Sorunlar yumağı olan ülkemizde etnik kimlikli DEM Parti ve işbirlikçilerinin terör elebaşının özgürlüğüne kavuşturulması amacıyla düzenledikleri 27 Haziran Cumartesi günü Muş ve Mersin ile 28 Haziran Pazar günü Diyarbakır ve İstanbul mitingleri, yasalara göre suç oluşturmaktadır. Ancak bugün ülkemizde hukuk rafa kaldırıldığı için, her türlü hukuk dışı tutum ve davranışlar açıkça sergilenmektedir.
Yaklaşık elli binden fazla insanın katlinden sorumlu, bebek katili PKK terör örgütünün başı için özgürlük mitingi yapılmaması gerekirdi. Daha önce iki kez ertelenen bu mitingler, Türk Ceza Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu’na göre “terör örgütü propagandası yapmak, suç ve suçluyu övmek, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik, yasalara uymamaya tahrik, suç için anlaşma” gibi suçları oluşturmaktadır.
Almanya, İrlanda, İspanya gibi terör sorununu çözmüş hiçbir ülkede örneği olmayan böyle mitinglerin amacı terörist elebaşı Öcalan'ı meşrulaştırarak ülkenin bütünlüğünü, barışını ve huzurunu bozacak yasal ve anayasal değişiklik girişimlerine toplumsal zemin hazırlamaktır.
Mersin mitinginde konuşan DEM Partinin genel başkanlarından Tülay Hatimoğulları ile İstanbul mitinginde konuşan DEM Partinin genel başkanlarından Tuncer Bakırhan, yaptıkları konuşmalarla açıkça suç işlemişlerdir. Konuşmalarında Kürt sorununun çözümü, anadilde eğitim, eşit yurttaşlık, teröristlere af, terörist başına umut hakkı başta olmak üzere bazı istekler sıraladılar. Ancak henüz bu anayasa dışı istekler için işlem yapacak bir savcı bulunmamaktadır.
Her iki konuşmacı da 26 Haziran tarihinde ölen sinema sanatçısı ve 2013-2015 yıllarındaki açılım sürecinin akîl adamı Kadir İnanır için övgü dolu sözler söyledi. PKK terör örgütü başının, Kadir İnanır için gönderdiği mesaj okundu. Bunun dışında Tuncay Bakırhan’ın yaptığı konuşmadaki şu sözleri de toplumu kandırmak amaçlıdır: “Bu savaşı durdurabilecek bu sorunun tek muhatabı olan Sayın Öcalan'ın bu saatten sonra tecritte olması, 12 metrekarelik bir hücrede olması kabul edilemez. Artık Sayın Öcalan'la Türkiye halkları arasındaki duvarları kaldırmak, Sayın Öcalan'la Kürtler, kadınlar, Aleviler, emekçiler arasındaki duvarları kaldırarak Sayın Öcalan'ın Türkiye halklarıyla buluşmasını sağlayacak bir sürecin içerisindeyiz.” Öcalan için kapatılan İmralı Adasında, 12 metrekarelik hücre gerçek olmadığı gibi, her türlü olanağa sahip ve istedikleriyle de görüşebilmektedir bu bebek katili.
Bu bölücü mitinglere karşı 27 Haziran Cumartesi günü Ankara Tandoğan Meydanında, İYİ Parti tarafından ‘Haksızlığa, Hukuksuzluğa, Adaletsizliğe Bayrak Açıyorum’ sloganıyla 150 binden fazla insanın katılımıyla miting düzenlendi. Mitingde konuşan İYİ Parti genel başkanı Müsavat Dervişoğlu; “terörsüz Türkiye yalanıyla ülkeyi bölmek isteyenlere bayrak açıyorum” diyerek, yaşanılan süreçlerin değerlendirmesini yaptı.
Ancak konuşmasında “Apo bir halk önderidir” diyen Kadir İnanır’ı anması, mitingin amacının dışına çıktı. “50 senelik ağabeyime Allah’tan rahmet dileyemeyeceksem, asıl bu siyaset batsın” söylemiyle, kendini haklı çıkarmaya çalışan Dervişoğlu, siyasetin ne kadar yozlaştığının ve çürümüşlüğünün örneğini sunmuş oldu. Böylece Müsavat Dervişoğlu ile terör elebaşısı Öcalan, Kadir İnanır'a övgü konusunda birleştiler. Kürsülerde, meydanlarda vatan diyerek övgü alıp, kulislerde bütün vatan düşmanlarıyla kucaklaşarak vatan korunamaz.
26 Haziran Cuma günü Özgür Özel yanında TR 705 kodlu Sezgin Tanrıkulu ile birlikte Diyarbakır sokaklarını dolaşarak, açılım komisyonu masasına destek açıklaması yaptı ve Kürtleri kurucu unsur olarak tanıyan çok uluslu bir anayasa yapımının kapısını araladı. El yükseltip, Kürtlere devlet vaat eden Özel Özgür, Ankara Anakent Belediye Başkanı ve Çankaya Belediye Başkanını, İYİ Partinin düzenlediği açılım karşıtı mitinge yolladı.
CHP başta olmak üzere açılıma karşı olan tüm siyasi partilerin ve demokratik kitle örgütlerinin bu mitinge gerekli desteği vermemesi ise ülkemiz adına büyük bir fırsatın kaçırılması anlamına gelmektedir. Açılım karşıtı mitinglerin daha geniş katılımlı olarak başka illerde de yapılması gerekmektedir. Ülkemiz dış güçlerin ve yerli işbirlikçilerin desteğiyle bölücü bir kuşatma altındayken CHP’nin açılım karşıtı mitinge destek vermemesi, partinin nerede durduğunu göstermektedir. Ya partinin kuruluş değerlerine bağlı kalıp iktidara geleceksiniz, ya da bölücülere meze olup, tarihin karanlık sayfalarında yok olacaksınız.
Azim ve Karar
