Sonsuz Bir İnancın ve Adanmışlığın Adı: Cumhuriyet
Sonsuz Bir İnancın ve Adanmışlığın Adı: Cumhuriyet
Yarın, tarihimizin en büyük dönüşümünün, en gururlu taçlandırmasının 103. yıldönümünü büyük bir inanç, gurur ve mutlulukla kutlayacağız.
Yarın, tarihimizin en büyük dönüşümünün, en gururlu taçlandırmasının 103. yıldönümünü büyük bir inanç, gurur ve mutlulukla kutlayacağız.
Yüzyıllar boyunca imparatorlukların küllerinden doğan bu millet, bağımsızlığı yalnızca bir toprak parçasını savunmak olarak değil; kul olmaktan birey olmaya, karanlıktan aydınlığa, ümitsizlikten istikbale yürüyüşün adı olarak gördü. 1923’ün Ekim ayında "Şimdi yeni bir dönem başlıyoruz" diyerek yakılan o meşale, sadece bir rejim değişikliği değil; bu topraklarda yaşayan her bireyin kendi kaderinin efendisi olmasının ilanıydı.
İç ve Dış Tehditlere Karşı Çelikten Bir İrade
Ancak biliriz ki hiçbir büyük medeniyet hamlesi, hiçbir erdemli kuruluş kolayca kabul görmez. Cumhuriyetimiz, ilan edildiği günden bu yana nice zorlu sınavdan geçti.
Yıllar boyunca kimi zaman dışarıdan gelen emperyalist baskılarla, kimi zaman içerideki karanlık odaklar, hain odaklanmalar, bölücü niyetler ve kardeş kavgalarıyla sınandık. Ekonomik krizler, toplumsal ayrıştırma çabaları, demokrasimizi baltalamak isteyen vesayet odakları ve en nihayetinde bu milletin iradesini hiçe sayan 15 Temmuz gibi hain kalkışmalar, bu ülkeyi kökünden sarsmak istedi.
Dışarıdaki mihraklar "bölünürler, biterler" sandı; içerideki gafiller ise bu milletin köklü hafızasını unutarak hafife aldı. Fakat hesap edemedikleri tek bir şey vardı: Bu toprağın insanının yüreğindeki Cumhuriyet sevdası.
Her Fert, Her Kalptir Asıl Kale
Cumhuriyet, sadece başkentteki binalardan, kağıt üstündeki kanunlardan ya da resmi törenlerden ibaret değildir. Cumhuriyet; köy okulunda kireçle boyanmış tahtaya harf yazan öğretmenin inancıdır; fabrikasında alnının teriyle çelik üreten işçinin emeğidir; tarlasında sabaha karşı duaya duran çiftçinin gözlerindeki ışıktır.
O, bu milletin her bir ferdinin kalbinde sarsılmaz bir kale gibi kurulmuştur. Tehditler ne kadar büyürse büyüksün, dışarıdan gelen fırtınalar ne kadar şiddetli olursa olsun; bu milletin evlatları en kritik eşiklerde hep tek bir yürek olmayı başarmıştır. Çünkü biliriz ki cumhuriyet; kimsesizlerin kimsesi, ezilenlerin sesi, eşitliğin ve kardeşliğin en somut teminatıdır.
103 Yıldır Aydınlanan Yol
Bugün, 103 yıllık şanlı tarihimize dönüp baktığımızda gördüğümüz şey sadece geçmişin bir nostaljisi değil, geleceğe yürüyen kararlı adımlarımızdır. Bilimde, sanatta, teknolojide, sporda ve hayatın her alanında bu ülkenin evlatları imkansız denilenleri başarıyorsa, bu gücün kaynağı Cumhuriyetin ta kendisidir.
Yarın, bu büyük mirası bize bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu topraklar uğruna canını feda eden tüm kahramanlarımızı rahmetle ve minnetle anacağız. Ve içimizdeki o sarsılmaz inançla bir kez daha haykıracağız:
Cumhuriyet, onu yüreğinden sımsıkı sahiplenen bu millet var oldukça ilelebet payidar kalacaktır.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
