İnsan olmaktan utanılacak bir çağda yaşıyoruz. Pisliği yapanların servetleriyle gizlenen gerçekler, büyük bir olasılıkla kendileri gibi olanların çıkarlarına hizmet için, görmemizi istedikleri kadar açıklandı.
Masum halkların hayatlarını temelinden etkileyen güçlü Siyonist Sermayenin, yeni tabiriyle, Finans Kapital’in, pisliklerinin açıklanmasını halklara iyilik olarak yapacağına inanmak saflık olur. Bütün bu ve benzeri pistliklerin Rothscild’lar liderliğinde, süper zenginler tarafından yapıldığımı da unutmayalım.
Dünya insanlarının büyük bir kısmının, vahşet, iğrenç sadizm, en adî seks sapıklığı ve satanist çılgınlıklar ile eğlenen, sözde elit, ufak ve adî bir grup tarafından yönetilmekte olduğu, büyün çıplaklığıyla halkların yüzüne vuruldu. Neden? Neden şimdi?
Açıklananların ağırlığına katlanmakla yetinmek ve kendimizi bu lağıma düşmeye bıraktığımıza hayıflanmak yerine; yapılışındaki gayeye karşı sorgulayan ve araştıran olmamız gerekir.
Olanı temizlemek ve tekrar etmemesini önlemek için, kapsamlı bir sathı-müdafanın kurulması gerekir.
Aksi hâlde bunlar daha da kötüsünü yapacak güçte ve tıynetsizliktedir. Bu gidişin devamı, dünyanın büyük bir faşist diktatörlüğe dönüşmesi olur.
*****
İnsan denen mahlûk, ekip biçme/yerleşme çağına girdiğinden beri, birbirini boğazlıyor.
Vicdansız ahlaksızların kendi çıkarları için tahrif ettikleri dinler, inançlar, ahlak ve geleneksel kurallar, yapılan kötülüklerin önüne geçemiyor. Çünkü halkların büyük bir kısmı sorgulamıyor, sessiz ve seyirci. Meydanı pisliklere bırakmış, kendinin nasıl sömürüldüğünü seyrediyor. İnsanlık kendi kendisini yok etmek için, sanki elinden geleni yapıyor.
Köpeklerin yönlendirdiği bir koyun sürüsündeki koyundan farkı yok.
O ahlaksız, acımasız faşist gurup, teknolojideki ilerlemelerin ya yapanı, ya da çok zaman yapılanların sâhibi veya yöneticisi, hem de kullanıcısı.
En önemli buluşların hemen hemen hepsi harp gücünü arttırmak, yâni insan öldürmek için yapıldı ve kullanıldı. Yâni insanın kabul etmiş olduğu utanç verici gerçek, hem cinsini yok ederek, ya da esir ederek, istediğini elde etmek! Sorgusuz sualsiz vahşet!
Ve bu vahşî mahlûk, hemcinsini eğiterek, ona yardım ederek, kalkındırmak ve huzurlu bir hayat elde etmek imkânını sağlamaya çalışmak yerine, onu karanlıkta bırakarak, varlıklarını gasp ederek, sömürme yolunu seçiyor. O, kan peşinde bir vampir.
Son 150 yıldır yüzlerce buluş ölüm için kullanıldı. Atom bombası ile iki şehir yok edildi.
Zehirler ile ormanlar ülkeler çöle döndü. İlaçlar ordularda, Afrika halkı üzerinde denendi.
İlaç satmak için hastalıklar desteklendi, yaratıldı.
Halkları sayısını azaltmak için pandemi yapıldı.
Telefonlarımız pisliklerin kontrolünde bombaya, üstümüzde gezdirdiğimiz casusa çevrildi.
Gerekmeyen harpler çıkarıldı, çıkarılıyor.
Yüzlerce katliamda yapıldı. Saymakla bitmez....
Binlerce yıldır kendini insancıl bir düzene sokamayan toplumlar, kendi yaptıkları makinaya varlık ve hayatlarını teslim etmek yolundalar!
Yapay zekânın üretimi de kullanılması da bu vampirlerin elinde! Ve yapay zekânın sonuca varmak yeteneğinin olması planlanıyor! Karşımızda üstünden gelinemez olası sorunlar var. Yapay zekânın:
1- Yanlış ve ölümcül bir sonuca varmayacağı nasıl garantilenecek?
2- Ölümcül bir sonuca varması bu vampirler tarafından programlanırsa, nasıl, ne zaman ve kim engel olabilecek?
3- Kazara ölümcül bir sonuca varmasına nasıl ve kim engel olabilecek? Düşünmeliyiz!
*****
Asurlular bıraktıkları tabletlerinde, istenmeyen İnsanlar olarak başka bir gezegenden Dünya’ya getirilip bırakıldıklarını yazdılar. Geldiğimiz noktada buna inanmak hiç de gerçeklere ters düşmüyor.
Uzun hayatımın yarısını vatanımda, diğer yarısını da propagandalar ile şişirilmiş en güçlü (ama iyi değil) ülke ABD’de geçirdim. Gerçekler hiç iç açıcı değil!
Çok kötü olayları izledim, gene de bütün insanların pislik olduğunu düşünmüyorum. Fakat temiz olanların da akılcı ve uygar hareket etmediklerini üzüntü ile görüyorum.
Hayatımın son 25-30 yılını yazı ve kitaplarımla vatandaşlarımı kendi yaşamlarının yöneticisi olmaları için uyarmaya, eğitmeye atadım. Vardığım sonuç, pislik olmayanların kendilerini korumaya zahmet etmedikleri için, verilenle yetinmek, geleni sineye çekmek zâfiyeti içinde oldukları. Bu çok acı!
Toplumlar, düşürüldükleri çukurda yapay zekânın kontrolsüz gelişmesine de seyirci. İlgisizlik, vampirlere sahayı boş bırakıyor. Halkın, geleceğine sahip çıkmaması, sefil bir geleceğe evet demekten farksız.
Vampirlerin elinde yapay zekâ ölümcül olabilir!
Herkesi uyanmaya ve direnmeye çağırıyorum.
