GİRESUN’DAKİ AYI AVI İZNİ DERHAL İPTAL EDİLMELİDİR! AV CİNAYETTİR!
GİRESUN’DAKİ AYI AVI İZNİ DERHAL İPTAL EDİLMELİDİR! AV CİNAYETTİR!
Giresun Çevre ve Doğa Derneği, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Giresun Şube Müdürlüğünün 3 ayı için 61 günlük özel av izninin iptal edilmesini isteyen bir açıklama yaptı.
Giresun Çevre ve Doğa Derneği, Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Giresun Şube Müdürlüğünün 3 ayı için 61 günlük özel av izninin iptal edilmesini isteyen bir açıklama yaptı.
Doğa Koruma ve Milli Parklar Giresun Şube Müdürlüğü tarafından Çaldağ, Güce ve Çamoluk devlet avlaklarında 3 ayı için yürürlüğe konan "Sürek-Bek" pusu yöntemiyle avlanma kararı, kentte büyük bir ekolojik tartışmanın fitilini ateşledi. Giresun Çevre ve Doğa Derneği, yaban hayatını korumakla yükümlü resmi kurumların "öldürme izni" imzalamasını sert bir dille eleştirdi. Bozayıların ekosistemin dengesini koruyan "şemsiye türlerden" biri olduğuna dikkat çeken çevre platformu, ranta açılan ormanlar nedeniyle mülksüzleştirilen yaban hayatını savunmak için tüm yetkilileri ölümden değil, yaşamdan yana saf tutmaya çağırdı.
Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Giresun Şube Müdürlüğü tarafından, kentimiz sınırları içerisindeki 3 ayı için 1 Haziran - 31 Temmuz tarihleri arasında, 61 gün boyunca "özel avlanma izni" verildiğini üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız."Sürek-Bek" adı altında, yani hayvanları pusuya düşürerek, kaçacak yer bırakmayarak arkadan vurmayı hedefleyen bu ilkel yöntem kabul edilemez. Çaldağ-Lapa-Kemerköprü, Güce-Doğankent-Çanakçı ve Çamoluk Devlet Avlağı mevkiilerinde yürürlüğe konan bu karar, hiçbir bilimsel, ahlaki ve hukuki temele dayanmamaktadır.
Yaban hayatının doğal dengesini korumakla görevli olan bir kurumun, korumak yerine "öldürme izni" imzalaması kabul edilemez. Ayıların yerleşim alanlarına yaklaşması veya tarım arazilerine zarar vermesi gibi gerekçelerin arkasına sığınılıyorsa; sormak istiyoruz: Bu hayvanların yaşam alanlarını kim talan etti?
Ayıların yaşam alanlarına inmesi bir keyfiyet değil, hayatta kalma mücadelesidir. Sermayenin bitmek bilmeyen kâr hırsı, ormanlarımızı yok eden kontrolsüz yapılaşmalar, bölgeyi kuşatan HES projeleri ve vahşi madencilik faaliyetleri; ayıların, kurtların, kuşların yani bu doğanın gerçek sahiplerinin yuvalarını ellerinden almıştır. Sermaye yalnızca insanı mülksüzleştirmemiş, yaban hayatını da yersiz yurtsuz bırakmıştır. Yaşam alanları daralan, besin zinciri kırılan yaban hayvanlarının yerleşim yerlerine yönelmesinin sorumlusu, doğayı ranta açanlar ve yaban hayatını korumayan yetkili kurumlardır.
Av kararı hem vicdana hem de Uluslararası Hukuka aykırıdır!
Bilinmelidir ki bozayılar, Türkiye’nin de imzacı olduğu uluslararası Bern Sözleşmesi (Avrupa’nın Yaban Hayatı ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi) kapsamında "kesin koruma altındaki türler" (Ek Liste II) arasında yer almaktadır. Bu sözleşmeye göre, koruma altındaki türlerin kasıtlı yakalanması, alıkonulması ve öldürülmesi kesinlikle yasaktır. Bu av izni, yalnızca vicdanları yaralamakla kalmayıp, ulusal mevzuatımızı ve uluslararası taahhütlerimizi de ihlal etmektedir.
Ayılar, ekosistemin en üst basamağındaki "şemsiye türlerden" biridir. Onların yok edilmesi, Giresun’un orman ekosisteminde geri dönülemez bir zincirleme çöküşü tetikleyecektir. Sağlıklı bir doğanın ön koşulu, tüm türlerin yaşam hakkına saygı duymaktır. Av, cinayettir. Öldürmek bir çözüm değildir.
İnsan faaliyetlerinin genişlediği bölgelerde, yaban hayvanlarının yaşam alanları daralıyorsa, orda büyük bir ekolojik yıkım oluşur. Hayvanların yerleşim yerlerine yaklaşma sebebinin doğal yaşam alanları üzerindeki baskılardan kaynaklandığını ortaya koyan bir çok araştırma mevcutken; ekolojik çözümler bulmak yerine öldürmenin çözüm olarak sunulmasını kabul etmiyoruz.
Yaban hayvanlarının güvenli geçiş alanlarının korunması, ekolojik koridorlar belirlenmesi, doğal yaşam alanlarının iyileştirilmesi, bölge halkının ve toplumun bilinçlendirilmesi gibi bilim temelli koruma yaklaşımlarının acilen hayata geçirilmesi için yetkili tüm kurumları göreve çağırıyoruz.
Bilimsel, etik ve yaşam merkezli, uluslararası sözleşmelere uygun alternatif koruma politikalarının ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Doğayı tahrip eden, yaban hayatını göçe ve ölüme zorlayan sömürge madencilik gibi ekosisteme zarar veren tüm projelerden vazgeçilmesini talep ediyoruz.
Ekosistemin efendisi değil, parçası olduğumuzu bilen bizler, bu coğrafyanın her bir ağacının, her bir deresinin ve o ormanlarda nefes alan her bir canlının sesi olmaya devam edeceğiz. Tüm yetkilileri ölümden değil, yaşamdan yana kararlar almaya, Giresun'daki 3 ayı için verilen, kanlı av iznini derhal ve koşulsuz olarak iptal etmeye davet ediyoruz.
Kapak Fotoğrafı: Hürriyet
