Maaşlar konuşuluyor.
Zamlar tartışılıyor.
Herkes öfkeli, herkes kırgın, herkes mağdur.
Ama garip bir sessizlik var bu ülkede.
Bu kadar işçi, emekçi, öğretmen, akademisyen, savcı, hâkim varken…
Bu kadar “emeği geçen” insan varken…
Nedense kimsenin zamanında ağzı açılmamış.
Herkes şimdi konuşuyor.
Ama herkes iş işten sonra.
Oysa bu düzen,
Sadece yukarıdan dayatılarak kurulmadı.
Bu düzen,
Uyum sağlayanlarla,
Susmayı seçenlerle,
Çıkarını ilke sananlarla büyüdü.
Yanlışı gördüğü hâlde sessiz kalanlar,
“Şimdi sırası değil” diyerek geri duranlar,
Makamını, konforunu, aidiyet masalını korumak için eğilenler…
Bugün en çok şikâyet edenlerin bir kısmı,
Dün en çok susanlardır.
En çok “kandırıldık” diyenlerin bir kısmı,
Aslında işine geldiği için inanmıştır.
Aidiyet denilen şey çoğu zaman bir yalandı.
Sadakat denilen şey çoğu zaman çıkar.
Sessizlik ise korkuyla süslenmiş bir yalakalık biçimi.
Kimse kandırılmadı.
Herkes gördü.
Ama bedel ödememeyi seçti.
Şimdi maaşlar yetmiyor diye öfkeleniyoruz.
Haklıyız.
Ama şunu sormadan bu öfke eksik kalır:
Biz ne zaman sustuk?
Biz ne zaman görmezden geldik?
Biz ne zaman “bana dokunmayan” dedik?
Mücadele etmeyen kandırılmaz.
Razı olur.
Ve razı olanlar,
Bir gün sonuçlarla yüzleştiğinde
İlk şaşıranlar olur.
Anasayfa
Yazarlar
Zehra Ünal
Yazı Detayı
Bu yazı 6453 kez okundu.
Kandırılmadık razı olduk
Maaşlar konuşuluyor.
Zamlar tartışılıyor.
Herkes öfkeli, herkes kırgın, herkes mağdur.
Ama garip bir sessizlik var bu ülkede.
Bu kadar işçi, emekçi, öğretmen, akademisyen, savcı, hâkim varken…
Bu kadar “emeği geçen” insan varken…
Nedense kimsenin zamanında ağzı açılmamış.
Herkes şimdi konuşuyor.
Ama herkes iş işten sonra.
Oysa bu düzen,
Sadece yukarıdan dayatılarak kurulmadı.
Bu düzen,
Uyum sağlayanlarla,
Susmayı seçenlerle,
Çıkarını ilke sananlarla büyüdü.
Yanlışı gördüğü hâlde sessiz kalanlar,
“Şimdi sırası değil” diyerek geri duranlar,
Makamını, konforunu, aidiyet masalını korumak için eğilenler…
Bugün en çok şikâyet edenlerin bir kısmı,
Dün en çok susanlardır.
En çok “kandırıldık” diyenlerin bir kısmı,
Aslında işine geldiği için inanmıştır.
Aidiyet denilen şey çoğu zaman bir yalandı.
Sadakat denilen şey çoğu zaman çıkar.
Sessizlik ise korkuyla süslenmiş bir yalakalık biçimi.
Kimse kandırılmadı.
Herkes gördü.
Ama bedel ödememeyi seçti.
Şimdi maaşlar yetmiyor diye öfkeleniyoruz.
Haklıyız.
Ama şunu sormadan bu öfke eksik kalır:
Biz ne zaman sustuk?
Biz ne zaman görmezden geldik?
Biz ne zaman “bana dokunmayan” dedik?
Mücadele etmeyen kandırılmaz.
Razı olur.
Ve razı olanlar,
Bir gün sonuçlarla yüzleştiğinde
İlk şaşıranlar olur.
Ekleme
Tarihi: 05 Ocak 2026 -Pazartesi
Kandırılmadık razı olduk
Yazıya ifade bırak !
Bu yazıya hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
