Caroline LAURENT Turunc
Köşe Yazarı
Caroline LAURENT Turunc
 

TAKVİM YAPRAKLARI ARASINDA İNSANLIK

İnsanlık zor zamanlardan geçmektedir; fakat bu zorluk tek bir biçimde yaşanmıyor. Aynı şehirde, hatta aynı sokakta bile bambaşka hayatlar yan yana duruyor. Bir evde ışıklar gece yarısına kadar yanıyor, bir başka evde karanlık tasarrufla ölçülüyor. Kimi insan, fazlalıklarının ağırlığıyla yoruluyor; kimi ise eksikliğin sessiz utancıyla. Bu çelişki, artık istisna değil; çağımızın sıradan manzarası hâline geldi. ⸻ Parası olan herkes mutlu değil. Parası olmayan herkes de mutsuz değil. Ama yoksulluk, insanın omuzlarına sürekli bir korku bindiriyor; zenginlik ise çoğu zaman kalbe yalnızlık bırakıyor. Sağlığı olan ama geleceğinden kaygı duyanlar var; her şeye sahip görünüp, içi tamamen boş olanlar… İnsan, neyi kaybettiyse onun yokluğunda tanımlıyor hayatı. Bu yüzden mutsuzluk, çoğu zaman ortak bir dil hâline geliyor. ⸻ Takvimler ilerliyor. Yapraklar düşüyor, yıllar eskiliyor. Her takvimin bir başlangıcı olduğu gibi, her başlangıcın da kaçınılmaz bir sonu var. Zaman, insana hem umut hem de uyarı taşıyor: “Bugün varsın, yarın belki yoksun.” Ama insan, bu geçiciliği kabullenmek yerine; hırsla, tüketimle, güçle kendini kalıcı kılmaya çalışıyor. Oysa geriye kalan hiçbir zaman fazlalıklar olmuyor; geriye kalan, nasıl yaşadığımız oluyor. ⸻ Bayramlar… Aslında insanlığın en saf sınavıdır bayramlar. Paylaşmanın, hatırlamanın, hal sormanın zamanıdır. Ama ne yazık ki bayramlar da artık çoğu insan için bir aynaya dönüştü: Kimi aynada bolluğunu görüyor, kimi yalnızlığını. Bir sofrada kahkahalar yükselirken, başka bir sofrada sessizlik ağırlaşıyor. Aynı gün, aynı saat, aynı dünya… Ama eşit olmayan duygular. ⸻ Bugün 24 Aralık. Kimi için Noel, kimi için sıradan bir tarih, kimi içinse yalnızlığın biraz daha hissedildiği bir akşam. Bayramlar, takvimdeki isimlerinden çok, insanın kalbinde bıraktığı izlerle anlam kazanır. Bir mesaj, bir hatırlayış, bir kapı aralayış… Bazen bir insanın bütün yılını değiştirebilir. Ama biz, çoğu zaman kalbimizi kapalı tutmayı seçiyoruz. ⸻ Birkaç gün sonra yeni bir yıl başlayacak. Yeni yıl, sihirli bir eşik değildir; ama güçlü bir hatırlatmadır. İnsan her yılın sonunda kendine bakar: “Ne oldum, ne kaldım, neyi ihmal ettim?” Yeni yıldan beklenti, mucize değildir; niyetin yenilenmesidir. Daha adil olma niyeti, daha vicdanlı yaşama niyeti, daha az incitme niyeti… ⸻ Mutluluk, yalnızca sahip olmakla ölçülmez. Mutluluk, başkasının acısına kayıtsız kalmamaktır. Mutluluk, gücü olanın haddi bilmesi, gücü olmayanın ezilmemesidir. Eşitlik, herkesin aynı şeye sahip olması değil; kimsenin yokluğa mahkûm edilmemesidir. ⸻ Yeni yıl, insanlığa şunu fısıldamalı: Daha fazla tüketerek değil, daha çok anlayarak çoğalacağız. Daha yüksek sesle konuşarak değil, daha çok dinleyerek iyileşeceğiz. Ve daha sertleşerek değil, daha insan kalarak ayakta duracağız. ⸻ Belki herkes mutlu olmayacak. Belki herkes eşit şartlara sahip olmayacak. Ama herkes, en azından insan yerine konulmayı hak ediyor. ⸻ Takvim değişecek. Ama asıl soru hâlâ aynı: Biz, birbirimize karşı biraz daha adil olabilecek miyiz? ⸻ Ben yeni yıldan mucize beklemiyorum. Ben, insanlığın kendini hatırlamasını diliyorum. Birbirine dokunmaktan korkmayan, acıya sırtını dönmeyen, mutluluğu paylaşarak çoğaltan bir insanlık… ⸻ Yeni yıl, belki her şeyi değiştirmeyecek. Ama belki, bir yerden başlamaya cesaret ederiz. Ve bu, yeterince büyük bir umuttur. ⸻ Ve bu yeni yılın; yalnızca insanlara değil, aynı gökyüzünü paylaşan kuşlara, aynı toprağa tutunan ağaçlara, sessizce var olan hayvanlara, denizlere, rüzgâra, taşlara, acıyı da sevinci de birlikte taşıyan bütün evrene biraz daha adalet, biraz daha merhamet, biraz daha huzur getirmesini diliyorum. ⸻ Kimsenin açlıkla, kimsenin yalnızlıkla, kimsenin değersizlikle sınanmadığı; mutluluğun ayrıcalık değil, insanca bir hak olduğu bir yıl olsun. Yeni yıl; incitmeden var olmayı, tüketmeden yaşamayı, görmeden yargılamamayı, susarken bile vicdanlı kalmayı hatırlatsın. ⸻ Takvim değişirken, insanlık da biraz olsun iyiye doğru değişsin. ⸻ Bütün kalbimle diliyorum: Yeni yıl, herkes için muazzam geçsin.
Ekleme Tarihi: 24 Aralık 2025 -Çarşamba
Caroline LAURENT Turunc

TAKVİM YAPRAKLARI ARASINDA İNSANLIK

İnsanlık zor zamanlardan geçmektedir; fakat bu zorluk tek bir biçimde yaşanmıyor. Aynı şehirde, hatta aynı sokakta bile bambaşka hayatlar yan yana duruyor. Bir evde ışıklar gece yarısına kadar yanıyor, bir başka evde karanlık tasarrufla ölçülüyor. Kimi insan, fazlalıklarının ağırlığıyla yoruluyor; kimi ise eksikliğin sessiz utancıyla. Bu çelişki, artık istisna değil; çağımızın sıradan manzarası hâline geldi.
Parası olan herkes mutlu değil.
Parası olmayan herkes de mutsuz değil.
Ama yoksulluk, insanın omuzlarına sürekli bir korku bindiriyor; zenginlik ise çoğu zaman kalbe yalnızlık bırakıyor. Sağlığı olan ama geleceğinden kaygı duyanlar var; her şeye sahip görünüp, içi tamamen boş olanlar… İnsan, neyi kaybettiyse onun yokluğunda tanımlıyor hayatı. Bu yüzden mutsuzluk, çoğu zaman ortak bir dil hâline geliyor.
Takvimler ilerliyor.
Yapraklar düşüyor, yıllar eskiliyor.
Her takvimin bir başlangıcı olduğu gibi, her başlangıcın da kaçınılmaz bir sonu var. Zaman, insana hem umut hem de uyarı taşıyor: “Bugün varsın, yarın belki yoksun.” Ama insan, bu geçiciliği kabullenmek yerine; hırsla, tüketimle, güçle kendini kalıcı kılmaya çalışıyor. Oysa geriye kalan hiçbir zaman fazlalıklar olmuyor; geriye kalan, nasıl yaşadığımız oluyor.
Bayramlar…
Aslında insanlığın en saf sınavıdır bayramlar. Paylaşmanın, hatırlamanın, hal sormanın zamanıdır. Ama ne yazık ki bayramlar da artık çoğu insan için bir aynaya dönüştü: Kimi aynada bolluğunu görüyor, kimi yalnızlığını. Bir sofrada kahkahalar yükselirken, başka bir sofrada sessizlik ağırlaşıyor. Aynı gün, aynı saat, aynı dünya… Ama eşit olmayan duygular.
Bugün 24 Aralık.
Kimi için Noel, kimi için sıradan bir tarih, kimi içinse yalnızlığın biraz daha hissedildiği bir akşam. Bayramlar, takvimdeki isimlerinden çok, insanın kalbinde bıraktığı izlerle anlam kazanır. Bir mesaj, bir hatırlayış, bir kapı aralayış… Bazen bir insanın bütün yılını değiştirebilir. Ama biz, çoğu zaman kalbimizi kapalı tutmayı seçiyoruz.
Birkaç gün sonra yeni bir yıl başlayacak.
Yeni yıl, sihirli bir eşik değildir; ama güçlü bir hatırlatmadır. İnsan her yılın sonunda kendine bakar: “Ne oldum, ne kaldım, neyi ihmal ettim?” Yeni yıldan beklenti, mucize değildir; niyetin yenilenmesidir. Daha adil olma niyeti, daha vicdanlı yaşama niyeti, daha az incitme niyeti…
Mutluluk, yalnızca sahip olmakla ölçülmez.
Mutluluk, başkasının acısına kayıtsız kalmamaktır.
Mutluluk, gücü olanın haddi bilmesi, gücü olmayanın ezilmemesidir.
Eşitlik, herkesin aynı şeye sahip olması değil; kimsenin yokluğa mahkûm edilmemesidir.
Yeni yıl, insanlığa şunu fısıldamalı:
Daha fazla tüketerek değil, daha çok anlayarak çoğalacağız.
Daha yüksek sesle konuşarak değil, daha çok dinleyerek iyileşeceğiz.
Ve daha sertleşerek değil, daha insan kalarak ayakta duracağız.
Belki herkes mutlu olmayacak.
Belki herkes eşit şartlara sahip olmayacak.
Ama herkes, en azından insan yerine konulmayı hak ediyor.
Takvim değişecek.
Ama asıl soru hâlâ aynı:
Biz, birbirimize karşı biraz daha adil olabilecek miyiz?
Ben yeni yıldan mucize beklemiyorum.
Ben, insanlığın kendini hatırlamasını diliyorum.
Birbirine dokunmaktan korkmayan, acıya sırtını dönmeyen, mutluluğu paylaşarak çoğaltan bir insanlık…
Yeni yıl, belki her şeyi değiştirmeyecek.
Ama belki, bir yerden başlamaya cesaret ederiz.
Ve bu, yeterince büyük bir umuttur.
Ve bu yeni yılın;
yalnızca insanlara değil,
aynı gökyüzünü paylaşan kuşlara,
aynı toprağa tutunan ağaçlara,
sessizce var olan hayvanlara,
denizlere, rüzgâra, taşlara,
acıyı da sevinci de birlikte taşıyan bütün evrene
biraz daha adalet,
biraz daha merhamet,
biraz daha huzur getirmesini diliyorum.
Kimsenin açlıkla, kimsenin yalnızlıkla, kimsenin değersizlikle sınanmadığı;
mutluluğun ayrıcalık değil, insanca bir hak olduğu bir yıl olsun.
Yeni yıl; incitmeden var olmayı, tüketmeden yaşamayı,
görmeden yargılamamayı,
susarken bile vicdanlı kalmayı hatırlatsın.
Takvim değişirken,
insanlık da biraz olsun iyiye doğru değişsin.
Bütün kalbimle diliyorum:
Yeni yıl, herkes için muazzam geçsin.
Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

30
Mayıs
21
Mayıs
15
Haziran
02
Mayıs
26
Nisan
07
Kasım
01
Kasım
24
Ekim
12
Ekim
19
Eylül
08
Ağustos
07
Temmuz
22
Haziran
30
Mayıs
15
Mayıs
28
Şubat