Zehra Ünal
Köşe Yazarı
Zehra Ünal
 

CANIMDIR. KANIMDIR. AY YILDIZIMDIR.

Bir bayrak vardır; indirildiğinde yer değil, vicdan çöker. Bir bayrak vardır; dokunulduğunda kumaş değil, tarih sızlar. Bir bayrak vardır; adı Türk Bayrağı’dır. Dün Nusaybin’de, Suriye sınır hattında, güvenlik birimlerince teyit edilen görüntülerde Türk Bayrağı’na yönelik yapılan saygısızlık; sıradan bir olay değildir. Bu, ne bir anlık taşkınlık ne de küçük bir hadisedir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne verilmek istenen açık ve bilinçli bir mesajdır. Ama bilinmelidir: Türk Bayrağı mesaj taşımaz. Türk Bayrağı mesaj olur. Çünkü o bayrak; bir milletin var olma yemini, bir devletin adalet mührü, bir medeniyetin sessiz haykırışıdır. Kırmızısı boya değildir. Kırmızısı, toprağa düşenlerin kalbidir. Ayı gökten inmedi. Yıldızı süs olsun diye çizilmedi. Ay ve yıldız, atalarımızın kanına yansıyarak doğdu. Ve bu yüzden ay yıldız, bir sembol değil; bedelidir bu toprakların. Bugün Türkiye; savaşların ortasında barışı savunan, krizlerin göbeğinde aklı temsil eden, dünyaya “sulh mümkündür” diyen bir devlettir. Masada arabulucu, sahada hukuklu, tarihte vakurdur. Tam da bu yüzden Türk Bayrağı’na uzanan her el; sadece Türkiye’ye değil, adalete, barışa ve insan onuruna uzanmıştır. Bu hadise, destursuzdur. Bu hadise, düstursuzdur. Ve asla masum değildir. Ama bir gerçek daha vardır ki; Türkiye, bayrağı indirilen bir devlet değildir. Türkiye, bayrağı uğruna can verilen bir millettir. Bu mesele; ne siyasidir, ne ideolojiktir, ne de bir sınır meselesidir. Bu mesele, yediden yetmişe herkesin kalbinde aynı yerden atan bir onur meselesidir. Çocuğun elinde umut, askerin omzunda yemin, ananın gözünde evlat, şehidin kanında vatan, devletin kalbinde egemenliktir bu bayrak. Buradan dünyaya açıkça ve yüksek sesle söylüyoruz: Türk Bayrağı’na yapılan her saygısızlık, Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına yönelmiş sayılır. Ve bu tür sapkınlıklara asla müsamaha gösterilmeyecektir. Ne sınırda. Ne masada. Ne de uluslararası kamuoyunda. Ay yıldızımız yere düşmez. Onurumuz tartışmaya açılmaz. Bu bayrak rüzgârla değil, tarihle dalgalanır. Ve herkes bilsin ki; Türk Bayrağı bir ülkenin değil, bir milletin kalp atışıdır. Canımızdır. Kanımızdır. Ay yıldızımızdır. Ve biz, bayrağını yere düşürenlerden değil, uğruna toprağa düşenlerdeniz.
Ekleme Tarihi: 21 Ocak 2026 -Çarşamba
Zehra Ünal

CANIMDIR. KANIMDIR. AY YILDIZIMDIR.

Bir bayrak vardır;
indirildiğinde yer değil, vicdan çöker.
Bir bayrak vardır;
dokunulduğunda kumaş değil, tarih sızlar.
Bir bayrak vardır;
adı Türk Bayrağı’dır.
Dün Nusaybin’de, Suriye sınır hattında, güvenlik birimlerince teyit edilen görüntülerde Türk Bayrağı’na yönelik yapılan saygısızlık; sıradan bir olay değildir. Bu, ne bir anlık taşkınlık ne de küçük bir hadisedir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne verilmek istenen açık ve bilinçli bir mesajdır.
Ama bilinmelidir:
Türk Bayrağı mesaj taşımaz.
Türk Bayrağı mesaj olur.
Çünkü o bayrak;
bir milletin var olma yemini,
bir devletin adalet mührü,
bir medeniyetin sessiz haykırışıdır.
Kırmızısı boya değildir.
Kırmızısı, toprağa düşenlerin kalbidir.
Ayı gökten inmedi.
Yıldızı süs olsun diye çizilmedi.
Ay ve yıldız,
atalarımızın kanına yansıyarak doğdu.
Ve bu yüzden ay yıldız, bir sembol değil; bedelidir bu toprakların.
Bugün Türkiye; savaşların ortasında barışı savunan,
krizlerin göbeğinde aklı temsil eden,
dünyaya “sulh mümkündür” diyen bir devlettir.
Masada arabulucu, sahada hukuklu, tarihte vakurdur.
Tam da bu yüzden Türk Bayrağı’na uzanan her el;
sadece Türkiye’ye değil,
adalete, barışa ve insan onuruna uzanmıştır.
Bu hadise, destursuzdur.
Bu hadise, düstursuzdur.
Ve asla masum değildir.
Ama bir gerçek daha vardır ki;
Türkiye, bayrağı indirilen bir devlet değildir.
Türkiye, bayrağı uğruna can verilen bir millettir.
Bu mesele;
ne siyasidir,
ne ideolojiktir,
ne de bir sınır meselesidir.
Bu mesele, yediden yetmişe herkesin kalbinde aynı yerden atan bir onur meselesidir.
Çocuğun elinde umut,
askerin omzunda yemin,
ananın gözünde evlat,
şehidin kanında vatan,
devletin kalbinde egemenliktir bu bayrak.
Buradan dünyaya açıkça ve yüksek sesle söylüyoruz:
Türk Bayrağı’na yapılan her saygısızlık,
Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına yönelmiş sayılır.
Ve bu tür sapkınlıklara asla müsamaha gösterilmeyecektir.
Ne sınırda.
Ne masada.
Ne de uluslararası kamuoyunda.
Ay yıldızımız yere düşmez.
Onurumuz tartışmaya açılmaz.
Bu bayrak rüzgârla değil, tarihle dalgalanır.
Ve herkes bilsin ki;
Türk Bayrağı bir ülkenin değil,
bir milletin kalp atışıdır.
Canımızdır.
Kanımızdır.
Ay yıldızımızdır.
Ve biz,
bayrağını yere düşürenlerden değil,
uğruna toprağa düşenlerdeniz.

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

17
Eylül
13
Ağustos
25
Temmuz
16
Mayıs
18
Nisan
03
Mart
27
Şubat