Otoritenin Kutsanması: Putlaştırma Eğiliminin Dinsel, Siyasi ve Psikolojik Kökleri ile Toplumsal Sonuçları.
Otoritenin Kutsanması: Putlaştırma Eğiliminin Dinsel, Siyasi ve Psikolojik Kökleri ile Toplumsal Sonuçları.
İnsanlık tarihi boyunca, bireylerin ve toplumların putlaştırma eğilimi, sadece somut nesnelerle sınırlı kalmamış, zamanla insan figürlerine de yönelmiştir. Prof. Dr. Halil Çivi bu makalesinde put kavramının sözlük anlamından felsefi, psikolojik ve dinsel derinliklerine uzanan geniş yelpazesini incelemektedir.
İnsanlık tarihi boyunca, bireylerin ve toplumların putlaştırma eğilimi, sadece somut nesnelerle sınırlı kalmamış, zamanla insan figürlerine de yönelmiştir. Prof. Dr. Halil Çivi bu makalesinde put kavramının sözlük anlamından felsefi, psikolojik ve dinsel derinliklerine uzanan geniş yelpazesini incelemektedir.
İnsanın kendi zihninin ürünü olan bir yansımayı mutlak doğru, güç veya kurtarıcı ilan etmesiyle başlayan bu süreç, karizmatik liderlerin eleştiriden muaf tutulup yarı-tanrısal konuma yükseltilmesine kadar ilerleyebilir. Dinsel, siyasi, sosyolojik ve psikolojik temellere dayanan insanı putlaştırma olgusunun temel nedenlerini, kısa vadeli yararlarını ve demokrasi, akılcılık ile özgürlükler üzerindeki yıkıcı uzun vadeli sakıncalarını eleştirel bir bakış açısıyla ortaya koyarak, çoğulcu, bilimsel ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir toplumsal bilincin gerekliliğini vurgulamaktadır.
ÇEŞİTLİ BOYUTLARI İLE PUT VE İNSANIN PUTLAŞTIRILMASI ÜZERİNE KISA NOTLAR.
A- PUT NEDİR ?
Put, sözcük olarak, somutlaştırılmış ve biçim verilmiş kutsal nesne ya da varlık demektir. Put sözcüğü, felsefi, psikolojik ve dinsel olarak çok daha derin ve geniş anlamlar içerir.
* Put, insanın kendi dışına çıkardığı, özel anlam ve değer yüklediği ve dokunulmaz yaptığı bir şeydir. Bir taş, bir heykel, bir insan, bir para birimi, bir müzik türü, bir makam, bir ideoloji, bir kültür hatta bir duygu bile put yapılabilir.
* Kısacası; insan kendi zihninin ürünü olan bir yansımayı " mutlak doğru, mutlak güç" ya da
" mutlak kurtarıcı" olarak görüp ilan ettiği andan itibaren kendisi için bir "put" yaratmış olur. Örneğin Hristiyan Haçı onlar için kutsal bir puttur. Darda, zorda kalan ya da bir dileğinin olmasını isteyen kişi o nesnenin kendisine yardım etmesini ister.
B- İNSANI PUTLAŞTIRMAK NE DEMEKTİR?
*Bir insanı putlaştırmak: O insanı her türlü eleştiriden muaf tutmak, asla yanılmaz saymak, dokunulmaz yapmak, üstün görmek, mutlak ve kesin yanılmaz üst otorite kabul emek; yani o kişiyi yarı-tanrı, ilah konumuna yükseltmektir.
* Böyle bir konumdaki kişi artık "sıradan insan" olmaktan çıkar. O toplumdaki kişilerin tartışılamaz en üst aklı konumuna yükselir. Toplum için gerekli olan fikirlerin üreticisi, umutların, özlemlerin ve korkuların taşıyıcısı bir ilahi figür olur.
* Putlaştırılan insan artık kendi olağan davranışları ile değil, insanların, halkın ona yüklediği kutsal anlamla varlığını sürdürmeye, herkesi kendisinin kulu, kölesi ve savunucu askeri olarak görmeye başlar...
C- İNSANLARI PUTLAŞTIRMAYA YARAYAN BAZI TEMEL NEDENLER NELERDİR?
Tarihsel koşullar ve faktörler açısından, bir insanı putlaştırmaya yarayan dini, siyasi, sosyolojik psikolojik, felsefi, askeri, idari, ekonomik ve kültürel bir çok neden mevcuttur. Bu nedenler kısaca şöyle özetlenebilir.
1- Dinsel Nedenler.
Din psikolojisi açısından, insanlarda sürekli kutsal figür yaratma eğilimi vardır. Özellikle karizmatik kişilik sahibi olan insanlara " Tanrı ile insan arasında özel aracı, veli, mucize sahibi rolü verilebilir. Ayrıca, dinlerde de, bilinmeyen gerçekleri metafizik nedenlere bağlı olarak açıklamak çok yaygındır. Bazı dini figürler, dindeki itaat ve teslimiyet konularını, insanın Hakka, hakikate teslim olması yerine, kendi şahıslarına, (mürşide pire, şeyhe...) yönelterek halkın inancını kötüye kullanabilirler.
Sonuç: Dinsel otorite karizmatik kişilikle birleşince o kişi yarı kutsal bir dinsel figüre dönüşebilir. İnsanlar, Tanrıya değil, Tanrı yerine, ilahlaştırılan dini figüre tapmaya başlarlar.
2- Siyasi Nedenler?
Kamusal gücün merkezileşmesi, lider kültü yaratma ihtiyacı, sadece propagandaya dayalı tek sesli medya, karizmatik liderin hata ve eksiklerinin bir " hikmet" sayılması, liderin bireysel kimliği ile devletin eşit kabul edilmesi...
Sonuç: Eğer siyasi liderlik Tanrısallaştırılırsa, toplumun lideri eleştirebilme hakkı yok olur. Demokrasi giderek ortadan kalkar.
3-Sosyolojik Nedenler?
Sosyolojik açıdan, birey ve toplum sürekli bir güvenlik ve adalet arayışı içindedir. Toplumdaki kaos ve kriz dönemlerinde, mevcut kaos ve krizlerin üstesinden gelebilecek kariźmatik, güçlü lider arayışı çoğalır. Kabilecilik, ırkçılık, dincilik...ve benzeri duygular körüklenir ve topluma zarar verir.
Sonuç: Böyle dönemlerde, toplum, ayrışmaları bir kenara bırakıp, karizmatik ve güçlü bir liderin etrafında kenetlenerek kendini güvende hissetmek ister. Örneğin M. Kemal Atatürk.
4- Psikolojik Nedenler?
Sosyal psikoloji açısından; toplumsal cehaletin beslediği cahillik, bilinçsizlik ve eğitimsizlikten kaynaklanan başkalarına bağımlı olma ve teslimiyet eğilimleri. Karmaşık bir dünyanın karmaşık sorunlarıyla baş edebilmek için kendine bir rehper arama güdüsü. Analitik ve eleştirel düşünebilme zayıflığı. Otoriteye bağlı olmanın rahatlığı. Kahraman yaratma psikolojisi.
Sonuç: İnsan her konudaki kişisel eksikliklerini bir
" bir üst figür" e bağlanarak gidermeye çalışır.
5- Felsefi Nedenler?
Felsefi olarak, İnsan soyunun mutlak doğru arayışı. Kendi iç dünyasında içine düştüğü anlam boşluğu ve yeni anlam arayışı. Tek hakikat peşinde koşma ve o hakikatü bulma inancı...
Sonuç: Çoğu felsefi arayışlar yerini katı ideolojilere bırakır. Katı ideolojiler de aşırı disiplinli karizmatik figür anlayışını körükler. Lider putlaştırılır.
6- Askeri Nedenler?
Olağanüstü dönemlerde üstün başarı gösteren ve kriz çözen komutanların kahramanlaştırılması. Kazanılan zaferlerin devlete, topluma ve katılanların hepsine değil, tek bir kişiye maledilmesi. Savaş psikolojisi. Mutlak lider figürünün önem kazanması. Disiplin ve başarı kültürünün tek bir kişiye aktarılması. Kazanılan başarıların toplum gözünde aşırı büyütülmesi.
Sonuç: Tek komutan, yüce kurtarıcı konumuna yükselir.
7- Yönetsel ( İdari) Nedenler?
Yönetsel nedenlerin başında bürokratik güç ve yetkinin tek bir figürde toplanmasıdır. Karar mekanizmalarının kişiselleştirilmesi. Kurum kültürünün zayıflığı. Liyakat sisteminin çökmesi.
İşlerin ehline verilmemesi. Sorumluluktan kaçış.
Sonuç: " Şef ne derse o olur" kuralı çalışır.
8- Ekonomik Nedenler?
Ekonomik kaos ve kriz dönemlerinde " güçlü lider" beklentisi oluşur. Ekonomik başarılar, refah artışları lidere maledilir. Yoksullaşan halk, dağıtılan resmi yardımlar nedeniyle, lideri velinimet olarak görmeye başlar. Ekonomik güç odakları ise lidere yatırım yapma yolunu seçer. Ekonomik krizler ve siyasi başarısızlıklar ise " Dış güçler ve dış düşmanlara bağlanır.
Sonuç : Ekonomik başarı = Lider. Ekonomik başarısızlıklar= Dış düşmanlar, dış güçler.
9- Kültürel Nedenler?
Tarihten gelen geleneksel, mitolojik kahramanlık öyküleri. Ataerkil aileden gelen üst otoriteye boyun eğme ve kabullenme öğretisi. Baba figürünün bir kurtarıcı olarak algılanması. Sözlü kültürden kuşaktan kuşana aktarılan masallar ve destanlar...
Sonuç: Siyasi lider toplumun kollektif bilincindeki " baba" ya da " kutsal kahraman" figürünün yerini doldurur. "Devlet baba" metaforu böyle doğar.
D- İNSAN PUTLAŞTIRMANIN YARARLARI VAR MIDIR?
Genelde insan putlaştırmanın yararları fazla önemli değildir. Başlıca yararları dört başlık altında toplanabilir.
1- Putlaştırılmış lider, kaos ve kriz dönemlerinde topluma moral destek sağlayabilir.
2- Putlaştırılmış lider bunalım ve ümitsizlik dönemlerine toplumu motive edip umut ve güven aşılayabilir.
3- Toplumun ortak geleceği için ortak umut ve idealler oluşturabilir.
4- Kısa vadede, toplumda düzen ve disiplin getirebilir.
E- PUTLAŞTIRMANIN BAŞLICA SAKINCALARI?
1- Toplumda eleştiri yok olur. Özgürlükler daralır. Korku kültürü yayılır. Gerçekler gizlenir. Putlaştırılan liderin eksiklik ve yanlışlıkları dile getirilemez.
2- Kurum kültürü çöker. Kurumsallaşmanın yararları kaybolur. Putlaştırılan figür devletle özdeşleşir. Siyasi rejim monarşi sistemine doğru dümen kırmaya başlar.
3- Yanılmaz, putlaştırılmış lider, yanlış ve yıkıcı kararlar zinciri demektir. Toplumlarını felakete ve yıkıma götürürler. Hitler Mussolini, Stalin bu tür liderlerin somut tarihsel örnekleridir.
4- Ülkedeki ekonomik kararlar rasyonellikten uzaklaşır. Çünkü bu kararlar bilimsel verilerle değil, karizmatik put liderin inanç ve isteklerine göre şekillenir.
5- Akli, bilimsel düşünceler devre dışı kalır. Toplum yaşamına dogmatik değerler egemen olur.
6- Toplumda korku kültürü ve korku iklimi yaygınlaşır. Liderin faaliyetleri denetlenemez.
7- Bireysel haklar ve özgürlükler askıya alınır. Adaletsizlikler yaygınlaşır.
8- Tarihsel ortak hafıza çarpıtılıp bozulur. Sonra yapay olarak, yeniden inşa edilme yolu seçilir.
9- Eğer lider putu kırılırsa toplum bir sosyolojik travma içine sürüklenebilir.
GENEL SONUÇ :
Dinsel, siyasi, ekonomik, hukuki, eğitsel, yönetsel, kültürel...hangi konularda olursa olsun insanlar asla putlaştırılmamalıdır. İnsan bilgisi Tanrı bilgisine eşdeğer değildir. Çünkü insan yaratılmıştır. Beşerdir. Beşer mutlaka şaşar. Tek insan her zaman hata yapmaya açıktır. Ayrıca güç zehirlenmesine yakalanabilir.
Bir insana Tanrısal nitelikler yüklemek, onu yanılmaz kabul etmek insanı ve toplumu körleştirir. Korkaklaştırılır, bağımlı bir kişilik doğurur. Aklın ve bilimin devre dışı kalmasına neden olur.
Yaşasın çoğulcu gerçek demokrasi. Yaşaşın millet iradesi. Yaşasın evrensel insan hakları. Yaşasın hukukun üstünlüğü. Yaşasın özgürlük, yaşasın kardeşlik.
Yaşasın Demokratik ve laik Türkiye Cumhuriyeti.
