Tamar Avakyan
Köşe Yazarı
Tamar Avakyan
 

Bedeninizdeki Mega Kent Kaos İçinde mi?

Bugün size bir "mucize"den değil, tıp dünyasının en prestijli platformu kabul edilen Nature.com’da tescillenmiş bir bilimsel gerçekten bahsetmek istiyorum. Ama önce, bu satırları neden benden okuduğunuzu bilmenizi isterim. Ben 55 yaşındayım. İki kez obezite cerrahisi masasına yatmış, sağlığın sadece "zayıf görünmek" olmadığını en ağır bedelleri ödeyerek öğrenmiş bir kadınım. Son yedi yılımı, gıdaların şifasını sadece kitaplarda okuyarak değil, bir girişimci titizliğiyle mutfağıma sokarak ve binlerce insanın hayatına dokunarak geçirdim. Yani bugün size bir metni tercüme etmiyorum; bizzat yaşadığım ve araştırdığım bir "iyilik hali" formülünü anlatıyorum. Prof. Dr. Mahmut İlker Yılmaz ve ekibi, 178 hasta üzerinde 12 hafta süren, alanında ilk ve tek olma özelliği taşıyan bir araştırmaya imza attı. Bilim dünyasının "altın madalyası" sayılan bu çalışma, bizi sağlığımızın üç sinsi düşmanıyla tanıştırıyor: Enflamasyon, Oksidatif Stres ve Damar Fonksiyon Bozukluğu. Gelin bu tabloyu daha anlaşılır kılmak için vücudumuzu bir "Mega Kent" olarak hayal edelim. Damarlarımız bu kentin can damarı olan otoyollarıdır. Bu yolların üzerindeki pürüzsüz asfalt ise "endotel" tabakasıdır. Endotel, sadece bir kaplama değil; yolun genişlemesini ve trafiğin akışını sağlayan akıllı bir hücre sistemidir. Şimdi bu şehirde bir kaos hayal edin: Hücrelerinizin paslanmasıyla başlayan bir hava kirliliği (Oksidatif Stres), ardından şehrin mahallelerini için için yakan sinsi bir yangın (Enflamasyon) ve nihayetinde o akıllı asfaltın parçalanmasıyla çöken yollar (Damar Bozukluğu)... İşte kalp krizlerinden diyabete kadar yaşadığımız modern hastalıklar, bu kentin otoyollarında yaşanan zincirleme trafik kazalarıdır. Kısır Döngüyü Kıracak Kahraman ise Nitrik Oksit dir. Peki, bu karamsar tabloyu değiştirmek mümkün mü? Bilim "evet" diyor. 1998 yılında keşfedilmesiyle Nobel Tıp Ödülü kazandıran, damarların genişlemesini ve hücrelerin beslenmesini sağlayan mucize molekül: Nitrik Oksit. Prof. Dr. Yılmaz’ın araştırması, doğru bileşenlerin doğru koordinasyonla birleştiğinde bu "ölümcül üçlüyü" nasıl dize getirdiğini kanıtlıyor. Biz buna sağlık üçgeni diyoruz. Bu bütüncül stratejinin sonunda; CRP (enflamasyon), tansiyon ve kan şekeri düşerken; iyi kolesterol ve hücre içi minerallerin yükseldiği bilimsel verilerle tescillenmiştir. Kadim bilgelerin "Ne yerseniz osunuz" sözü, bugün modern bilimin ışığında yeniden hayat buluyor. Unutmayın, vücudunuz aslında dünyanın en iyi eczanesidir; yeter ki ona ihtiyacı olan hammaddeyi doğru formda verin. Dilimin döndüğünce tercüme ettiğim bu iyilik halinin tüm belge ve detaylarını bizlerden talep edebilirsiniz. avakyantamar@gmail. com  
Ekleme Tarihi: 13 Ocak 2026 -Salı
Tamar Avakyan

Bedeninizdeki Mega Kent Kaos İçinde mi?

Bugün size bir "mucize"den değil, tıp dünyasının en prestijli platformu kabul edilen Nature.com’da tescillenmiş bir bilimsel gerçekten bahsetmek istiyorum. Ama önce, bu satırları neden benden okuduğunuzu bilmenizi isterim.
Ben 55 yaşındayım. İki kez obezite cerrahisi masasına yatmış, sağlığın sadece "zayıf görünmek" olmadığını en ağır bedelleri ödeyerek öğrenmiş bir kadınım. Son yedi yılımı, gıdaların şifasını sadece kitaplarda okuyarak değil, bir girişimci titizliğiyle mutfağıma sokarak ve binlerce insanın hayatına dokunarak geçirdim. Yani bugün size bir metni tercüme etmiyorum; bizzat yaşadığım ve araştırdığım bir "iyilik hali" formülünü anlatıyorum.

Prof. Dr. Mahmut İlker Yılmaz ve ekibi, 178 hasta üzerinde 12 hafta süren, alanında ilk ve tek olma özelliği taşıyan bir araştırmaya imza attı. Bilim dünyasının "altın madalyası" sayılan bu çalışma, bizi sağlığımızın üç sinsi düşmanıyla tanıştırıyor: Enflamasyon, Oksidatif Stres ve Damar Fonksiyon Bozukluğu.
Gelin bu tabloyu daha anlaşılır kılmak için vücudumuzu bir "Mega Kent" olarak hayal edelim.
Damarlarımız bu kentin can damarı olan otoyollarıdır. Bu yolların üzerindeki pürüzsüz asfalt ise "endotel" tabakasıdır. Endotel, sadece bir kaplama değil; yolun genişlemesini ve trafiğin akışını sağlayan akıllı bir hücre sistemidir.
Şimdi bu şehirde bir kaos hayal edin:
Hücrelerinizin paslanmasıyla başlayan bir hava kirliliği (Oksidatif Stres), ardından şehrin mahallelerini için için yakan sinsi bir yangın (Enflamasyon) ve nihayetinde o akıllı asfaltın parçalanmasıyla çöken yollar (Damar Bozukluğu)... İşte kalp krizlerinden diyabete kadar yaşadığımız modern hastalıklar, bu kentin otoyollarında yaşanan zincirleme trafik kazalarıdır.
Kısır Döngüyü Kıracak Kahraman ise Nitrik Oksit dir.
Peki, bu karamsar tabloyu değiştirmek mümkün mü? Bilim "evet" diyor.
1998 yılında keşfedilmesiyle Nobel Tıp Ödülü kazandıran, damarların genişlemesini ve hücrelerin beslenmesini sağlayan mucize molekül: Nitrik Oksit.
Prof. Dr. Yılmaz’ın araştırması, doğru bileşenlerin doğru koordinasyonla birleştiğinde bu "ölümcül üçlüyü" nasıl dize getirdiğini kanıtlıyor.
Biz buna sağlık üçgeni diyoruz.

Bu bütüncül stratejinin sonunda; CRP (enflamasyon), tansiyon ve kan şekeri düşerken; iyi kolesterol ve hücre içi minerallerin yükseldiği bilimsel verilerle tescillenmiştir.
Kadim bilgelerin "Ne yerseniz osunuz" sözü, bugün modern bilimin ışığında yeniden hayat buluyor. Unutmayın, vücudunuz aslında dünyanın en iyi eczanesidir; yeter ki ona ihtiyacı olan hammaddeyi doğru formda verin.
Dilimin döndüğünce tercüme ettiğim bu iyilik halinin tüm belge ve detaylarını bizlerden talep edebilirsiniz.

avakyantamar@gmail. com

 

Yazıya ifade bırak !