Suay Karaman
Köşe Yazarı
Suay Karaman
 

AHLAKSIZLIK VE ÇÜRÜME

Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayı Milliye’den, Müdafaa-i Hukuk’dan, Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, Halk Fırkası’ndan gelen, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilkeleri Cumhuriyetçilik, Ulusçuluk, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik olan Türkiye’nin en köklü partisidir. CHP gibi ideolojik bir parti din, ırk, mezhep, dil, cinsiyet, sınıf farklılıklarına dayanmaz. Üyeleri partiye bağlayan amaç; yukarıdaki ilkelerin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak olmalıdır. Günümüzde CHP’nin en büyük eksikliği, Altı Ok ilkelerine bağlı, Kemalizm’i özümsemiş, ulusalcı, gerçek yurtsever ve devrimci kadroların yönetimde olmamasıdır. CHP, partinin kuruluş ilkelerinden uzaklaşılması sonucunda, bugün sıkıntılarla boğuşmaktadır. CHP, Atatürk düşmanları, ikinci cumhuriyetçiler, liberaller, tarikatçılar, dinciler, bölücüler, mezhepçiler, küreselciler, çıkarcı, ilkesiz ve tutarsız olanlarla iktidara yürüyemez. Yerel seçimlerdeki başarı genel seçimler için her zaman ölçü olamaz. CHP, 14 Mayıs 2023 genel seçiminde %25,4 oranında oy almıştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ise Belediye Meclisinde %35,5 ve İl Genel Meclisinde ise %23,2 oranında oy almıştır. Devşirilen, başka partilerden gelen emanet oylarla seçim kazanılabilir ancak iktidar olunamaz. CHP gibi iktidara hazırlanan bir partinin tabanı bilinçli, inançlı ve güvenilir olmalıdır. Kaygan bir tabanla iktidar olunsa bile laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olma yönündeki politikalar gerçekleştirilemez. Çünkü inançsızlık ve tutarsızlık nedeniyle ilkelerden ödün verilebilir. CHP geçmişte, 14 Ekim1973 genel seçiminde %33,3; 5 Haziran 1977 genel seçiminde %41,4 oranında oy almıştı. CHP yönetimi, o dönemde hiçbir sağ parti ile birlikte seçime girmedi. CHP’nin yeni programına ve seçim bildirisine güvenilerek girilen seçimlerde, toplum da CHP’ye güvendi. Böylece seçimlerden birinci parti olarak başarıyla çıkıldı. Son yıllarda CHP yönetimi, milletvekili ve belediye başkanlarını önseçim yerine küçük bir grupla belirlemiş ve bazı adayların seçiminde büyük hatalar yapmıştır. Aydın’dan Keçiören’e kadar uzanan birçok belediye başkanı, CHP’den istifa etmiştir. Bu kişiler yolsuzluk soruşturmasından kurtulmak için CHP’den istifa etmiş olabilirler. Ancak bu kişileri iyice araştırmadan, yolsuzlukları biline biline aday yapmak da affedilmez bir parti suçu olarak görülmelidir. CHP’den ayrılanlar, CHP seçmenine ve partiye ihanet etmiştir, kabul edilemez. Sağ kökenli siyasetçilerin eninde sonunda kendi görüşlerine uyan partilere döndükleri bilinmesine karşın aday yapılmaları, ancak akıl tutulması ile açıklanabilir. Sorun, böyle kişilerin atanmasında sorumluluğu bulunanların hesap vermesi gerekirken tüm suçu CHP’den ayrılanların üzerine yıkarak kendi sorumluluklarını perdelemeye çalışmalarıdır. Seçimlerden önce açıklanan adaylara haklı tepki gösterenlere “şimdi zamanı değil” ve “başkasına oy verirseniz, oyunuz AKP’ye yarar” diyen parti yöneticileri, yaşanan bu rezaletlerden sonra partiden ayrılanları suçlayarak bu sorumluluktan kurtulamazlar. CHP tabanı, partiye kabul edilen ilkesiz kişileri sevgi gösterileriyle karşılamıştır ama partiden ayrılınca küfürler savurarak kendi hatalarını unutturduklarını sanmaktadırlar. İşin en kötü yanı ise CHP genel başkanının, atanmasında sorumluluğu bulunan Keçiören Belediye Başkanı için küfürlü, sokak jargonuna varan ifadeler kullanmasıdır. CHP genel başkanının kullandığı ifadeler iktidar partisinin ya da diğer partilerin ifadelerine benzememelidir. CHP genel başkanı ağır başlı ve nezaketli olmalı ve söylediği sözlerin nereye varacağını bilmelidir. Toplumun beklentisi olan nitelikli siyaset böyle yapılmalıdır.  Bugün ülkemizin sorunlarını çözmeye en yakın parti CHP’dir. Bu yapılan eleştirilerin, CHP’nin doğru politikalar üretip, kuruluş ilkelerine sarılarak, toplumun sıkıntılarını sona erdirmek için olduğu bilinmelidir. Bu yüzden yapılan eleştirileri dikkate almak ve gereğini yapmak önemlidir. Bu eleştiriler aslında birer dilek ve öneriler bütünüdür. CHP tarihinde hiçbir dönemde bugünkü gibi derin bir siyasal savrulma yaşanmamıştır. CHP oylarıyla seçilenler birer birer istifa ederken, ortaya çıkan tablo yapısal bir krizin göstergesidir. CHP’de sorun; parti içi demokrasinin olmamasıdır ancak bundan daha önemlisi ise parti içindeki ahlakın yeniden yaratılması gerekliliğidir. Çıkar uğruna partiden ayrılanlarda siyasi ahlak sorunu olduğu kuşkusuzdur ama böyle insanları aday yapan parti yönetimlerinin de sorumlu olduğu unutulmamalıdır. İşte bu nedenle parti yöneticileri ahlak konusunda sınıfta kalmışlardır. Ülkemizde toplumsal ve siyasi ahlaksızlık ile çürümeyi önlemeden, bu sorunlara çözüm üretemeyeceğimiz bilinmelidir. Azim ve Karar
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi
Suay Karaman

AHLAKSIZLIK VE ÇÜRÜME

Cumhuriyet Halk Partisi, Kuvayı Milliye’den, Müdafaa-i Hukuk’dan, Ulusal Kurtuluş Savaşımızdan, Halk Fırkası’ndan gelen, Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve ilkeleri Cumhuriyetçilik, Ulusçuluk, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik olan Türkiye’nin en köklü partisidir. CHP gibi ideolojik bir parti din, ırk, mezhep, dil, cinsiyet, sınıf farklılıklarına dayanmaz. Üyeleri partiye bağlayan amaç; yukarıdaki ilkelerin gerçekleştirilmesine katkı sağlamak olmalıdır.

Günümüzde CHP’nin en büyük eksikliği, Altı Ok ilkelerine bağlı, Kemalizm’i özümsemiş, ulusalcı, gerçek yurtsever ve devrimci kadroların yönetimde olmamasıdır. CHP, partinin kuruluş ilkelerinden uzaklaşılması sonucunda, bugün sıkıntılarla boğuşmaktadır.

CHP, Atatürk düşmanları, ikinci cumhuriyetçiler, liberaller, tarikatçılar, dinciler, bölücüler, mezhepçiler, küreselciler, çıkarcı, ilkesiz ve tutarsız olanlarla iktidara yürüyemez. Yerel seçimlerdeki başarı genel seçimler için her zaman ölçü olamaz. CHP, 14 Mayıs 2023 genel seçiminde %25,4 oranında oy almıştı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde ise Belediye Meclisinde %35,5 ve İl Genel Meclisinde ise %23,2 oranında oy almıştır.

Devşirilen, başka partilerden gelen emanet oylarla seçim kazanılabilir ancak iktidar olunamaz. CHP gibi iktidara hazırlanan bir partinin tabanı bilinçli, inançlı ve güvenilir olmalıdır. Kaygan bir tabanla iktidar olunsa bile laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olma yönündeki politikalar gerçekleştirilemez. Çünkü inançsızlık ve tutarsızlık nedeniyle ilkelerden ödün verilebilir.

CHP geçmişte, 14 Ekim1973 genel seçiminde %33,3; 5 Haziran 1977 genel seçiminde %41,4 oranında oy almıştı. CHP yönetimi, o dönemde hiçbir sağ parti ile birlikte seçime girmedi. CHP’nin yeni programına ve seçim bildirisine güvenilerek girilen seçimlerde, toplum da CHP’ye güvendi. Böylece seçimlerden birinci parti olarak başarıyla çıkıldı.

Son yıllarda CHP yönetimi, milletvekili ve belediye başkanlarını önseçim yerine küçük bir grupla belirlemiş ve bazı adayların seçiminde büyük hatalar yapmıştır. Aydın’dan Keçiören’e kadar uzanan birçok belediye başkanı, CHP’den istifa etmiştir. Bu kişiler yolsuzluk soruşturmasından kurtulmak için CHP’den istifa etmiş olabilirler. Ancak bu kişileri iyice araştırmadan, yolsuzlukları biline biline aday yapmak da affedilmez bir parti suçu olarak görülmelidir. CHP’den ayrılanlar, CHP seçmenine ve partiye ihanet etmiştir, kabul edilemez. Sağ kökenli siyasetçilerin eninde sonunda kendi görüşlerine uyan partilere döndükleri bilinmesine karşın aday yapılmaları, ancak akıl tutulması ile açıklanabilir.

Sorun, böyle kişilerin atanmasında sorumluluğu bulunanların hesap vermesi gerekirken tüm suçu CHP’den ayrılanların üzerine yıkarak kendi sorumluluklarını perdelemeye çalışmalarıdır. Seçimlerden önce açıklanan adaylara haklı tepki gösterenlere “şimdi zamanı değil” ve “başkasına oy verirseniz, oyunuz AKP’ye yarar” diyen parti yöneticileri, yaşanan bu rezaletlerden sonra partiden ayrılanları suçlayarak bu sorumluluktan kurtulamazlar. CHP tabanı, partiye kabul edilen ilkesiz kişileri sevgi gösterileriyle karşılamıştır ama partiden ayrılınca küfürler savurarak kendi hatalarını unutturduklarını sanmaktadırlar.

İşin en kötü yanı ise CHP genel başkanının, atanmasında sorumluluğu bulunan Keçiören Belediye Başkanı için küfürlü, sokak jargonuna varan ifadeler kullanmasıdır. CHP genel başkanının kullandığı ifadeler iktidar partisinin ya da diğer partilerin ifadelerine benzememelidir. CHP genel başkanı ağır başlı ve nezaketli olmalı ve söylediği sözlerin nereye varacağını bilmelidir. Toplumun beklentisi olan nitelikli siyaset böyle yapılmalıdır. 

Bugün ülkemizin sorunlarını çözmeye en yakın parti CHP’dir. Bu yapılan eleştirilerin, CHP’nin doğru politikalar üretip, kuruluş ilkelerine sarılarak, toplumun sıkıntılarını sona erdirmek için olduğu bilinmelidir. Bu yüzden yapılan eleştirileri dikkate almak ve gereğini yapmak önemlidir. Bu eleştiriler aslında birer dilek ve öneriler bütünüdür.

CHP tarihinde hiçbir dönemde bugünkü gibi derin bir siyasal savrulma yaşanmamıştır. CHP oylarıyla seçilenler birer birer istifa ederken, ortaya çıkan tablo yapısal bir krizin göstergesidir. CHP’de sorun; parti içi demokrasinin olmamasıdır ancak bundan daha önemlisi ise parti içindeki ahlakın yeniden yaratılması gerekliliğidir. Çıkar uğruna partiden ayrılanlarda siyasi ahlak sorunu olduğu kuşkusuzdur ama böyle insanları aday yapan parti yönetimlerinin de sorumlu olduğu unutulmamalıdır. İşte bu nedenle parti yöneticileri ahlak konusunda sınıfta kalmışlardır. Ülkemizde toplumsal ve siyasi ahlaksızlık ile çürümeyi önlemeden, bu sorunlara çözüm üretemeyeceğimiz bilinmelidir.

Azim ve Karar

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

31
Ocak
29
Aralık
24
Aralık
01
Aralık
24
Kasım
10
Kasım
13
Ekim
06
Ekim
02
Ekim
09
Eylül
01
Eylül
01
Eylül
18
Ağustos
28
Temmuz
14
Temmuz
11
Temmuz
04
Temmuz
23
Haziran
16
Haziran
09
Haziran
26
Mayıs
17
Mart
04
Mart
25
Şubat
17
Şubat
10
Şubat
01
Ocak
30
Aralık
09
Aralık
02
Aralık
25
Kasım
12
Kasım
07
Kasım
04
Kasım
28
Ekim
14
Ekim
30
Eylül
16
Eylül
26
Ağustos
19
Ağustos
12
Ağustos
22
Temmuz
15
Temmuz
08
Temmuz
24
Haziran
10
Haziran
27
Mayıs
20
Mayıs
13
Mayıs
29
Nisan
24
Nisan
08
Nisan
01
Nisan
25
Mart
11
Mart
27
Şubat
12
Şubat
06
Şubat
09
Ocak