Zehra Ünal
Köşe Yazarı
Zehra Ünal
 

Analar Dünü Olmamalı

Ana… Sadece bir kelime değildir. Bazen bir evin direği, bazen bir çocuğun sığınağı, bazen de kimsenin görmediği sessiz bir savaştır. Bugün herkes çiçek paylaşacak. Süslü cümleler kurulacak. Bir günlüğüne analar hatırlanacak. Peki ya yarın? Yarın yine birçok ana sessizce yorulmaya devam edecek. Kimisi hastane koridorlarında insanların canına yetişirken kendi evladının gözlerindeki kırgınlığı içine gömecek… Kimisi sabahın ilk ışığında işe giderken çocuğunun uyuyan saçlarını sessizce öpecek… Kimisi ise dünyanın öbür ucunda, çatlamış elleriyle buğday dövüp un yaparak evladının karnını doyurmaya çalışacak. Çünkü ana dediğin; Sadece doğuran değildir. Aç kalıp yedirendir. Üşüyüp örttüğüdür. Kendi yarasını gizleyip evladına gülümseyendir. Bir ana var mesela bildiğim… Koca gün başkalarının çocuklarının derdine derman olmaya çalışan… Sabır dağıtan, yol gösteren, iyileştiren… Ama gece eve geldiğinde kendi oğlunun sessiz kırgınlığıyla baş başa kalan… “Anne, bana neden eskisi gibi değilsin?” bakışını yüreğinde taşıyan… Çünkü bazen bir ananın tahammülsüzlüğü sevgisizlik değildir. Sadece çok yorulmuş bir ruhun sessiz çırpınışıdır. İnsanlar güçlü kadınları yanlış tanıyor. Ayakta duruyor diye yıkılmadığını sanıyorlar. Gülümsüyor diye iyi olduğunu… Bir mesleği var diye yük taşımadığını… Oysa bazı analar geceleri kimse görmeden ağlıyor. Bu yüzden analar bir güne sığdırılmamalı. Bir gün çiçek verilip ertesi gün unutulmamalı. Çünkü bazı analar alkış değil; Biraz anlayış bekliyor. Ve unutmayın… Bir toplumun vicdanı, analarına gösterdiği değer kadardır.
Ekleme Tarihi: 10 Mayıs 2026 -Pazar
Zehra Ünal

Analar Dünü Olmamalı

Ana…
Sadece bir kelime değildir.
Bazen bir evin direği, bazen bir çocuğun sığınağı, bazen de kimsenin görmediği sessiz bir savaştır.
Bugün herkes çiçek paylaşacak.
Süslü cümleler kurulacak.
Bir günlüğüne analar hatırlanacak.
Peki ya yarın?
Yarın yine birçok ana sessizce yorulmaya devam edecek.
Kimisi hastane koridorlarında insanların canına yetişirken kendi evladının gözlerindeki kırgınlığı içine gömecek…
Kimisi sabahın ilk ışığında işe giderken çocuğunun uyuyan saçlarını sessizce öpecek…
Kimisi ise dünyanın öbür ucunda, çatlamış elleriyle buğday dövüp un yaparak evladının karnını doyurmaya çalışacak.
Çünkü ana dediğin;
Sadece doğuran değildir.
Aç kalıp yedirendir.
Üşüyüp örttüğüdür.
Kendi yarasını gizleyip evladına gülümseyendir.
Bir ana var mesela bildiğim…
Koca gün başkalarının çocuklarının derdine derman olmaya çalışan…
Sabır dağıtan, yol gösteren, iyileştiren…
Ama gece eve geldiğinde kendi oğlunun sessiz kırgınlığıyla baş başa kalan…
“Anne, bana neden eskisi gibi değilsin?” bakışını yüreğinde taşıyan…
Çünkü bazen bir ananın tahammülsüzlüğü sevgisizlik değildir.
Sadece çok yorulmuş bir ruhun sessiz çırpınışıdır.
İnsanlar güçlü kadınları yanlış tanıyor.
Ayakta duruyor diye yıkılmadığını sanıyorlar.
Gülümsüyor diye iyi olduğunu…
Bir mesleği var diye yük taşımadığını…
Oysa bazı analar geceleri kimse görmeden ağlıyor.
Bu yüzden analar bir güne sığdırılmamalı.
Bir gün çiçek verilip ertesi gün unutulmamalı.
Çünkü bazı analar alkış değil;
Biraz anlayış bekliyor.
Ve unutmayın…
Bir toplumun vicdanı, analarına gösterdiği değer kadardır.

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

17
Eylül
13
Ağustos
25
Temmuz
16
Mayıs
18
Nisan
03
Mart
27
Şubat