19 Mart bir darbe sürecidir; milli iradeye yapılan bu saldırıya karşı yol haritamızı belirledik!

ÖZEL HABER 20.04.2026 - 19:07, Güncelleme: 20.04.2026 - 19:12 128 kez okundu.
 

19 Mart bir darbe sürecidir; milli iradeye yapılan bu saldırıya karşı yol haritamızı belirledik!

CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi'nde düzenlediği olağanüstü MYK toplantısının ardından Türk siyasetinde "19 Mart" ile başlayan sürece dair hayati açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin olağanüstü bir dönemden geçtiğini belirten Emre, 19 Mart tarihini milli iradeye yönelik dış icazetli bir "darbe süreci" olarak tanımladı. Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik yapısının tasfiye edilerek monarşik bir düzene geçirilmek istendiğini savunan Emre, bu karanlık tabloya karşı Cumhuriyet Halk Partisi’nin geri adım atmayacağını ve milli egemenliği korumak adına tüm kurullarıyla birlikte kapsamlı bir yol haritası belirlediklerini ilan etti. Genel Başkan Özgür Özel’in siyasi partilerle gerçekleştirdiği ara seçim temaslarına ve önümüzdeki haftanın yoğun programına değinen Emre, demokrasiyi seven tüm yurttaşları saat 20.00’de Ataşehir’de düzenlenecek büyük mitinge davet etti. Emre, hafta boyunca Meclis Başkanı ile görüşmelerin yapılacağını, milletvekili gruplarıyla istişarelerin süreceğini ve cumartesi günü Ankara’da tüm belediye başkanlarının katılımıyla stratejik bir zirve gerçekleştirileceğini belirtti. Bu sürecin sonunda, pazartesi günü yapılacak Parti Meclisi ve MYK toplantılarıyla birlikte ortak akılla şekillenen somut yol haritasının kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu. Kamuoyunda tartışılan "belediye başkanlarının istifası" iddialarına da net bir dille yanıt veren Emre, milletin verdiği mührü ancak milletin geri alabileceğini vurguladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Genel Başkan Özgür Özel arasında gerçekleşen telefon görüşmesine atıfta bulunan Emre, Yavaş’ın istifa veya mühür teslimi gibi bir niyetinin olmadığını, bu tür söylentilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. İktidarın baskı ve yargı eliyle yürüttüğü operasyonlara rağmen, CHP’li belediyelerin halka hizmet etme iradesinin sarsılmaz olduğunu dile getirdi. Siyasi eleştirilerini derinleştiren Emre, ABD Büyükelçisinin monarşi imalı açıklamaları ile Büyük Ortadoğu Projesi eksenindeki gelişmeleri Türkiye’nin egemenliğine yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi. İktidarın CHP’li belediyelere yönelik "silkeleme" talimatıyla hareket ettiğini savunan Emre; Eskişehir ve Ankara gibi başarılı belediyelere yönelik soruşturma izinlerinin bu darbe mekaniğinin bir parçası olduğunu söyledi. Yargıdaki çürümeye ve son dönemde ortaya çıkan "otel görüntüsü" gibi kara propaganda girişimlerine belgelerle yanıt veren Emre, bu tür iftiraların ve kurgu operasyonların CHP’nin bir yıllık birinci parti olma başarısını sindiremeyen bir aklın ürünü olduğunu belirtti. Son olarak Türkiye’nin "Susurluk" benzeri büyük skandallarla ve kurumsal bir çürümeyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Emre, Gülistan Doku davasındaki usulsüzlükleri ve adliyelerde yaşanan yozlaşmayı sert bir dille eleştirdi. CHP Sözcüsü, tüm baskı ve dezenformasyon çalışmalarına rağmen sağduyuyu koruyarak 103 yıllık Cumhuriyet değerlerini savunmaya devam edeceklerini ve bu düzene karşı halkın iktidarını kurana dek mücadeleyi meydanlarda büyüteceklerini vurguladı.
CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Genel Başkanlık İstanbul Çalışma Ofisi'nde düzenlediği olağanüstü MYK toplantısının ardından Türk siyasetinde "19 Mart" ile başlayan sürece dair hayati açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin olağanüstü bir dönemden geçtiğini belirten Emre, 19 Mart tarihini milli iradeye yönelik dış icazetli bir "darbe süreci" olarak tanımladı. Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik yapısının tasfiye edilerek monarşik bir düzene geçirilmek istendiğini savunan Emre, bu karanlık tabloya karşı Cumhuriyet Halk Partisi’nin geri adım atmayacağını ve milli egemenliği korumak adına tüm kurullarıyla birlikte kapsamlı bir yol haritası belirlediklerini ilan etti.

Genel Başkan Özgür Özel’in siyasi partilerle gerçekleştirdiği ara seçim temaslarına ve önümüzdeki haftanın yoğun programına değinen Emre, demokrasiyi seven tüm yurttaşları saat 20.00’de Ataşehir’de düzenlenecek büyük mitinge davet etti. Emre, hafta boyunca Meclis Başkanı ile görüşmelerin yapılacağını, milletvekili gruplarıyla istişarelerin süreceğini ve cumartesi günü Ankara’da tüm belediye başkanlarının katılımıyla stratejik bir zirve gerçekleştirileceğini belirtti. Bu sürecin sonunda, pazartesi günü yapılacak Parti Meclisi ve MYK toplantılarıyla birlikte ortak akılla şekillenen somut yol haritasının kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.

Kamuoyunda tartışılan "belediye başkanlarının istifası" iddialarına da net bir dille yanıt veren Emre, milletin verdiği mührü ancak milletin geri alabileceğini vurguladı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile Genel Başkan Özgür Özel arasında gerçekleşen telefon görüşmesine atıfta bulunan Emre, Yavaş’ın istifa veya mühür teslimi gibi bir niyetinin olmadığını, bu tür söylentilerin gerçeği yansıtmadığını ifade etti. İktidarın baskı ve yargı eliyle yürüttüğü operasyonlara rağmen, CHP’li belediyelerin halka hizmet etme iradesinin sarsılmaz olduğunu dile getirdi.

Siyasi eleştirilerini derinleştiren Emre, ABD Büyükelçisinin monarşi imalı açıklamaları ile Büyük Ortadoğu Projesi eksenindeki gelişmeleri Türkiye’nin egemenliğine yönelik bir saldırı olarak nitelendirdi. İktidarın CHP’li belediyelere yönelik "silkeleme" talimatıyla hareket ettiğini savunan Emre; Eskişehir ve Ankara gibi başarılı belediyelere yönelik soruşturma izinlerinin bu darbe mekaniğinin bir parçası olduğunu söyledi. Yargıdaki çürümeye ve son dönemde ortaya çıkan "otel görüntüsü" gibi kara propaganda girişimlerine belgelerle yanıt veren Emre, bu tür iftiraların ve kurgu operasyonların CHP’nin bir yıllık birinci parti olma başarısını sindiremeyen bir aklın ürünü olduğunu belirtti.

Son olarak Türkiye’nin "Susurluk" benzeri büyük skandallarla ve kurumsal bir çürümeyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Emre, Gülistan Doku davasındaki usulsüzlükleri ve adliyelerde yaşanan yozlaşmayı sert bir dille eleştirdi. CHP Sözcüsü, tüm baskı ve dezenformasyon çalışmalarına rağmen sağduyuyu koruyarak 103 yıllık Cumhuriyet değerlerini savunmaya devam edeceklerini ve bu düzene karşı halkın iktidarını kurana dek mücadeleyi meydanlarda büyüteceklerini vurguladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.