak, su ve gıdanın geleceği için işbirliği çağrısı…
Tarımda üreticiden tüketiciye tüm kesimleri mutsuz eden kronik sorunlarda sonuçları değil, nedenleri ortadan kaldırmak için TTGB’den tüm paydaşlara işbirliği çağrısı geldi…
Tarımda üreticiden tüketiciye tüm kesimleri mutsuz eden kronik sorunlarda sonuçları değil, nedenleri ortadan kaldırmak için TTGB’den tüm paydaşlara işbirliği çağrısı geldi…
Yusuf Yavuz
Tarımla ilgili yaklaşık 150 kuruluşu çatısı altında bir araya getirerek kuruluşunu ilan eden Türkiye Tarım Gıda Çevre Birliği (TTGB), ortak sorunların çözümü için işbirliği çağrısı yaptı. Dünyada ve Türkiye’de tarım, gıda ve çevre alanlarındaki sorunların derinleştiğine dikkat çekilen çağrı metninde, “Başta su, toprak, mera, orman ve ekolojik çeşitlilik olmak üzere tarımda üretim kaynakları azalırken dünya nüfusu üstel olarak artmaktadır. Gençler tarımsal üretimden uzaklaştığı için bu kaynakları kullanacak çiftçilerin sayısı gerilemektedir. Gıda güvenliği ve güvenilirliğinin önemi her geçen gün artmakta, aynı şekilde çevre duyarlığına olan haklı ihtiyaç belirginleşmektedir” ifadelerine yer verilerek güç birliği çağrısı yapıldı.
Türkiye’de tarımla ilgili sorunlara ortak akıl ve işbirliği ile çözüm üretmek amacıyla yola çıkan Türkiye Tarım Gıda Çevre Birliği (TTGB), 23 Nisan 2026 tarihi itibari ile resmen kuruluşunu duyurdu.
SEKTÖRDE HERKES ŞİKAYETÇİ
Yaklaşık 150 kuruluşu çatısı altında birleştiren TTGB, kuruluşuyla birlikte kamuoyuna çağrıda bulunarak işbirliğini güçlendirme hedefini ortaya koydu. TTGB’nin kuruluş amaç ve hedeflerinin kamuoyu ile paylaşıldığı çağrı metninde, şöyle denildi: “Tarım ve bağlantılı alanlardaki kesimler sorunlarının çözülmesi bir yana giderek büyümesinden, derinleşmesinden yakınmaktadırlar. Çiftçiler maliyetlerin yüksekliğinden, fiyatların düşüklüğünden şikayetçiler. Tüketiciler ürünlerin sağlık standartlarının düşüklüğüyle birlikte fiyatların yüksekliğinden şikayetçiler. Çalışacak işçi temini ilgili tüm kademelerde her gün çok daha zor bir duruma gelmektedir. Zincirin ortasında yer alan aracılar ve sanayiciler de yeterli, kaliteli ve istikrarlı ürün bulamamaktan şikayetçi. İhracatçılar hem yeterli ve istikrarlı hem de sağlıklı ürün tedarik edememekten, geri dönen ürünlerden şikayetçi.
SİSTEM ÇÖKMEK ÜZERE, ÇIKIŞ YOLU NEREDE
Bu zincirde girdi tedariki ve lojistik süreçlerinde ürün ve hizmet veren kesimler istikrarsız talepten, tahsilat güçlüklerinden şikayetçi. Çevre/doğa duyarlılığı yüksek kesimler, tarımsal üretim-tüketim zincirinin yarattığı olumsuzlukların artmasından, ekolojik çeşitliliğin zayıflamasından, çevre kirliliğinin derinleşmesinden şikayetçiler. Kamu otoriteleri ise kaynak yetersizliği ve güven ortamının oluşamamasından şikayetçi. Bitkiler ve hayvanların da birçok nedenle insanlardan şikayetçi olduğu açık. Şimdi sormak gerekiyor; bir zincirde, üretim kaynakları da dahil olmak üzere tüm taraflar şikayetçi ve sistem neredeyse çökmek üzereyse bu yapı/zincir nasıl sürdürülebilir, bu durum bu haliyle daha ne kadar devam edebilir? İyileşme/gelişme için kimler nereden başlamalı, neyi, nasıl yapmalı?”
TTGB’NİN ÇÖZÜM YOLU
İşaret edilen sorunlarla ilgili TTGB’nin çözüm yollarına da yer verilen çağrıda, “Tarım Gıda ve Çevre alanlarında gelinen nokta/aşama sorunlar yumağına işaret ediyor. Zira bugüne kadar tutulan yol, kullanılan yöntemler ve elde edilen sonuçlar artık yeterli gelmiyor. Yeni, farklı ve işlevsel bir yaklaşım ve buna uygun yeni bir iş birliği/güç birliği zeminine her açıdan ihtiyaç hissediliyor. Tedarik, üretim, işleme, işçi, pazarlama, dağıtım, lojistik ve tüketim aşamalarında yer alan ve bu farkındalığa sahip; çiftçi, köylü, finansman, tüccar, sanayici, ihracatçı, işçi, tüketici, tedarikçi, akademisyenler olarak 5 yılı aşkın bir süredir birlikte sürdürdüğümüz yoğun çaba ve arayışlar sonunda yoldan çekilmek yerine yeni bir yol bulmaya/açmaya karar verdik ve bu yol artık netleşti” denildi.
‘KÜLFETTE VE NİMETTE ADİL PAYLAŞIM’
Türkiye’de sosyoekonomik ve kültürel birikime bağlı olarak geçerli olan yaklaşımın, nedenleri değil sonuçların ortadan kaldırılmaya yönelik olduğu vurgulanan çağrı metninde, “bu nedenle de güncele/görünene odaklanıldığı, kısmi ve yüzeysel çözümler üretildiği, yapısal sorunların geçici önlemlerle aşılmak istendiği görülmektedir. Ayrıca ortak akıl ve iş birliği gerektiren; çok boyutlu, çok etkileşimli sorunların külfeti ve nimeti adil paylaşılmadan, tek taraf için çözülmeye çalışıldığı veya onların ortada kaldığına tanık olunmaktadır. Ortam çaresiz bir çıkar çatışmasına dönüşmektedir” denildi.
ORTAK AKIL İÇİN 81 İLDE ÖRGÜTLENME
Türkiye Tarım Gıda ve Çevre Birliği’nin (TTGB); sorunların ve çözüm arayışlarındaki eksikliklerin farkında olduğunun da altı çizilen çağrıda, şu görüşlere yer verildi: “Değer zincirindeki bütün halkaları ve aktörleri birlikte dikkate alan ve bir araya getiren, tarım-gıda-çevre sistemlerini birlikte gören ve böylece sorunları bilimsel çerçevede ortak akıl ile çözmeye çalışan özgün bütünsel vizyona sahip bir platformdur. 81 ilde sanal bir Ağ/ Platform üzerinden örgütlenmekte olan TTGB, oluşturduğu içeriği itibariyle dünya ve Türkiye bir ilk niteliğindeki TTGB Portal ve Mobil Uygulaması ile tarım- gıda-çevre alanlarında, istatistik, bilgi, deneyim, paylaşım ve iş birliği açısından büyük fark yaratacaktır. Bu yapı aynı anda bir üst yapı kurumu olarak geniş veri tabanından akan verilere dayanarak çözüm yollarının üretildiği ülkemizin konusunda en yetkin beyinleriyle oluşturduğu çalışma alanlarında karar vericileri ve tüm ilgilileri aydınlatırken, kurduğu il birlikleri ile de çalışmalarını alt yapıda hem gerçeği sürekli hissetmek hem de verilerini tüm kesimlerle en alt düzeyden itibaren üretip paylaşmaktan onur duyacaktır. Bu süreç toplumumuzun her kesimini yerel ve genel düzeyde besleyecek en önemli bilgi ve eylem ortamını yaratacaktır.”
‘SORUNUN DEĞİL, ÇÖZÜMÜN TARAFI OLMAK İÇİN’
Tarım, gıda ve çevre sistemlerinde çok büyük bir ihtiyaca cevap vermek üzere yola çıkan TTGB’nin kurucularının; duyarlı, doğasever, yurtsever tüm bireysel ve kurumsal paydaşları birliğe katılmaya davet eden çağrı metninde, şöyle denildi: “Daha güzel yarınlarımız için güç birliğine davet ediyoruz. Bu yolun fevkalade zor, sabır ve direnç gerektiren, sarp bir süreç olduğunun farkındayız. Ancak hiçbir zorluk bizi yıldıramayacaktır. Dileğimiz; sorunun değil, çözümün tarafını seçmeniz, iş ve güç birliğimize tüm varlığınızla katılmanızdır. İçinde bulunduğumuz kuruluş aşamamızda, yurdumuzun pek çok yöresinden saygın kurumlarımız birliğimize katılmışlar ve katılmaktadırlar. Sizleri de bu gönüllü ve yurtsever birliğimizde görmek, kalkınma ve bir arada ilerleyeceğimiz bu kutlu yolda geleceğimize onurluca ‘hep birlikte el ele’ demek istiyoruz. Buyurun, biz buradayız, büyüyoruz ve sizleri de bekliyoruz.”
