Gulbin Aybar
Köşe Yazarı
Gulbin Aybar
 

‘’Orda Bir Köy Var Uzakta…’’

Bir şarkı vardı hatırlar mısınız? Bizim jenerasyon radyoda ve televizyonda bu şarkıyı dinleyerek büyüdük.. ‘’Orda Bir Köy Var Uzakta…’’ Hatırlıyorum dinlerken çok duygulanırdım. Halen de çok severim ve arşiv kayıtlarından zaman zaman dinlerim. Nasıl güzel bir şarkı! Vatana aidiyet duygusunu besliyor, evet görmesem de bu vatanın her karış toprağı benim diyorsun. Sonra 90’lı yılların sonu veya 2000’li yılların başında birileri çıktı ve bu şarkı çok saçma gidemediğin yer senin değildir dedi. O zaman şimdiki yaşanmışlıklardan kazandığım tecrübem, birikimim olmadığı için ardniyet aramadım. Şimdi anlıyorum ki bizim vatanımıza canımızı verecek derecede bağlı olmamız, insanların birbirine can bağı ile bağlı olması birilerini çok rahatsız etmiş. Bu belki çok küçük bir örnek ama bu zamana kadar geçen sürede bu bağlılığı yok etmek için yapılanların minik bir yapı taşı bana göre. Başarabildiler mi? Tabii ki hayır. Öyle ulvi, öyle büyük bir milletiz ki bizlerin bile ‘’ paramparça olduk’’ diyerek umutsuzluğa kapıldığımız noktada yaşanan bir olay hepimizi birbirimize kenetliyor ve hayretle bir milletin nasıl bir anda yek vücut olabildiğini görüyoruz. Hem de hiç bir ayrım gözetmeden! Şehirlerin hafızasını silmek için büyük bir çaba sarfettiler bir yandan da. Doğduğumuz, büyüdüğümüz şehirlerin ortak hafızası olan okullarımız, parklarımız, pastanelerimiz, meydanlarımız acımasızca yok edildi. Yıllar sonra doğduğunuz şehre gittiğinizde, şehirde biriktirdiğiniz bütün anıların yok edildiğini görüyorsunuz. Ailenizle gittiğiniz bir park veya sinema, sevgilinizle ilk buluştuğunuz pastane, okuduğunuz okul artık yok! Bütün anılarınız silinmiş, artık doğduğunuz büyüdüğünüz kente çok yabancı hissediyorsunuz kendinizi. Halbuki tüm dünyada şehir gelişse de bu tür ortak hafıza oluşturan mekanlar, parklar, meydanlar özenle korunur. Bu kadar çabalamalarına rağmen başaramadılar. Yaşadığımız depremleri hatırlayın en yakın örnekler. Ben deprem olan hiçbir ile gitmedim. Depremi duyar duymaz hepimiz için hayat durdu bir anda. Biz oraya gitmedik başlarının çaresine baksınlar diyebildik mi? Türkiye’nin her noktasından insanlar yardım için koştular deprem bölgesine. Orada yiten her canın acısını en derinden hissetmedik mi? Bir anda bir olaya güldüğümüzü farkettiğimizde suçluluk duymadınız mı? Yemek yerken lokmalar boğazımıza dizilmedi mi? Sahip olduğumuz imkanlar için suçluluk duymadık mı? Depremzedelerin etnik kimliğiyle ilgilenen oldu mu? Demek ki neymiş bizi birbirimize bağlayan öyle ulvi, öyle güçlü bir bağ var ki; toplum mühendisliğine soyunanlar, bizleri birbirimizden koparmak için sinsice planlar yapanlar ne mutlu ki başaramadılar. Evet Ağrı Dağının tepesinde birinin canı yanarsa benim de Ankara’da canım yanar.  Onlar parçalamaya çalıştıkça biz daha da kenetlendik birbirimize. Orda bir köy var uzakta… O köy bizim köyümüz. Dağıyla, taşıyla, kurduyla, kuşuyla, insanıyla bu ülke bizim ülkemiz. Bu gerçeği kimse değiştiremeyecek. Katıksız vatan sevgisiyle yazılan bu şiirin şairi Ahmet Kutsi Tecer’e rahmet diliyorum. ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA Orda bir köy var, uzakta, O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da O köy bizim köyümüzdür. Orda bir ev var, uzakta, O ev bizim evimizdir. Yatmasak da, kalkmasak da O ev bizim evimizdir. Orda bir ses var, uzakta, O ses bizim sesimizdir. Duymasak da, tınmasak da O ses bizim sesimizdir. Orda bir dağ var, uzakta, O dağ bizim dağımızdır. İnmesek de, çıkmasak da O dağ bizim dağımızdır. Orda bir yol var, uzakta, O yol bizim yolumuzdur. Dönmesek de, varmasak da O yol bizim yolumuzdur. Ahmet Kutsi Tecer  
Ekleme Tarihi: 15 Aralık 2025 -Pazartesi
Gulbin Aybar

‘’Orda Bir Köy Var Uzakta…’’

Bir şarkı vardı hatırlar mısınız? Bizim jenerasyon radyoda ve televizyonda bu şarkıyı dinleyerek büyüdük.. ‘’Orda Bir Köy Var Uzakta…’’

Hatırlıyorum dinlerken çok duygulanırdım. Halen de çok severim ve arşiv kayıtlarından zaman zaman dinlerim. Nasıl güzel bir şarkı! Vatana aidiyet duygusunu besliyor, evet görmesem de bu vatanın her karış toprağı benim diyorsun.
Sonra 90’lı yılların sonu veya 2000’li yılların başında birileri çıktı ve bu şarkı çok saçma gidemediğin yer senin değildir dedi. O zaman şimdiki yaşanmışlıklardan kazandığım tecrübem, birikimim olmadığı için ardniyet aramadım.

Şimdi anlıyorum ki bizim vatanımıza canımızı verecek derecede bağlı olmamız, insanların birbirine can bağı ile bağlı olması birilerini çok rahatsız etmiş. Bu belki çok küçük bir örnek ama bu zamana kadar geçen sürede bu bağlılığı yok etmek için yapılanların minik bir yapı taşı bana göre.

Başarabildiler mi? Tabii ki hayır. Öyle ulvi, öyle büyük bir milletiz ki bizlerin bile ‘’ paramparça olduk’’ diyerek umutsuzluğa kapıldığımız noktada yaşanan bir olay hepimizi birbirimize kenetliyor ve hayretle bir milletin nasıl bir anda yek vücut olabildiğini görüyoruz. Hem de hiç bir ayrım gözetmeden!

Şehirlerin hafızasını silmek için büyük bir çaba sarfettiler bir yandan da. Doğduğumuz, büyüdüğümüz şehirlerin ortak hafızası olan okullarımız, parklarımız, pastanelerimiz, meydanlarımız acımasızca yok edildi. Yıllar sonra doğduğunuz şehre gittiğinizde, şehirde biriktirdiğiniz bütün anıların yok edildiğini görüyorsunuz. Ailenizle gittiğiniz bir park veya sinema, sevgilinizle ilk buluştuğunuz pastane, okuduğunuz okul artık yok! Bütün anılarınız silinmiş, artık doğduğunuz büyüdüğünüz kente çok yabancı hissediyorsunuz kendinizi.

Halbuki tüm dünyada şehir gelişse de bu tür ortak hafıza oluşturan mekanlar, parklar, meydanlar özenle korunur.
Bu kadar çabalamalarına rağmen başaramadılar. Yaşadığımız depremleri hatırlayın en yakın örnekler. Ben deprem olan hiçbir ile gitmedim. Depremi duyar duymaz hepimiz için hayat durdu bir anda. Biz oraya gitmedik başlarının çaresine baksınlar diyebildik mi? Türkiye’nin her noktasından insanlar yardım için koştular deprem bölgesine. Orada yiten her canın acısını en derinden hissetmedik mi? Bir anda bir olaya güldüğümüzü farkettiğimizde suçluluk duymadınız mı? Yemek yerken lokmalar boğazımıza dizilmedi mi? Sahip olduğumuz imkanlar için suçluluk duymadık mı? Depremzedelerin etnik kimliğiyle ilgilenen oldu mu?
Demek ki neymiş bizi birbirimize bağlayan öyle ulvi, öyle güçlü bir bağ var ki; toplum mühendisliğine soyunanlar, bizleri birbirimizden koparmak için sinsice planlar yapanlar ne mutlu ki başaramadılar.
Evet Ağrı Dağının tepesinde birinin canı yanarsa benim de Ankara’da canım yanar.  Onlar parçalamaya çalıştıkça biz daha da kenetlendik birbirimize.

Orda bir köy var uzakta… O köy bizim köyümüz. Dağıyla, taşıyla, kurduyla, kuşuyla, insanıyla bu ülke bizim ülkemiz. Bu gerçeği kimse değiştiremeyecek.
Katıksız vatan sevgisiyle yazılan bu şiirin şairi Ahmet Kutsi Tecer’e rahmet diliyorum.

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA

Orda bir köy var, uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Orda bir ev var, uzakta,
O ev bizim evimizdir.
Yatmasak da, kalkmasak da
O ev bizim evimizdir.

Orda bir ses var, uzakta,
O ses bizim sesimizdir.
Duymasak da, tınmasak da
O ses bizim sesimizdir.

Orda bir dağ var, uzakta,
O dağ bizim dağımızdır.
İnmesek de, çıkmasak da
O dağ bizim dağımızdır.

Orda bir yol var, uzakta,
O yol bizim yolumuzdur.
Dönmesek de, varmasak da
O yol bizim yolumuzdur.

Ahmet Kutsi Tecer

 

Yazıya ifade bırak !