GERÇEK DEMOKRASİNİN TEMEL FELSEFESI NEDİR?

ÖZEL HABER 07.06.2026 - 22:26, Güncelleme: 07.06.2026 - 22:26 1473 kez okundu.
 

GERÇEK DEMOKRASİNİN TEMEL FELSEFESI NEDİR?

Adliye koridorlarından kampüslere kadar her alanda hürriyet ve meşruiyet tartışmalarının yaşandığı günümüzde, Prof. Dr. Halil Çivi gerçek demokrasinin temel felsefesini masaya yatırıyor.

Makalesinde hiçbir makam, sınıf veya etnisiteye ayrıcalık tanınamayacağını belirten Çivi, evrensel insan haklarının dokunulmazlığını ve liderlerin peşinen uymak zorunda olduğu hukuki sınırları hatırlatıyor. Siyasi rejimlerde keyfiliğe yer olmadığını savunan ve "Gerisi keyfi yönetim olur" diyerek kurumsal aşınmaya meydan okuyan Prof. Dr. Halil Çivi’nin, çağdaş anayasal düzene ve toplumsal barışa kılavuzluk edecek o çarpıcı yazısı:   GERÇEK DEMOKRASİNİN TEMEL FELSEFESI NEDİR? Özgür ve eşit koşullarda, halk iradesine dayalı siyasi bir yönetim biçimi olarak; bir toplumda ırk, dil, din, mezhep, renk, cinsiyet... ve ideoloji ayrımı yapmadan, koşulsuz ve istisnasız olarak, herkesin fırsat eşitliği içinde, her türlü yaşam koşullarında, hep birlikte  özgürce var olabilmesı ve yine eşit koşullarda  beraberce yaşayabilmesi;  ayrıca anayasal hak- hukuk eşitliği; adalet barış, kardeşlik ve sevgi içinde sürdürülebilir bir siyasi yönetim biçiminin pratiğe aktarılabilmesi demektir. Demokrasi çoğunlukculuk değil çoğulculuktur.  Gerçek demokrasilerde mevkisi, makamı ve görevi ne olursa hiç kimseye, sınıfa, gruba, etnisiteye... ayrıcalık tanınamaz. Demokrasilerde temel evrensel insan hak ve özgürlüklerinin özüne ve ruhuna dokunulamaz. Demokratik siyasi yönetici ya da lider, anayasa ve hukuk ilkelerinin kendisinden üstün olduğunu; hukuk çemberi  dışına asla çıkmayacağını; her koşulda bu sınırlamalara  peşinen uyacağını kabul  eden kişidir.  Gerisi keyfi yönetim olur. Demokrasilerde, yani  hukukun üstünlüğüne dayalı siyasi rejimlerde keyfiliğe yer yoktur. Gerçek demokrasiler hukukun üstünlüğüne ve ve çağdaş anayasal rejime dayalı ADALET TOPLUMU demektir.
Adliye koridorlarından kampüslere kadar her alanda hürriyet ve meşruiyet tartışmalarının yaşandığı günümüzde, Prof. Dr. Halil Çivi gerçek demokrasinin temel felsefesini masaya yatırıyor.

Makalesinde hiçbir makam, sınıf veya etnisiteye ayrıcalık tanınamayacağını belirten Çivi, evrensel insan haklarının dokunulmazlığını ve liderlerin peşinen uymak zorunda olduğu hukuki sınırları hatırlatıyor. Siyasi rejimlerde keyfiliğe yer olmadığını savunan ve "Gerisi keyfi yönetim olur" diyerek kurumsal aşınmaya meydan okuyan Prof. Dr. Halil Çivi’nin, çağdaş anayasal düzene ve toplumsal barışa kılavuzluk edecek o çarpıcı yazısı:
 



GERÇEK DEMOKRASİNİN TEMEL FELSEFESI NEDİR?

Özgür ve eşit koşullarda, halk iradesine dayalı siyasi bir yönetim biçimi olarak; bir toplumda ırk, dil, din, mezhep, renk, cinsiyet... ve ideoloji ayrımı yapmadan, koşulsuz ve istisnasız olarak, herkesin fırsat eşitliği içinde, her türlü yaşam koşullarında, hep birlikte  özgürce var olabilmesı ve yine eşit koşullarda  beraberce yaşayabilmesi;  ayrıca anayasal hak- hukuk eşitliği; adalet barış, kardeşlik ve sevgi içinde sürdürülebilir bir siyasi yönetim biçiminin pratiğe aktarılabilmesi demektir.
Demokrasi çoğunlukculuk değil çoğulculuktur. 

Gerçek demokrasilerde mevkisi, makamı ve görevi ne olursa hiç kimseye, sınıfa, gruba, etnisiteye... ayrıcalık tanınamaz.

Demokrasilerde temel evrensel insan hak ve özgürlüklerinin özüne ve ruhuna dokunulamaz.

Demokratik siyasi yönetici ya da lider, anayasa ve hukuk ilkelerinin kendisinden üstün olduğunu; hukuk çemberi  dışına asla çıkmayacağını; her koşulda bu sınırlamalara  peşinen uyacağını kabul  eden kişidir. 

Gerisi keyfi yönetim olur. Demokrasilerde, yani  hukukun üstünlüğüne dayalı siyasi rejimlerde keyfiliğe yer yoktur.

Gerçek demokrasiler hukukun üstünlüğüne ve ve çağdaş anayasal rejime dayalı ADALET TOPLUMU demektir.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.