7 Milyon Kamyonluk Hafriyat Yalanıyla Kumpas Kuruyorlar!
7 Milyon Kamyonluk Hafriyat Yalanıyla Kumpas Kuruyorlar!
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimine yönelik sürdürülen davayı “asrın kumpası” olarak nitelendirdi. 34. celsesi geride kalan yargılama sürecinde ortaya atılan iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunan Emre, iddianamedeki teknik ve mantıksal hataları belgeleriyle eleştirdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Zeynel Emre, Silivri Dayanışma Merkezi’nde gerçekleştirdiği basın açıklamasında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetimine yönelik sürdürülen davayı “asrın kumpası” olarak nitelendirdi. 34. celsesi geride kalan yargılama sürecinde ortaya atılan iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunan Emre, iddianamedeki teknik ve mantıksal hataları belgeleriyle eleştirdi.
“Türkiye’de 1 Milyon Kamyon Var, İddia 7 Milyon Sefer”
Davanın en temel argümanı olan "kamu zararı" iddialarını hafriyat rakamları üzerinden çürüten Zeynel Emre, iddianamede yer alan 185 milyon tonluk kaçak hafriyat iddiasının imkansızlığına dikkat çekti. Bu miktarda bir hafriyatın taşınması için 7 milyon kamyon seferi gerektiğini belirten Emre, Türkiye’deki toplam kamyon sayısının 1 milyon olduğu bir tabloda, tek bir ilçede 7 milyon sefer yapılmasının dünya üzerinde bir örneği olmadığını ifade etti. Emre, hafriyatın yapıldığı iddia edilen Cebeci Maden Sahası’nın doğrudan Enerji Bakanlığı ve Valilik denetiminde olduğunu hatırlatarak, eğer bir kaçak varsa asıl sorumlunun bu denetimi yapmayan kamu yetkilileri olması gerektiğini savundu.
“Örgüt Yöneticisi Dedikleri İsim Murat Kurum’u Finanse Etti”
İddianamede “suç örgütü yöneticisi” olarak sunulan Murat Gülibrahimoğlu üzerinden çarpıcı bir çelişkiyi dile getiren Emre, bu ismin aslında AK Parti geçmişi olan bir iş insanı olduğunu belirtti. Söz konusu kişinin ve şirketlerinin, Ekrem İmamoğlu’na karşı kampanya yürüten mecralara bağış yaptığını ve 2024 yerel seçimlerinde Murat Kurum’un reklam kampanyasını yöneten ajansa 41 milyon TL aktardığını belgeleriyle ortaya koydu. Emre, bir örgüt yöneticisinin kendi lideri aleyhindeki kampanyayı finanse etmesinin mantık dışı olduğunu vurguladı.
Yargıda “Ayrıcalıklı Gazeteciler” ve Şoförlere Yapılan Zulüm
Silivri’deki duruşma salonunda yaşanan usul hatalarına da değinen Emre, iktidara yakın bazı gazetecilerin hakim ve savcılar için ayrılan alanları kullandığını, buna karşın gerçek gazetecilerin mobbinge maruz kaldığını ifade etti. Tutukluluk süreçlerinin bir cezalandırma aracına dönüştüğünü belirten Emre, Sayın İmamoğlu’nun iki şoförünün "İmamoğlu aleyhine konuş" baskısıyla 8 ay boş yere hapis yattığını ve haklarında dava dahi açılmadan serbest bırakıldıklarını söyledi. Mahkeme başkanının bile süreci "Normal ağır ceza davalarında ne yapıyorsunuz?" diyerek davanın anormalliğini itiraf ettiğini savundu.
Adalet Bakanı’na Sert Tepki: “Yargıya Talimat Veriliyor”
Eski Başsavcı olan mevcut Adalet Bakanı’nın devam eden dava hakkında "asrın yolsuzluğu" ifadesini kullanmasını yargıya doğrudan müdahale olarak niteleyen Zeynel Emre, bu açıklamaların ardından mahkeme heyetinin tarafsız karar vermesinin imkansız hale getirildiğini belirtti. HTS kayıtlarından baz istasyonu verilerine kadar iddianamenin "tel tel döküldüğünü" söyleyen Emre, bir sanığın saniyeler içinde iki farklı kıtada veya 5 kilometre arayla baz vermesi gibi teknik imkansızlıkların dosyaya girdiğini ifade etti.
“Bu Karanlığı Adaletle Aydınlatacağız”
Konuşmasının sonunda yaklaşan Anneler Günü’ne de değinen Emre, hem cezaevindeki hem de dışarıda çocuklarını bekleyen annelerin acılarının son bulacağı bir Türkiye sözü verdi. CHP’nin sandıkta yenilemediği için mahkeme koridorlarında mahkum edilmek istendiğini vurgulayan Emre, gücünü milletten alan bir hareket olarak bu kumpasları adaletle aşacaklarını ve ilk seçimlerde halkın iktidarını kuracaklarını belirterek açıklamasını tamamladı.
