Suay Karaman
Köşe Yazarı
Suay Karaman
 

İRAN’A SALDIRI

ABD Dışişleri eski Bakanı Condoleezza Rice, 7 Ağustos 2003 tarihinde The Washington Post gazetesinde Fas’tan Çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesini amaçladıklarını söylemişti. 1997-2000 yılları arasında ABD Ordusu’nun NATO Avrupa Yüksek Müttefik Birlikleri komutanı olarak görev yapan Orgeneral Wesley Clark, 2 Mart 2007 tarihinde bir televizyon konuşmasında şunları söylemişti; “Beş yıl içinde yedi ülkeyi ele geçireceğiz: Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan, İran.” Günümüzde ABD’li bazı subayların yayınladıkları haritalar da belleklerimizde durmaktadır. 28 Şubat Cumartesi gününden itibaren kendisini dünyanın jandarması olarak gören ABD ve onun bölgedeki haydut devleti İsrail, Ortadoğu’yu kan gölüne çevirip, uluslararası hukuku hiçe sayarak, İran’a saldırı başlattılar. Zaten Irak ve Suriye'nin parçalanıp yok edilmesinden sonra sıranın İran’a geleceği biliniyordu. Aslında büyük işgal projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) devam etmesi için İran’ın vurulması gerekiyordu. Bugüne kadar emperyalist ABD’nin saldırısına uğrayan ülkelerdeki senaryo hep aynı. Öncelikle gerçek olmayan haberlerle kamuoyu oluşturuluyor, ardından da demokrasi getirmek bahanesiyle ülkeler işgal ediliyor. Zaten işgal edilen ülkelerin hep yeraltı zenginliğinin olması, olayları özetlemektedir. ABD’nin bugüne kadar işgal ettiği hiçbir ülkeye demokrasi götürmediği bilinmesine karşın, akıl tutulması yaşayan bazı kişiler olanlara sevinmektedir. İran’ın teokratik rejimini düzeltmek İran halkının işidir; emperyalist güçlerle olmaz bu işler. Türkiye’yi bu savaşın içine çekmek için batı medyasında kapsamlı bir kampanya başlatıldı. İran’ın Türkiye’ye füze attığı şeklinde çıkan haberler, İran tarafından yalanlandı. Hatay’a düşen NATO hava savunma sistemi parçası ile ilgili çok sayıda bilinmez varken, NATO tarafından ivedilikle “İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz” açıklaması da dikkat çekicidir. Zaten bunların ABD kaynaklı yalan haber olduğu başından belliydi. Çünkü amaç Türkiye’yi, İran’a karşı askeri harekat yapmaya zorlamaktı. İran füze attı, saldırdı diye söylenen Ortadoğu ülkelerinin bazılarını, ABD ve İsrail istihbaratları vurmaktadır; böylece tüm Sünni İslam ülkelerini İran’a karşı birleştirmek amacındalar. Bu ortamda İran’ın yanında olmak, jeopolitik zorunluluktur. Çünkü İran'dan sonra sıradaki hedefin Türkiye olduğu açıkça söylenmektedir; bu BOP için yol haritasıdır. Emperyalizmin açık tehdidi altında olan Türkiye’nin, ulus devletini güçlendirip, ekonomisini bağımsız duruma getirerek, milli kimliğini koruması gerekir. Ancak ülkemizi yabancı mallara muhtaç bırakarak, yeraltı ve yerüstü tüm zenginliklerimizi emperyalist şirketlere peşkeş çekerek, üretim yapmayarak, çok kimlikli federatif bir yapıya doğru kapı aralanarak, emperyalizmin işgaline alan sağlanmaktadır. Üstelik yeni anayasa yapımı gerekçesiyle son günlerde laikliğe yönelik saldırılar artarken, etnik kimliklere yol açıp, dil hazırlığı yapılması; dış güçlerin amacına hizmet etmektir. Bu emperyalist saldırıya açık açık karşı çıkan öncelikle İspanya ve Belçika’dır. İspanya’nın sosyalist iktidarı, antiemperyalist duruşuyla üslerini ABD’ye kapatma kararı aldı. Belçika ise ABD uluslararası hukuka uymadığı için karşı çıkmaktadır. Buna karşın diğer ülkelerden güçlü bir karşı çıkış, bir eleştiri olmamıştır. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılarla ilgili yayınladığı mesaj şöyleydi: “Hastaneleri vurmak hayatı hedef almak demek. Okulları vurmak bir milletin geleceğini hedef almak demek. Hastaları ve çocukları hedef almak insani ilkelere açık bir ihlal. Dünya bunu kınamalı. İran bu saldırılara sessiz kalamayacak.” ABD Venezuela'ya operasyon düzenleyerek, doğrudan Çin'e satılan petrolün kesilmesini sağladı. Çünkü Çin, Venezuela'nın en büyük petrol müşterisiydi. ABD ve İsrail İran’ı vurdu; böylece Çin’e satılan petrolün kesilmesini sağladı. Çünkü Çin, İran’ın da en büyük petrol müşterisidir. ABD, çeşitli bahanelerle enerjiye kendisi çöreklenirken, en büyük rakibi Çin’i de devre dışı bırakmayı amaçlamaktadır. BOP kapsamında Suriye, Irak, İran ve Türkiye’den alınacak topraklarla sözde Kürt devleti kurulmak istenmektedir. Ama işin aslı, bu sözde Kürt devletinin başına İsrail oturtulacaktır. Ve yakın bir zamanda ABD toplumu bu savaşın gerçekten ABD’nin ulusal güvenliği için değil, İsrail’in güvenliği için başlatıldığını sorgulayacaktır. İran’a saldırının ABD Başkanı Donald Trump’ın kararıyla değil, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu’nun baskısıyla yapıldığı gerçeği de gözden kaçırılmamalıdır. Çünkü MOSSAD’ın düzenlediği Epstein dosyalarının ABD başkanına karşı şantaj amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Savaşlarda ilk önce gerçekler öldüğü için, yazılı ve görsel medyada verilen haberlere dikkatli yaklaşmak gerekir. Algı yönetimi yüzünden her habere doğru diye atlamanın bizi gerçeklerle örtüşmeyen durumlara götüreceğini bilmeliyiz. Eşsiz liderimiz Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözüne sıkı sıkı sarılmalıyız.
Ekleme Tarihi: 09 Mart 2026 -Pazartesi
Suay Karaman

İRAN’A SALDIRI



ABD Dışişleri eski Bakanı Condoleezza Rice, 7 Ağustos 2003 tarihinde The Washington Post gazetesinde Fas’tan Çin sınırına kadar 22 ülkenin siyasi ve ekonomik coğrafyasının değiştirilmesini amaçladıklarını söylemişti. 1997-2000 yılları arasında ABD Ordusu’nun NATO Avrupa Yüksek Müttefik Birlikleri komutanı olarak görev yapan Orgeneral Wesley Clark, 2 Mart 2007 tarihinde bir televizyon konuşmasında şunları söylemişti; “Beş yıl içinde yedi ülkeyi ele geçireceğiz: Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan, İran.” Günümüzde ABD’li bazı subayların yayınladıkları haritalar da belleklerimizde durmaktadır.

28 Şubat Cumartesi gününden itibaren kendisini dünyanın jandarması olarak gören ABD ve onun bölgedeki haydut devleti İsrail, Ortadoğu’yu kan gölüne çevirip, uluslararası hukuku hiçe sayarak, İran’a saldırı başlattılar. Zaten Irak ve Suriye'nin parçalanıp yok edilmesinden sonra sıranın İran’a geleceği biliniyordu. Aslında büyük işgal projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) devam etmesi için İran’ın vurulması gerekiyordu.

Bugüne kadar emperyalist ABD’nin saldırısına uğrayan ülkelerdeki senaryo hep aynı. Öncelikle gerçek olmayan haberlerle kamuoyu oluşturuluyor, ardından da demokrasi getirmek bahanesiyle ülkeler işgal ediliyor. Zaten işgal edilen ülkelerin hep yeraltı zenginliğinin olması, olayları özetlemektedir. ABD’nin bugüne kadar işgal ettiği hiçbir ülkeye demokrasi götürmediği bilinmesine karşın, akıl tutulması yaşayan bazı kişiler olanlara sevinmektedir. İran’ın teokratik rejimini düzeltmek İran halkının işidir; emperyalist güçlerle olmaz bu işler.

Türkiye’yi bu savaşın içine çekmek için batı medyasında kapsamlı bir kampanya başlatıldı. İran’ın Türkiye’ye füze attığı şeklinde çıkan haberler, İran tarafından yalanlandı. Hatay’a düşen NATO hava savunma sistemi parçası ile ilgili çok sayıda bilinmez varken, NATO tarafından ivedilikle “İran'ın Türkiye'yi hedef almasını kınıyoruz” açıklaması da dikkat çekicidir. Zaten bunların ABD kaynaklı yalan haber olduğu başından belliydi. Çünkü amaç Türkiye’yi, İran’a karşı askeri harekat yapmaya zorlamaktı. İran füze attı, saldırdı diye söylenen Ortadoğu ülkelerinin bazılarını, ABD ve İsrail istihbaratları vurmaktadır; böylece tüm Sünni İslam ülkelerini İran’a karşı birleştirmek amacındalar. Bu ortamda İran’ın yanında olmak, jeopolitik zorunluluktur. Çünkü İran'dan sonra sıradaki hedefin Türkiye olduğu açıkça söylenmektedir; bu BOP için yol haritasıdır.

Emperyalizmin açık tehdidi altında olan Türkiye’nin, ulus devletini güçlendirip, ekonomisini bağımsız duruma getirerek, milli kimliğini koruması gerekir. Ancak ülkemizi yabancı mallara muhtaç bırakarak, yeraltı ve yerüstü tüm zenginliklerimizi emperyalist şirketlere peşkeş çekerek, üretim yapmayarak, çok kimlikli federatif bir yapıya doğru kapı aralanarak, emperyalizmin işgaline alan sağlanmaktadır. Üstelik yeni anayasa yapımı gerekçesiyle son günlerde laikliğe yönelik saldırılar artarken, etnik kimliklere yol açıp, dil hazırlığı yapılması; dış güçlerin amacına hizmet etmektir.

Bu emperyalist saldırıya açık açık karşı çıkan öncelikle İspanya ve Belçika’dır. İspanya’nın sosyalist iktidarı, antiemperyalist duruşuyla üslerini ABD’ye kapatma kararı aldı. Belçika ise ABD uluslararası hukuka uymadığı için karşı çıkmaktadır. Buna karşın diğer ülkelerden güçlü bir karşı çıkış, bir eleştiri olmamıştır. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın, ABD ve İsrail’in düzenlediği saldırılarla ilgili yayınladığı mesaj şöyleydi: “Hastaneleri vurmak hayatı hedef almak demek. Okulları vurmak bir milletin geleceğini hedef almak demek. Hastaları ve çocukları hedef almak insani ilkelere açık bir ihlal. Dünya bunu kınamalıİran bu saldırılara sessiz kalamayacak.”

ABD Venezuela'ya operasyon düzenleyerek, doğrudan Çin'e satılan petrolün kesilmesini sağladı. Çünkü Çin, Venezuela'nın en büyük petrol müşterisiydi. ABD ve İsrail İran’ı vurdu; böylece Çin’e satılan petrolün kesilmesini sağladı. Çünkü Çin, İran’ın da en büyük petrol müşterisidir. ABD, çeşitli bahanelerle enerjiye kendisi çöreklenirken, en büyük rakibi Çin’i de devre dışı bırakmayı amaçlamaktadır.

BOP kapsamında Suriye, Irak, İran ve Türkiye’den alınacak topraklarla sözde Kürt devleti kurulmak istenmektedir. Ama işin aslı, bu sözde Kürt devletinin başına İsrail oturtulacaktır. Ve yakın bir zamanda ABD toplumu bu savaşın gerçekten ABD’nin ulusal güvenliği için değil, İsrail’in güvenliği için başlatıldığını sorgulayacaktır.

İran’a saldırının ABD Başkanı Donald Trump’ın kararıyla değil, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu’nun baskısıyla yapıldığı gerçeği de gözden kaçırılmamalıdır. Çünkü MOSSAD’ın düzenlediği Epstein dosyalarının ABD başkanına karşı şantaj amacıyla kullanıldığı bilinmektedir.

Savaşlarda ilk önce gerçekler öldüğü için, yazılı ve görsel medyada verilen haberlere dikkatli yaklaşmak gerekir. Algı yönetimi yüzünden her habere doğru diye atlamanın bizi gerçeklerle örtüşmeyen durumlara götüreceğini bilmeliyiz. Eşsiz liderimiz Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” sözüne sıkı sıkı sarılmalıyız.

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

23
Şubat
31
Ocak
29
Aralık
24
Aralık
01
Aralık
24
Kasım
10
Kasım
13
Ekim
06
Ekim
02
Ekim
09
Eylül
01
Eylül
01
Eylül
18
Ağustos
28
Temmuz
14
Temmuz
11
Temmuz
04
Temmuz
23
Haziran
16
Haziran
09
Haziran
26
Mayıs
17
Mart
04
Mart
25
Şubat
17
Şubat
10
Şubat
01
Ocak
30
Aralık
09
Aralık
02
Aralık
25
Kasım
12
Kasım
07
Kasım
04
Kasım
28
Ekim
14
Ekim
30
Eylül
16
Eylül
26
Ağustos
19
Ağustos
12
Ağustos
22
Temmuz
15
Temmuz
08
Temmuz
24
Haziran
10
Haziran
27
Mayıs
20
Mayıs
13
Mayıs
29
Nisan
24
Nisan
08
Nisan
01
Nisan
25
Mart
11
Mart
27
Şubat
12
Şubat
06
Şubat