Özgür Özel TBMM Grup Başkanlığı Hamlesiyle Yargısal Kuşatmaya Meclis Bariyeri Çekti!

ÖZEL HABER 23.05.2026 - 16:10, Güncelleme: 23.05.2026 - 16:41 113 kez okundu.
 

Özgür Özel TBMM Grup Başkanlığı Hamlesiyle Yargısal Kuşatmaya Meclis Bariyeri Çekti!

Basına kapalı gerçekleştirilen tarihi oturumda yapılan seçim sonucunda Özgür Özel, 95 kabul oyu alarak yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin 38. Olağan Kurultay’ı iptal eden şok "mutlak butlan" kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cephesinden sarsıcı bir karşı hamle geldi. Tedbiren genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, partisinin 138 milletvekilini Genel Merkez’de olağanüstü kapalı grup toplantısına çağırdı. Basına kapalı gerçekleştirilen tarihi oturumda yapılan seçim sonucunda Özgür Özel, 95 kabul oyu alarak yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçildi. Toplantıda toplam 110 milletvekilinin (95 kabul, 15 mazeret bildiren/katılan ancak imza ve destek beyan eden vekil dahil) ezici desteğini arkasına alan Özel, mahkeme kararıyla sarsılan meşruiyet zeminini yasama organı üzerinden yeniden tahkim etti. Bu hamle, yargı eliyle partiye "kayyum" ya da "çağrı heyeti" atanması tartışmalarına karşı Meclis çatısı altında kurulmuş çelikten bir savunma hattı olarak yorumlanırken, kapalı zarf usulüyle yapılan oylamadaki bazı detaylar ve sert açıklamalar günün en çok konuşulan başlıkları oldu. Siyasi İklimde Yaratacağı Etki ve Güç Dengeleri Özgür Özel’in mutlak butlan kararı Meclis Başkanlığı’na ulaşmadan hemen önce attığı bu stratejik adım, Türk siyasi ikliminde kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak nitelikte. Kararın ardından oluşabilecek muhtemel senaryolar ve siyasi etkiler şu başlıklar altında özetleniyor: Hukuki Boşluğa Karşı Meclis Kalkanı Normal şartlarda CHP tüzüğüne göre genel başkan, otomatik olarak TBMM Grup Başkanlığı görevini de yürütüyor. Ancak mahkemenin kurultayı iptal etmesi, Özel’in genel başkanlık sıfatını ve dolayısıyla grup başkanlığı yetkisini hukuken tartışmalı hale getirmişti. Özgür Özel, bu seçimi yenileyerek genel başkanlık sıfatından bağımsız olarak, doğrudan milletvekillerinin hür iradesiyle meşru bir "Grup Başkanı" konumuna erişti. Bu durum, mahkemenin atayabileceği muhtemel bir hukuki çağrı heyetinin (kayyum) partinin Meclis grubuna ve yasama faaliyetlerine müdahale etmesini hukuken imkansız kılıyor. Mahmut Tanal’dan Sert Tepki: "20 Sayfalık Karar Bir Günde Yazılamaz, Bilgisayarlar İncelensin" Grup toplantısının ve sonrasındaki hukuki tartışmaların en çarpıcı çıkışlarından biri hukukçu kimliğiyle tanınan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’dan geldi. BAM’ın mutlak butlan kararına ve yargı mensuplarına çok sert eleştiriler yönelten Tanal, kararın önceden sipariş usulüyle hazırlandığını iddia etti. Tanal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "20 sayfalık gerekçeli bir karar tek bir günde yazılamaz. Bu metin önceden hazırlanmıştır, ortada hukuki bir karar değil, FETÖ taktiklerini andıran bir yargı operasyonu vardır. O kararı veren hakimlerin bilgisayar kayıtları geriye dönük incelenmelidir. Ergenekon ve Balyoz döneminde hukuku çiğneyenler nasıl hesap verdiyse, bu kumpasın ortakları da bağımsız yargı önünde hesap verecektir. Partimizin vaatlerini sahada anlatacak isim de, meclis uyumunu sağlayacak isim de Genel Başkanımız Özgür Özel'dir; bizi yargı oyunlarıyla yıldıramazlar." Oylamaya Katılmayanların Pozisyonu ve "Kapalı Zarf" Mesajı Seçimde Özgür Özel’in 95 kabul oyu alması, meclis grubunun ezici çoğunluğunun Özel'in arkasında kenetlendiğini gösterse de, oylamaya katılmayan ya da mazeret bildiren partililerin varlığı dikkatlerden kaçmadı. Kulislerden sızan bilgilere göre, resmi olarak mazeret bildiren 15 vekilin dışındaki bazı isimlerin oylamaya katılmaması, parti içindeki "Kemal Kılıçdaroğlu cephesinin" tamamen tasfiye olmadığını ve adli yargının "eski yönetimi göreve iade" kararı sonrası temkinli bir bekleyişe geçtiğini gösteriyor. Katılmayanların bu tavrı, olası bir olağanüstü kurultayda veya Genel Merkez koridorlarında yaşanacak güç savaşlarında Kılıçdaroğlu kanadının hala bir denge unsuru olmaya çalışacağına işaret ediyor.   Yargı Operasyonuna Karşı Siyasi Blok CHP içinde bugün yaşanan "Grup Başkanlığı" seçimi, sıradan bir iç tüzük uygulaması değildir; iktidarın yargı eliyle ana muhalefeti felç etme, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel gibi aktörleri oyun dışı bırakarak muhalefeti bölme stratejisine karşı verilmiş makro bir siyasi yanıttır. Mahmut Tanal gibi kıdemli hukukçuların yargı zeminine yönelik sert salvoları ve milletvekillerinin blok desteği, CHP’nin harici müdahalelere karşı tek vücut olacağını gösteriyor. Katılmayan vekillerin yarattığı hafif çatlaklara rağmen Özel yönetimi, mahkeme salonlarında kaybetmeye zorlandığı meşruiyeti Meclis grubunun gücüyle sokakta ve sandıkta aramaya kararlı görünüyor.  
Basına kapalı gerçekleştirilen tarihi oturumda yapılan seçim sonucunda Özgür Özel, 95 kabul oyu alarak yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçildi.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin 38. Olağan Kurultay’ı iptal eden şok "mutlak butlan" kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cephesinden sarsıcı bir karşı hamle geldi. Tedbiren genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, partisinin 138 milletvekilini Genel Merkez’de olağanüstü kapalı grup toplantısına çağırdı.

Basına kapalı gerçekleştirilen tarihi oturumda yapılan seçim sonucunda Özgür Özel, 95 kabul oyu alarak yeniden CHP TBMM Grup Başkanı seçildi. Toplantıda toplam 110 milletvekilinin (95 kabul, 15 mazeret bildiren/katılan ancak imza ve destek beyan eden vekil dahil) ezici desteğini arkasına alan Özel, mahkeme kararıyla sarsılan meşruiyet zeminini yasama organı üzerinden yeniden tahkim etti.

Bu hamle, yargı eliyle partiye "kayyum" ya da "çağrı heyeti" atanması tartışmalarına karşı Meclis çatısı altında kurulmuş çelikten bir savunma hattı olarak yorumlanırken, kapalı zarf usulüyle yapılan oylamadaki bazı detaylar ve sert açıklamalar günün en çok konuşulan başlıkları oldu.

Siyasi İklimde Yaratacağı Etki ve Güç Dengeleri

Özgür Özel’in mutlak butlan kararı Meclis Başkanlığı’na ulaşmadan hemen önce attığı bu stratejik adım, Türk siyasi ikliminde kartların yeniden dağıtılmasına yol açacak nitelikte. Kararın ardından oluşabilecek muhtemel senaryolar ve siyasi etkiler şu başlıklar altında özetleniyor:

Hukuki Boşluğa Karşı Meclis Kalkanı

Normal şartlarda CHP tüzüğüne göre genel başkan, otomatik olarak TBMM Grup Başkanlığı görevini de yürütüyor. Ancak mahkemenin kurultayı iptal etmesi, Özel’in genel başkanlık sıfatını ve dolayısıyla grup başkanlığı yetkisini hukuken tartışmalı hale getirmişti.

Özgür Özel, bu seçimi yenileyerek genel başkanlık sıfatından bağımsız olarak, doğrudan milletvekillerinin hür iradesiyle meşru bir "Grup Başkanı" konumuna erişti. Bu durum, mahkemenin atayabileceği muhtemel bir hukuki çağrı heyetinin (kayyum) partinin Meclis grubuna ve yasama faaliyetlerine müdahale etmesini hukuken imkansız kılıyor.

Mahmut Tanal’dan Sert Tepki: "20 Sayfalık Karar Bir Günde Yazılamaz, Bilgisayarlar İncelensin"

Grup toplantısının ve sonrasındaki hukuki tartışmaların en çarpıcı çıkışlarından biri hukukçu kimliğiyle tanınan CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal’dan geldi. BAM’ın mutlak butlan kararına ve yargı mensuplarına çok sert eleştiriler yönelten Tanal, kararın önceden sipariş usulüyle hazırlandığını iddia etti. Tanal yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"20 sayfalık gerekçeli bir karar tek bir günde yazılamaz. Bu metin önceden hazırlanmıştır, ortada hukuki bir karar değil, FETÖ taktiklerini andıran bir yargı operasyonu vardır. O kararı veren hakimlerin bilgisayar kayıtları geriye dönük incelenmelidir. Ergenekon ve Balyoz döneminde hukuku çiğneyenler nasıl hesap verdiyse, bu kumpasın ortakları da bağımsız yargı önünde hesap verecektir. Partimizin vaatlerini sahada anlatacak isim de, meclis uyumunu sağlayacak isim de Genel Başkanımız Özgür Özel'dir; bizi yargı oyunlarıyla yıldıramazlar."

Oylamaya Katılmayanların Pozisyonu ve "Kapalı Zarf" Mesajı

Seçimde Özgür Özel’in 95 kabul oyu alması, meclis grubunun ezici çoğunluğunun Özel'in arkasında kenetlendiğini gösterse de, oylamaya katılmayan ya da mazeret bildiren partililerin varlığı dikkatlerden kaçmadı.

Kulislerden sızan bilgilere göre, resmi olarak mazeret bildiren 15 vekilin dışındaki bazı isimlerin oylamaya katılmaması, parti içindeki "Kemal Kılıçdaroğlu cephesinin" tamamen tasfiye olmadığını ve adli yargının "eski yönetimi göreve iade" kararı sonrası temkinli bir bekleyişe geçtiğini gösteriyor. Katılmayanların bu tavrı, olası bir olağanüstü kurultayda veya Genel Merkez koridorlarında yaşanacak güç savaşlarında Kılıçdaroğlu kanadının hala bir denge unsuru olmaya çalışacağına işaret ediyor.
 

Yargı Operasyonuna Karşı Siyasi Blok

CHP içinde bugün yaşanan "Grup Başkanlığı" seçimi, sıradan bir iç tüzük uygulaması değildir; iktidarın yargı eliyle ana muhalefeti felç etme, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel gibi aktörleri oyun dışı bırakarak muhalefeti bölme stratejisine karşı verilmiş makro bir siyasi yanıttır.

Mahmut Tanal gibi kıdemli hukukçuların yargı zeminine yönelik sert salvoları ve milletvekillerinin blok desteği, CHP’nin harici müdahalelere karşı tek vücut olacağını gösteriyor. Katılmayan vekillerin yarattığı hafif çatlaklara rağmen Özel yönetimi, mahkeme salonlarında kaybetmeye zorlandığı meşruiyeti Meclis grubunun gücüyle sokakta ve sandıkta aramaya kararlı görünüyor.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.