Hakan Tosun için adalet çağrısı
Hakan Tosun için adalet çağrısı
Ölümle sonuçlanan saldırıda iki sanık hakkında “yaralama” suçundan yargılama yapılacak olması tepkiyle karşılandı…
Ölümle sonuçlanan saldırıda iki sanık hakkında “yaralama” suçundan yargılama yapılacak olması tepkiyle karşılandı…
Yusuf Yavuz
Gazeteci ve belgeselci Hakan Tosun’un ölümüyle sonuçlanan saldırının ardından hazırlanan fezlekede, “yaralama” suçundan yargılama talebi tepki çekti. Birçok kentte eşzamanlı yapılan eylem ve basın açıklamalarında, fezlekede yer alan “ağır tahrik” ifadesine dikkat çekilerek, Hakan Tosun için adalet çağrısı yapıldı.
ÇEVRE VE KENT HAKKI İHLALLERİNİ BELGELİYORDU
Çevre ve kent hakkı ihlallerine karşı yaptığı belgesel ve video haberler ile tanınan gazeteci Hakan Tosun, 10 Ekim 2025 tarihinde İstanbul Esenyurt’ta iki kişinin saldırısı sonucu ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.
İKİ KİŞİNİN SALDIRISI SONUCU YAŞAMINI YİTİRDİ
Bu vahşice saldırının ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü bir açıklama yaparak 18 ve 24 yaşlarında iki kişiden oluşan şüphelilerin tutuklandığını duyurdu. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerde ise gazeteci Hakan Tosun’a saldıranların motosikletten inerek eylemi gerçekleştirdikleri kamuoyuna yansıdı.
FEZLEKEDEKİ ‘ÖLDÜRME KASTI YOKTUR’ İFADESİ TEPKİ ÇEKTİ
Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen fezlekede, tutuklu iki şüpheli ile ilgili “öldürme kastı yoktur” ifadesine yer verilmesine yönelik tepkiler büyüyor.
ANTALYA’DA HAKAN YOSUN İÇİN ADALET ÇAĞRISI
Hakan Tosun’un yakınları ve dostları, adalet arayışı için birçok ilde eş zamanlı basın açıklamaları yaptı. Antalya’da yapılan ortak basın açıklamasında, Hakan Tosun için adalet talebi yenilenerek, “Hayati bölgeye yönelmiş, tekrarlayan ve ölümle sonuçlanan bu şiddetin yalnızca ‘yaralama’ kapsamında değerlendirilmesi hukuken kabul edilemez. Ortada kasıtlı öldürme suçu vardır ve asla haksız tahrik söz konusu değildir” denildi.
Antalya Kalekapısı’nda bulunan Attalos heykeli önünde Hakan Tosun’un dostları adına yapılan ortak basın açıklamasını, Antalya Ekoloji Ağı’ndan Erol Malçok okudu.
İKİ ŞÜPHELİ ‘YARALAMA’ SUÇUNDAN YARGILANIYOR
Hakan Tosun, maruz kaldığı ağır ve sistematik şiddet sonucu hayatını kaybettiği vurgulanan açıklamada, “Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen fezlekede, iki tutuklu şüphelinin ‘neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama’ suçundan cezalandırılması talep edilmiş; ayrıca şüpheliler lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği belirtilmiştir. Bu hukuki nitelendirmenin dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olmadığı açık ve nettir. Yargılamayı yapacak olan Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi de bu hukuk dışı fezlekeye uygun bir karar verirse; katiller 2,5 yıl ceza çekip salınacaklardır. Oysa kasten öldürmenin cezası müebbet hapistir.
‘ÖLDÜRME KASTIYLA HAREKET EDİLDİ’
Adli Tıp raporuna göre ölüm; künt kafa
travmasına bağlı kafatası ve yüz kemik kırıkları, kafa içi kanama, beyin kanaması ve beyin doku harabiyeti sonucu meydana gelmiştir. Kamera kayıtlarında mağdurun baş bölgesine yönelik birden fazla ve yoğun tekme ve yumruk atıldığı görülmektedir. Vücudunun başka yerlerinde de yaralanmalar tespit edilmiştir. Hakan, aldığı ilk darbelerden sonra güçlükle toparlanıp olay yerinden uzaklaşmaya çalışmış, ancak sanıklar bir süre sonra tekrar olay yerine gelerek darp etmeye devam etmiştir. Bu ısrarlı takip ve şiddetin boyutu sanıkların öldürme kastıyla hareket ettiğinin kanıtıdır.” İfadelerine yer verildi.
‘GÖRÜNTÜLER TANIK BEYANLARINI YALANLADI’
Hayati bölgeye yönelmiş, tekrarlayan ve ölümle sonuçlanan bu şiddetin yalnızca ‘yaralama’ kapsamında değerlendirilmesinin hukuken kabul edilemez olduğu savunulan açıklamada, “Ortada kasıtlı öldürme suçu vardır ve asla haksız tahrik söz konusu değildir. Fezlekede, saldırganların ve yönlendirilmiş tanıkların sözlü ifadelerine dayanılarak sanıklar lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması istenmiştir. Ancak buna dayanak gösterilen tanık beyanları tarafsız olmayıp tamamen uydurmadır. Bu beyanlar görüntülerle yalanlanmıştır. Hakan’ın saldırganlara yönelik tahrik edici hiçbir davranışı olmamıştır” denildi.
SORUŞTURMA AZMETTİRİCİ BOYUTU EKSİK
Savcılık soruşturmasında saldırganların arkasında azmettiren bulunup bulunmadığı, iletişim kayıtları ve olayın organizasyon boyutuna ilişkin kapsamlı incelemelerin yapılmadığının görüldüğüne dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Savcılık olayın iştirakçisi olan motosikletli şahıs hakkında da bir işlem yapmamış, bu şahsı dosyanın muteber tanığı olarak değerlendirmiştir. Oysa bu şahıs başından sonuna kadar saldırının içindedir ve sosyal medya hesabından daltonlarla, çetelerle ve infaz timleriyle ilişkili olduğunu gösterir paylaşımlar yapmıştır.
‘KATİLLERİ KİM KORUYOR?’
Bu dosya yalnızca bir ceza dosyası değildir; yaşam hakkının korunması bakımından da temel bir önem taşımaktadır. Eylemin hukuki nitelendirilmesini doğru yapılması, soruşturmanın eksiksiz yürütülmesi ve sorumluluğu bulunan herkesin adil şekilde yargılanması gerektiğini kamuoyuna saygıyla bildiririz. Aksi takdirde cezasızlık algısı oluşacak, sokak çeteleri cesaret kazanacak ve hiç kimsenin can güvenliği olmayacaktır. Soruyoruz: Katilleri kimler koruyor.”
