Erdal Direğin
Köşe Yazarı
Erdal Direğin
 

MUTLAK BUTLAN, MUTLAK ŞUTLANA DÖNÜŞÜR MÜ?

Hepimizin bildiği gibi Mutlak Butlan kararı çıktı. Önceleri olur mu olmaz mı tartışmalarının arasında, yok canım olmaz, bunu da yapamazlar, yapmazlar denilen şey gerçek oldu. Bugüne kadar “bu olmaz” dediğimiz her şey yapılmadı mı? Siyasi partilere polis giremez, oraları siyasi olarak korunan yerlerdir. Fakat bugüne kadar 13 kez seçim kaybetmiş, doymamış bir kişinin vermiş olduğu iki dilekçeyle polis, CHP Genel Merkezine kapıları kırarak, biber gazı ve plastik mermiyle girmiştir. Bugün görüntülerden de takip ettiğimiz ölçülerde, her kat savaş alanına dönmüş, yaşanan arbede de kapılar kırılmış, büyük bir Atatürk resmi plastik mermilerle yara almıştır. Bu üzücü olayı demokrasiyi içselleştirmiş vatanseverler olarak gözyaşları ile içimiz buruk bir şekilde izledik. Sadece biz mi izledik? Dünya televizyonlarında da an be an yayınlandı. Dünya ya bunu nasıl anlatabiliriz? Türkiye bunu hak ediyor mu? Bu kez de 14.5 Milyar yaktılar. Borsa tekrar hareketlensin diye Varlık Fonundaki şirketler devreye sokuldu. Biz yine fakirleştik. Buradan çıkan sonuç, çok basite alınacak bir durum değil, siz sanıyor musunuz ki, bu kişiler Genel Merkeze yerleşip 45 gün sonra Kurultay’a gidilecek, yeniden CHP güçlenecek. Çok saf bir düşünce olur bu. Bunun altından bir şeyler çıkacak, öncelikle bir çok kişi disipline verilecek, CHP’nin güçlü karakterleri partiden atılacak, geri dönüşleri zaman alacak, 15 buçuk milyon kişinin cumhurbaşkanı adayı olarak seçtiği Ekrem İmamoğlu için de bir çalışma yapılacağını düşünüyorum. Bunca hengame 45 gün sonra Kurultay’a gidilip işi ehline teslim etmek için değil herhalde. Siyasi tarihimiz bu yapılanı unutmaz, Kılıçdaroğlu’nu unutmaz, destek veren 18 milletvekilini unutmaz. Bu yapılanların kime yarayacağını herkes biliyor. Fakat çarşıdaki hesap eve uymadı, uymayacağını kestiremediler. 21 Mayıs büyük ölçüde muhalefeti güçlendirecek. Çünkü bu karar hiçbir kesimde vicdanlara oturmadı. Halk sokakta protestolarını sürdürüyor. Buradan erken değil, Baskın seçim kararı çıkabilir. Buna dikkat çekmek istiyorum. Yeni bir parti ile yola çıkılması kolay değil, fakat alternatifler de yok değil. Böyle bir karar çıkarsa o gün yorum ve önerilerimi sizlerle paylaşırım. Bugüne kadar yazılarımda yer vermediğim bir değişiklik yapıyorum. Cumhuriyet İçin Mücadele Birliği üyesi değerli dostum Hukukçu İsmail Çevik’in CHP’nin eski milletvekillerine ve Belediye Başkanlarına hitaben yazdığı yazıyı aynen yayınlıyorum. CHP’NİN ESKİ MİLLETVEKİLLERİNE, BELEDİYE BAŞKANLARINA , ESKİ YÖNETİCİLERİNE VE KURULTAY DELEGELERİNE   ACİL ÇAĞRI!   Bu sessizlik neden? Cumhuriyet Halk Partisi tarihinin en ağır siyasal kuşatmalarından biriyle karşı karşıyayken  neden ortada yoksunuz? Siz bu partinin sırtında milletvekili olmadınız mı? Siz bu partinin emeğiyle belediye başkanı seçilmediniz mi? Siz bu partinin örgütünün alın teriyle makam, mevki ve itibar sahibi olmadınız mı? Peki şimdi neden susuyorsunuz? CHP saldırı altındayken neden bir araya gelip ortak irade göstermiyorsunuz? Neden örgüte moral verecek bir açıklama yapmıyorsunuz? Neden partinin bütünlüğüne, kurumsal varlığına ve geleceğine sahip çıkmıyorsunuz? İyi günlerde kürsüye çıkıp “CHP’liyiz” demek kolaydır. Zor zamanda ortadan kaybolmak ise siyasi sorumlulukla bağdaşmaz. Bu parti yalnızca seçim zamanı hatırlanacak, makam zamanı sahiplenilecek bir yapı değildir! Bu parti; emek isteyen, bedel isteyen, vefa isteyen bir mücadeledir! Bugün suskunluk mazeret değildir. Bugün tarafsızlık diye bir şey yoktur. Ya partinin ve memleketin geleceği için ayağa kalkarsınız  ya da tarihin önünde bu sessizliğin hesabını verirsiniz. Toplanın! Konuşun! Açıklama yapın! Örgüte sahip çıkın!CHP’ye yönelik kuşatma karşısında sessiz kalmayın! Çünkü unutulmasın: Bu parti yalnızca nimetinden yararlanılacak bir kapı değildir. Bu parti, zor gününde omuz verilmesi gereken bir Cumhuriyet mirasıdır. Sessizlik artık tercih değil, ağır bir sorumluluktur. Ayıptır yahu! CHP ye sahip çıkalım ki Ülkemize sahip olabilelim Yazıdan da anlaşılacağı gibi herkes, her kesim birleşmeli. Hukuk mahkemeleri siyasete yön veremez. Siyaset Biliminde buna yer yok. Halkın iradesi mahkeme kararları ile teslim alınamaz. Aparat Kemal tarihin çöplüğünde yerini alacaktır. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. Sonunda ne mi olacak? Tüm kesimlerce kabul görecek, MUTLAK ŞUTLAN’a yönlenecektir. Şutlanan da Kemal ve şürakası olacaktır.
Ekleme Tarihi: 25 Mayıs 2026 -Pazartesi
Erdal Direğin

MUTLAK BUTLAN, MUTLAK ŞUTLANA DÖNÜŞÜR MÜ?

Hepimizin bildiği gibi Mutlak Butlan kararı çıktı. Önceleri olur mu olmaz mı tartışmalarının arasında, yok canım olmaz, bunu da yapamazlar, yapmazlar denilen şey gerçek oldu. Bugüne kadar “bu olmaz” dediğimiz her şey yapılmadı mı? Siyasi partilere polis giremez, oraları siyasi olarak korunan yerlerdir.

Fakat bugüne kadar 13 kez seçim kaybetmiş, doymamış bir kişinin vermiş olduğu iki dilekçeyle polis, CHP Genel Merkezine kapıları kırarak, biber gazı ve plastik mermiyle girmiştir. Bugün görüntülerden de takip ettiğimiz ölçülerde, her kat savaş alanına dönmüş, yaşanan arbede de kapılar kırılmış, büyük bir Atatürk resmi plastik mermilerle yara almıştır.

Bu üzücü olayı demokrasiyi içselleştirmiş vatanseverler olarak gözyaşları ile içimiz buruk bir şekilde izledik. Sadece biz mi izledik? Dünya televizyonlarında da an be an yayınlandı. Dünya ya bunu nasıl anlatabiliriz? Türkiye bunu hak ediyor mu? Bu kez de 14.5 Milyar yaktılar. Borsa tekrar hareketlensin diye Varlık Fonundaki şirketler devreye sokuldu. Biz yine fakirleştik.

Buradan çıkan sonuç, çok basite alınacak bir durum değil, siz sanıyor musunuz ki, bu kişiler Genel Merkeze yerleşip 45 gün sonra Kurultay’a gidilecek, yeniden CHP güçlenecek. Çok saf bir düşünce olur bu. Bunun altından bir şeyler çıkacak, öncelikle bir çok kişi disipline verilecek, CHP’nin güçlü karakterleri partiden atılacak, geri dönüşleri zaman alacak, 15 buçuk milyon kişinin cumhurbaşkanı adayı olarak seçtiği Ekrem İmamoğlu için de bir çalışma yapılacağını düşünüyorum. Bunca hengame 45 gün sonra Kurultay’a gidilip işi ehline teslim etmek için değil herhalde.

Siyasi tarihimiz bu yapılanı unutmaz, Kılıçdaroğlu’nu unutmaz, destek veren 18 milletvekilini unutmaz. Bu yapılanların kime yarayacağını herkes biliyor. Fakat çarşıdaki hesap eve uymadı, uymayacağını kestiremediler. 21 Mayıs büyük ölçüde muhalefeti güçlendirecek. Çünkü bu karar hiçbir kesimde vicdanlara oturmadı. Halk sokakta protestolarını sürdürüyor. Buradan erken değil, Baskın seçim kararı çıkabilir. Buna dikkat çekmek istiyorum. Yeni bir parti ile yola çıkılması kolay değil, fakat alternatifler de yok değil. Böyle bir karar çıkarsa o gün yorum ve önerilerimi sizlerle paylaşırım.

Bugüne kadar yazılarımda yer vermediğim bir değişiklik yapıyorum. Cumhuriyet İçin Mücadele Birliği üyesi değerli dostum Hukukçu İsmail Çevik’in CHP’nin eski milletvekillerine ve Belediye Başkanlarına hitaben yazdığı yazıyı aynen yayınlıyorum.

CHP’NİN ESKİ MİLLETVEKİLLERİNE, BELEDİYE BAŞKANLARINA

, ESKİ YÖNETİCİLERİNE VE KURULTAY DELEGELERİNE 

 ACİL ÇAĞRI!

 

Bu sessizlik neden?

Cumhuriyet Halk Partisi tarihinin en ağır siyasal kuşatmalarından biriyle karşı karşıyayken  neden ortada yoksunuz?

Siz bu partinin sırtında milletvekili olmadınız mı?

Siz bu partinin emeğiyle belediye başkanı seçilmediniz mi?

Siz bu partinin örgütünün alın teriyle makam, mevki ve itibar sahibi olmadınız mı?

Peki şimdi neden susuyorsunuz?

CHP saldırı altındayken neden bir araya gelip ortak irade göstermiyorsunuz? Neden örgüte moral verecek bir açıklama yapmıyorsunuz?

Neden partinin bütünlüğüne, kurumsal varlığına ve geleceğine sahip çıkmıyorsunuz?

İyi günlerde kürsüye çıkıp

“CHP’liyiz” demek kolaydır.

Zor zamanda ortadan kaybolmak ise siyasi sorumlulukla bağdaşmaz.

Bu parti yalnızca seçim zamanı hatırlanacak, makam zamanı sahiplenilecek bir yapı değildir!

Bu parti; emek isteyen, bedel isteyen, vefa isteyen bir mücadeledir!

Bugün suskunluk mazeret değildir.

Bugün tarafsızlık diye bir şey yoktur.

Ya partinin ve memleketin geleceği için ayağa kalkarsınız  ya da tarihin önünde bu sessizliğin hesabını verirsiniz.

Toplanın!

Konuşun!

Açıklama yapın!

Örgüte sahip çıkın!CHP’ye yönelik kuşatma karşısında sessiz kalmayın!

Çünkü unutulmasın:

Bu parti yalnızca nimetinden yararlanılacak bir kapı değildir.

Bu parti, zor gününde omuz verilmesi gereken bir Cumhuriyet mirasıdır.

Sessizlik artık tercih değil, ağır bir sorumluluktur.

Ayıptır yahu!

CHP ye sahip çıkalım ki Ülkemize sahip olabilelim

Yazıdan da anlaşılacağı gibi herkes, her kesim birleşmeli. Hukuk mahkemeleri siyasete yön veremez. Siyaset Biliminde buna yer yok. Halkın iradesi mahkeme kararları ile teslim alınamaz. Aparat Kemal tarihin çöplüğünde yerini alacaktır. Allah kimseyi bu duruma düşürmesin. Sonunda ne mi olacak? Tüm kesimlerce kabul görecek, MUTLAK ŞUTLAN’a yönlenecektir. Şutlanan da Kemal ve şürakası olacaktır.

Yazıya ifade bırak !