Değerli Özgür İfade okurları, hepinize yürekten kocaman bir merhaba.
İnsanın kendini, dünyayı ve varoluşu anlama, anlatma arayışının en asil, en köklü ve en kadim yollarından biri şüphesiz edebiyattır. Kelimelerin o büyüleyici gücüne, düşüncenin prangalarından sıyrılmış özgürlüğüne ve beyaz sayfaların arasında saklı olan o uçsuz bucaksız, sınır tanımaz dünyalara inanan bir platformda; Özgür İfade çatısı altında sizlerle buluşmanın tarifsiz heyecanını ve gururunu yaşıyorum. Bu köşe, benim için sadece kendi zihnimdekileri döküp paylaştığım tek taraflı bir alan değil; aksine, kitapların rehberliğinde hayata, insana, geçmişe ve geleceğe dair birlikte düşüneceğimiz, ortak akıl ve duyguyla yoğrulacak bir durak, bir sığınak olacak.
Peki, bu köşede birlikte neler yapacak, hangi patikalardan geçeceğiz?
Ana rotamız, her zaman olduğu gibi kitapların o zengin ve büyüleyici dünyası olacak. Bu satırlarda kimi zaman matbaadan yeni çıkmış, taze mürekkep kokusu üzerinde duran çağdaş bir eserin izini sürecek; kimi zaman da zamanın amansız çarkına meydan okumuş, raflarda tozlanmaya yüz tutmuş ama derinliğinden hiçbir şey kaybetmemiş klasiklerin kapağını aralayacağız.
Ancak buradaki temel amacım asla sadece bir kitabın teknik özetini sunmak ya da kuru bir tanıtımını yapmak değil. Bizim asıl gayemiz; yazarın kurduğu gizli dünyayı anlamaya çalışmak, karakterlerin satır aralarında saklanan o sessiz çığlıklarını ya da narin fısıltılarını duymak ve o eserin bugünkü modern dünyamıza, karmaşalarımıza ne söylediğini, yaramıza nasıl merhem olduğunu keşfetmek olacak.
Birlikte bazen bir romanın çok katmanlı psikolojik labirentlerinde kaybolacak, bazen bir şiir kitabının dizelerinde hayatın koşturmacasına mola verip soluklanacak, bazen de bir araştırma-inceleme eserinin sunduğu çarpıcı gerçeklerle yüzleşerek entelektüel ufkumuzu genişleteceğiz. Unutmayalım ki her kitap, başka bir insanın zihnine, kalbine ve ruhuna açılan benzersiz bir kapıdır; biz bu köşede o kapıların eşiğinde durmayacak, içeriye hep birlikte süzüleceğiz.
Bu uzun soluklu edebi yolculuğumuzun ritmini ve takvimini de şimdiden netleştirelim: Bundan sonra her iki haftada bir, Pazartesi günleri bu köşede, yeni bir kitap, yeni bir yazar, yeni bir coğrafya ve yepyeni ufuklarla sizlerle birlikte olacağım. Haftanın bu ilk gününde, hayatın bizi içine çeken o hızlı, yorucu ve mekanik koşturmacasına, kitapların dingin, derin ve huzur veren penceresinden bakarak başlamanın hepimizin ruhuna çok iyi geleceğine inanıyorum. Pazartesi sabahlarını, kelimelerin şifalı gücüyle hep birlikte güzelleştireceğiz.
İlk yazının getirdiği o tatlı heyecanla, bana düşüncelerimi özgürce paylaşabileceğim bu nitelikli alanı açan Özgür İfade ailesine ve satırlarıma, dünyama konuk olan siz değerli okurlara sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Zihninizde yeni pencereler açacak, kalbinizi yumuşatacak ve yanınızda hep sizi çoğaltıp büyütecek kitapların olması dileğiyle... İki hafta sonraki Pazartesi günü, seçtiğimiz ilk kitabımızın sayfalarını büyük bir merakla birlikte çevirmek üzere, sağlıkla, huzurla ve hep edebiyatla kalın!
