Fon soygunun önüne geçemediyse de, kamuoyunu önemli ölçüde meşgul etti İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay. 2019 seçimlerinde CHP adayı olarak Karşıyaka Belediye Başkanı seçildi. Karşıyaka ilçesinde ister tanınmış, ister tanınmamış, her kim olursa olsun CHP adayı seçimi kazanır. Bugün aynı şey Yeni Parti adayı için de geçerli. Çünkü CHP’nin artık esamesi okunmuyor.
Görev yaptığı dönemde Karşıyaka’da sevilen ve başarılı bir belediye başkanı değildi. İzmirli olmamama rağmen çok sık İzmir’e giderim. Oradaki dostlarım ile yaptığımız sohbetlerde Cemil Tugay’ın Karşıyaka’da sevilen biri olmadığını öğrenmiştim. İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayları arasında gösterildiğinde 8 aday arasında pek de şans verilmeyen adaylar arasında sayılıyordu. Ne olduysa oldu, tepkilere rağmen Aday olarak ortaya çıktı.
İzmir AKP için son derece önemliydi. Bunu da Akp’nin ağır toplarını, eski bakanlarını 3 dönem aday yapmasından anlıyoruz. Binali Yıldırım, Nihat Zeybekçi ve son olarak Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ aday olmuş ve başaramamışlardır. Şunu herkes anladı, Akp ne yapsa İzmir’i kazanamayacak, 30 ilçeden sadece Menemen ilçesini ancak kazanabilmişti son seçimde. Böyle bir ihtimal olmayınca AKP bir çok yerde olduğu gibi Belediye başkanlarını devşirme yolunu seçmiştir. Bunun nasıl gerçekleştiğini de kamuoyu yakından takip ediyor.
Gelelim Cemil Tugay efendiye, sol söylemleri ile göz boyayan Tugay, belediye grevinde işçilerden yana tavır almayarak göstermişti gerçek kimliğini. Sonrasında Belediyeye ait Meslek Fabrikası’nın Vakıflar Bölge Müdürlüğünce el konulması aşamasında nöbet başlatmış, herkesin takdirini kazanmış olmasına rağmen gerçekten siyasetin içinde olanlar için sınavı geçememiştir. Bir türlü İzmir halkı Cemil Tugay’ı sevememiştir.
Son aylarda ise Cemil’in Akp ile flörtleri konuşulmaya başlamış, fısıltı olarak önce İzmir siyasetinde, bir süre sonrada Türkiye kamuoyunda konuşulmuştu. İlk olarak 25 Ağustos 2025 de Enver Aysever’in programına çıkıp, “benim Akp’ye geçme ihtimalim milyonda bir bile değil” demişti. Çıtayı daha da yükselterek, bu yılın ocak ayında yaptığı basın açıklamasında geçme iddialarını yalanlamış ve “geçersem annem beni evlatlıktan reddeder, karım beni boşar” diyebilmişti. Hatta AkP’ye çeşitli nedenlerle geçen başkanları da çok sert eleştirmişti. Bu sözleri bir başkasından, yani üçüncü şahıslardan duysak inanmayabilirdik, yahu kendisinden duyduk, kanlı, canlı izledik.
İnanmayanlar Ekim’in başından itibaren telefonlarını kapatması ile acaba geçecek mi diye düşünmeye başladılar. Fakat bir baktık ki, 7 Ekim Çarşamba günü Cemil Tugay, AKP Genel Merkezi kapısında göründü. AKP grup toplantısı alışılmışın dışında TBMM’de değil, genel merkezde yapılıyordu. Rozet takma törenine geçildiğinde Cemil efendi alkışlarla sahneye yürüdü. Fakat eşi Öznur hanım doğal olarak oturdu yerinde. Sahneye geldiğinde Cumhur Başkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan Tugay’a eşinin de sahnede yer alması gerektiğini söyledi. Bunun üzerine Cemil efendi eşine el hareketiyle gel işareti yaptı ve Öznur hanım sahneye çıktı. Rozet takılırken Öznur hanımın sadece yere baktığı izlendi. Yüzü asıktı, zoraki zaman zaman az da olsa gülümsemesi dikkatlerden kaçmadı. Bu geçişi onaylamadığı kesindi. Cemil efendinin daha önce söylediği gibi Öznur hanım eşini boşayacak mıydı? Göreceğiz, konuyu her İzmirli gibi dikkatle takip edeceğiz.
Gelelim Cemil efendinin müthiş coşkulu konuşmasına, Atatürk’ün Cumhuriyeti kastederek söylediği bir sözü, AKP’ye devşirerek “AKP kimsesizlerin, çiftçinin, esnafın, dar gelirlilerin kimsesidir” dedi. Oysa 30 Ekim 1923 de Atatürk Başbakan İsmet İnönü’ye gönderdiği mektupta kaleme almıştır. “Cumhuriyet; fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek karakterli koruyucular ister. Yeni hükümetimizin prensibi, halkı kendi mukadderatına bizzat sahip kılmaktır. CUMHURİYET, BİLHASSA KİMSESİZLERİN KIMSESİDİR ibaresini kullanmıştır. Bu sözü 1 Kasım 1928'de TBMM kürsüsünde bir kez daha tekrarlamıştır. Ah be Cemil oldu mu şimdi? Ne de doğuştan Akp’liymişsin, sen İzmir halkını, solcuları nasıl da kandırdın. Neden geçtin, nasıl geçtin bunu şimdilik anlamadık, kimse de anlamadı. İspat edemeyeceğim isnatları da burada yazmam. Aday olurken senin için söylenenler haklıymış. Seni aday yapanda da suç yok mu? Elbette var. Fakat İzmir gerçekten farklı bir yer, seni doğal olarak protesto edeceklerdir. 1 milyon 2 yüz bin insanın iradesini çaldın, elbette hesap vereceksin, istifan bekleniyor.
Ancak öncelikle annene ve eşin Öznur hanıma hesap vereceksin. Ben demedim ki, “annem beni evlatlıktan reddeder, karım beni boşar” diye sen dedin be Cemil !
AKP’nin hazırladığı İzmir’in çöp dağları ile bezenmiş ve sonrasında çiçekler açan videosu tam bir iletişim hatası. Yok ama diyelim ki çöp dağları var. Bunların sorumlusu Cemil değil mi? Cemil’i aşağılamış ve beceriksizlikle suçlamış olmuyorlar mı? Sonrasında Saadet Partisi, Zafer Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Yeni Parti Fon Soygununu da hatırlatarak videoya eklemeler yaptılar. Yani ellerinde patladı. Yapanlar pişman olmuş mudur bilinmez…
Son sözüm, CEMİL İSTİFA ET…
