Türk Kadınının Cepheden Meclise Uzanan Onur Yolu
Türk Kadınının Cepheden Meclise Uzanan Onur Yolu
Bugün 8 Şubat. Türk kadınının sadece hane içinde değil, ülkenin kader tayininde de "Ben de varım" dediği, ilk kez sandık başına giderek seçme ve seçilme hakkını kullandığı o büyük günün yıl dönümü.
Bugün 8 Şubat. Türk kadınının sadece hane içinde değil, ülkenin kader tayininde de "Ben de varım" dediği, ilk kez sandık başına giderek seçme ve seçilme hakkını kullandığı o büyük günün yıl dönümü.
Türk kadını, bu hakkı sadece bir yasa maddesiyle değil; asırların mücadelesi ve vatan savunmasındaki eşsiz fedakarlığıyla kazanmıştır. Bizim hikayemiz, sadece sandık başında değil, cephe gerisinde başlamıştır.
Nene Hatun’un Azminden Meclis Kürsüsüne
Erzurum tabyalarında elinde satırı, yüreğinde vatan aşkıyla devleşen Nene Hatun’un; kağnısıyla cepheye mermi taşırken donarak şehit düşen Şerife Bacı’nın; "Geldikleri gibi giderler" inancıyla meydanları inleten Halide Edib’in ve istiklal uğruna ömrünü adayan binlerce isimsiz kahraman kadının mirasıdır bu hak.
Nene Hatun’un Aziziye Tabyaları’ndaki dik duruşu, 8 Şubat 1935’te Türk kadınının Meclis sıralarındaki onurlu duruşuna dönüşmüştür.
Cumhuriyet ve Eşitlik Meşalesi
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Dünyada hiçbir milletin kadını, 'Ben Türk kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve galibiyete götürmekte Türk kadını kadar emek verdim' diyemez" sözleriyle taçlanan bu süreç, Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine taşıyan en önemli devrimdir.
Bugün, seçme ve seçilme hakkımızın 91. yıl dönümünde; Nene Hatunlardan Fatma Bacılara, Satı Kadınlardan ilk kadın milletvekillerimize kadar, bu toprakları bize vatan kılan ve haklarımızı müjdeleyen tüm kadın kahramanlarımızı ve bize bu hakkı tanıyan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Kadının iradesi, Türkiye’nin istikbalidir.
