Cumhuriyetin Aydınlık Yolu: Laiklik
Cumhuriyetin Aydınlık Yolu: Laiklik
5 Şubat 1937 Değştirilemez, değiştirmesi teklif dahi edilemez Laiklik İlkesinin kabulü...
5 Şubat 1937 Değştirilemez, değiştirmesi teklif dahi edilemez Laiklik İlkesinin kabulü...
5 Şubat 1937, laiklik ilkesinin Anayasamıza girdiği; Cumhuriyetimizin çağdaş, demokratik ve hukuk devleti kimliğinin güvence altına alındığı tarihsel bir dönüm noktasıdır. Laiklik, yalnızca devlet yönetimine ilişkin bir tercih değil; aklın, bilimin, özgür düşüncenin ve eşit yurttaşlığın teminatıdır.
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kabul edilen laiklik ilkesi; din ve devlet işlerinin ayrılmasını sağlayarak, herkesin inanç ve vicdan özgürlüğünü güvence altına almış, toplumsal barışın ve ortak yaşamın temel taşı olmuştur. Bu yönüyle laiklik, Cumhuriyetimizin en büyük kazanımlarından biri olmanın ötesinde, değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif dahi edilemez anayasal ilkelerimiz arasında yer almaktadır.
Aradan geçen yıllara rağmen laiklik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin vazgeçilmez değerlerinden biri olmaya devam etmektedir. Çünkü laiklik; özgür bireyin, eşit yurttaşlığın ve hukukun üstünlüğünün güvencesidir. Cumhuriyet, laiklik sayesinde ayakta durur; laiklik sayesinde geleceğe güvenle bakar.
Bu tarihsel kazanımı kararlılıkla korumak, gelecek kuşaklara aktarmak ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Laiklik, dün olduğu gibi bugün de yarın da Türkiye Cumhuriyeti’nin temel direği olmaya devam edecektir.
Laiklik ilelebed yaşayacak, Cumhuriyet sonsuza dek var olacaktır.
İbrahim Bilgin
İstanbul Gazete ve Habirciler Federasyonu
Maltepe Şube Başkanı
