Zehra Ünal
Köşe Yazarı
Zehra Ünal
 

Kandırılmadık razı olduk

Maaşlar konuşuluyor. Zamlar tartışılıyor. Herkes öfkeli, herkes kırgın, herkes mağdur. Ama garip bir sessizlik var bu ülkede. Bu kadar işçi, emekçi, öğretmen, akademisyen, savcı, hâkim varken… Bu kadar “emeği geçen” insan varken… Nedense kimsenin zamanında ağzı açılmamış. Herkes şimdi konuşuyor. Ama herkes iş işten sonra. Oysa bu düzen, Sadece yukarıdan dayatılarak kurulmadı. Bu düzen, Uyum sağlayanlarla, Susmayı seçenlerle, Çıkarını ilke sananlarla büyüdü. Yanlışı gördüğü hâlde sessiz kalanlar, “Şimdi sırası değil” diyerek geri duranlar, Makamını, konforunu, aidiyet masalını korumak için eğilenler… Bugün en çok şikâyet edenlerin bir kısmı, Dün en çok susanlardır. En çok “kandırıldık” diyenlerin bir kısmı, Aslında işine geldiği için inanmıştır. Aidiyet denilen şey çoğu zaman bir yalandı. Sadakat denilen şey çoğu zaman çıkar. Sessizlik ise korkuyla süslenmiş bir yalakalık biçimi. Kimse kandırılmadı. Herkes gördü. Ama bedel ödememeyi seçti. Şimdi maaşlar yetmiyor diye öfkeleniyoruz. Haklıyız. Ama şunu sormadan bu öfke eksik kalır: Biz ne zaman sustuk? Biz ne zaman görmezden geldik? Biz ne zaman “bana dokunmayan” dedik? Mücadele etmeyen kandırılmaz. Razı olur. Ve razı olanlar, Bir gün sonuçlarla yüzleştiğinde İlk şaşıranlar olur.
Ekleme Tarihi: 05 Ocak 2026 -Pazartesi
Zehra Ünal

Kandırılmadık razı olduk

Maaşlar konuşuluyor.
Zamlar tartışılıyor.
Herkes öfkeli, herkes kırgın, herkes mağdur.
Ama garip bir sessizlik var bu ülkede.
Bu kadar işçi, emekçi, öğretmen, akademisyen, savcı, hâkim varken…
Bu kadar “emeği geçen” insan varken…
Nedense kimsenin zamanında ağzı açılmamış.
Herkes şimdi konuşuyor.
Ama herkes iş işten sonra.
Oysa bu düzen,
Sadece yukarıdan dayatılarak kurulmadı.
Bu düzen,
Uyum sağlayanlarla,
Susmayı seçenlerle,
Çıkarını ilke sananlarla büyüdü.
Yanlışı gördüğü hâlde sessiz kalanlar,
“Şimdi sırası değil” diyerek geri duranlar,
Makamını, konforunu, aidiyet masalını korumak için eğilenler…
Bugün en çok şikâyet edenlerin bir kısmı,
Dün en çok susanlardır.
En çok “kandırıldık” diyenlerin bir kısmı,
Aslında işine geldiği için inanmıştır.
Aidiyet denilen şey çoğu zaman bir yalandı.
Sadakat denilen şey çoğu zaman çıkar.
Sessizlik ise korkuyla süslenmiş bir yalakalık biçimi.
Kimse kandırılmadı.
Herkes gördü.
Ama bedel ödememeyi seçti.
Şimdi maaşlar yetmiyor diye öfkeleniyoruz.
Haklıyız.
Ama şunu sormadan bu öfke eksik kalır:
Biz ne zaman sustuk?
Biz ne zaman görmezden geldik?
Biz ne zaman “bana dokunmayan” dedik?
Mücadele etmeyen kandırılmaz.
Razı olur.
Ve razı olanlar,
Bir gün sonuçlarla yüzleştiğinde
İlk şaşıranlar olur.

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

17
Eylül
13
Ağustos
25
Temmuz
16
Mayıs
18
Nisan
03
Mart
27
Şubat