Turgut Karabekir
Köşe Yazarı
Turgut Karabekir
 

Susuzluk ölümdür!

Su içmeden 5 günden fazla yaşayamayız, Tuzlu suyla tarım olmaz, susuz da tarım olmaz! Tatlı suyun %70’i tarımda, %22’si imâlatta, %8’i de içme, sağlık ve ev işlerinde kullanılıyor. Dünya yüzeyinin %75’i su ama onun % 97.5 tuzlu olduğu için kullanamadığımız tuzlu su, Dünya yüzeyindeki suyun sadece %2.5’i tuzsuz içme ve kullanma suyu, Tuzlu olmayan suyun da % 2.02’si buzullarda saklı. Bize kullanmak için kalan %0.3’ü de, nehirlerde, göllerde, göletlerde ve sulak alanlarda. Buzullardaki suyu kullanmıyoruz ve buzullar iklim değişikliği nedeniyle eriyor ve tuzsuz suyumuzun bir kısmının tuzlu suya dönüşüyor. Göz yumuyoruz! Nehirlerdeki suların hepsi barajlarda değil ve çoğu kullanılmadan denizlere dökülüyor. Yâni, yeterli olmayan suyumuzun çoğu kullanılmadan atılıyor. Yaşam kaynağımız akıp gidiyor. Seyirciyiz! Verilere göre bütün Dünyada su kaynakları azalırken, kullanımı artıyor. Sorun hızla büyüyor! Birçok ülke ve Avrupa şehirleri alarm veriyor. Tahran o kadar susuz ki, şehrin yerini değiştirmeyi düşünüyorlar! Şaka değil,10 milyon insan ölümle karşı karşıya. Ders almıyoruz! Artezyenleri aşırı kullanarak binlerce yılda oluşmuş yer altı sularının dengesini bozmak, topraktaki su seviyesini yenilenemeyecek kadar düşürmek, çölleşmeye yardım ediyor. Toprak çöküntüler ve obruklarla bize geleceği gösteriyor. Bakmıyoruz! Yaptığımız tahribat, her hatamız, sorunu telafi edilemeyecek ölçüde büyütüyor. Başka suçlu arıyoruz! Ölçüsüz ve programsız kullanım da yetmiyor, var olan suları kirleterek kullanılmaz yapıyoruz. Cahiliz! Buzulların erimesiyle denizlerin seviyesinin yükselmekte olmasına, çölleşmenin çoğalmasına, bütün bu gerçek verilerin ve sorunların olmasına rağmen biz su kaynaklarımızı hâlâ doğru kullanmıyoruz. Kullanabileceğimiz bu kadar az su varken, her dakika milyarlarca metreküp su, nehirlerden denizlere dökülüyor. Ama nehir sularını kullanılmadan, denizlere akmadan kullanırsak, susuzluğun da şehirlerin su altında kalmasının da önüne geçileceği söylendiğinde dinleyen yok! Biz nasıl bir yaratığız? Beklenti, yağmurun yağması ve kaybolmuş olan suyun tekrar kullanıma ilave olması. Bilgisizlik gırla! On yıldır, genel ısınma nedeniyle dengenin bozulduğu bir devreden geçiyoruz, bazı yerlerde aşrı kuraklık bazı yerlerde de tahripkâr fazla yağış var. Tahripkâr yağışlar ile gelen suyu kullanabilmek için önlemler alınmadığından, o su toprağa işlemeye vakit bulamıyor ve ziyan oluyor. Ziyan olmakla kalmıyor, neden olduğu pisliği temizlemek için temiz suyumuzu da kullanmamız gerekiyor. Körlük çok yaygın!   Kuraklık olan yerlerin bazıları önlemler almaya başladılar. Suudi Arabistan ve Mısır kanallar açarak çöllerin ortasında denizler yaratarak, çölde yağmur yağdırma yolundalar. İsrail Akdeniz’den su arıtarak, aşırı kullanılan Ölüdeniz’i destekliyor. Ders almıyoruz! Çin suyu bol olan yerden olmayan yerlere kanal açıp su götürerek, yağmur yağmayan çöl alanları yeşertiliyor. Ders almıyoruz! Kaliforniya ve İsrail, mega boyutta deniz suyunu tuzdan arındırma istasyonları kurmaya, var olan sulaklarını kurtarmaya başlandı. Ders almıyoruz! Çağdaş ülkeler yeraltı sularını plansız ve ölçüsüz kullanmanın yanlış olduğunu biliyor ve önlem alıyorlar. Biz ne yapıyoruz? Hiçbir şey! Yağmur duasına çıkanlar var! İşte bizim çağdaşlık düzeyimiz bu! 20 yıldır alınması gereken önlemleri belirliyor ve felaket gelmeden yapılmasının gerektiğini yazıyorum ama duyan yok. Herkes üç maymunu oynuyor! https://www.ozgurifade.com.tr/yazar/turgut-karabekir/su- petrolden-degerli-1610-kose-yazisi İlk yazdığım zaman kuraklığın geleceği biliniyordu, hissediliyordu, şimdi geldi! Artık önleme vaktini geçirdik, şimdi kurtulmak için çalışmaya mecburuz. Maliyet on kat arttı, daha sonra yüz kat da ödense yapılamayacak. Ülkemizde, son 60 yılda 240 gölden 186’sı kurumuş. Önerilerim son 20 yıldır uygulansaydı bunların en az 3’te ikisini kaybetmezdik. Ne diyeyim? Felaketin içindeyiz, ama “felâket kapıda” diyorlar ve en ufak bir önlem alınmaması ile bile yüzleşmek yok! Bu tutumda bir yanlışlık var! Ya körüz ya da aptal! Asurlular haklı, biz başka gezegenden atılmışlarız! Toprak kavgasında insancıl olamayanların, su kavgasında ne kadar vahşi olacağını düşününün. Bu güne kadar görmediğimiz bencillikle dolu, insanlık dışı hareketlerin doğal gibi yapılacağı günlere hamileyiz! ****** Yağmur sularının; durulama göletlerine, göllere, barajlara, aktarma sistemleri kurulmalıdır. Nehir ve dereler denize dökülmeden geriye, yukarıdaki toplama yerlerine aktarılmalıdır. Su olan yerden borulama ile su olmayan yerlere taşıyarak, çölleşme durdurulmalıdır. Bunların yapılması için maliyetin her gün artacağı bilinmeli ve bir an evvel yapılarak, çölleşme önlenmelidir. Her ne pahasına olursa olsun, tarım alanları çölleşmeye terk edilmemelidir. Terk etmek ölüm emrimizi imzalamaktır! Ya da intihardır! Kullanım suyu için başka seçenek olmayan yerlerde, denizlerden alınacak suyu tuzdan arıtma istasyonları derhal kurulmalıdır. Yer altı sularının dengesiz kullanımlımınsa derhal son verilmelidir. Orta çağlarda değiliz, gözünüzü açın, aklınızı başınıza toplayın ve yaşadığınız yeri yaşanmayacak yere çevirmeyi durdurun. Durdurulmasını isteyin. Adam gibi adam olandan bu beklenir. Hayvanlar bile yörelerini bizden iyi koruyorlar! Hâlimizden utanalım. Böyle gidersek evlatlarımız da bizi lânetle anacaklar. Ölüme çanak tutmayalım!
Ekleme Tarihi: 12 Aralık 2025 -Cuma
Turgut Karabekir

Susuzluk ölümdür!

Su içmeden 5 günden fazla yaşayamayız, Tuzlu suyla tarım olmaz, susuz da tarım olmaz!

Tatlı suyun %70’i tarımda, %22’si imâlatta, %8’i de içme, sağlık ve ev işlerinde kullanılıyor.

Dünya yüzeyinin %75’i su ama onun % 97.5 tuzlu olduğu için kullanamadığımız tuzlu su, Dünya yüzeyindeki suyun sadece %2.5’i tuzsuz içme ve kullanma suyu, Tuzlu olmayan suyun da % 2.02’si buzullarda saklı.

Bize kullanmak için kalan %0.3’ü de, nehirlerde, göllerde, göletlerde ve sulak alanlarda. Buzullardaki suyu kullanmıyoruz ve buzullar iklim değişikliği nedeniyle eriyor ve tuzsuz suyumuzun bir kısmının tuzlu suya dönüşüyor. Göz yumuyoruz! Nehirlerdeki suların hepsi barajlarda değil ve çoğu kullanılmadan denizlere dökülüyor. Yâni, yeterli olmayan suyumuzun çoğu kullanılmadan atılıyor.

Yaşam kaynağımız akıp gidiyor. Seyirciyiz!

Verilere göre bütün Dünyada su kaynakları azalırken, kullanımı artıyor. Sorun hızla büyüyor! Birçok ülke ve Avrupa şehirleri alarm veriyor. Tahran o kadar susuz ki, şehrin yerini değiştirmeyi düşünüyorlar! Şaka değil,10 milyon insan ölümle karşı karşıya. Ders almıyoruz!

Artezyenleri aşırı kullanarak binlerce yılda oluşmuş yer altı sularının dengesini bozmak, topraktaki su seviyesini yenilenemeyecek kadar düşürmek, çölleşmeye yardım ediyor. Toprak çöküntüler ve obruklarla bize geleceği gösteriyor.

Bakmıyoruz!

Yaptığımız tahribat, her hatamız, sorunu telafi edilemeyecek ölçüde büyütüyor. Başka suçlu arıyoruz!

Ölçüsüz ve programsız kullanım da yetmiyor, var olan suları kirleterek kullanılmaz yapıyoruz. Cahiliz!

Buzulların erimesiyle denizlerin seviyesinin yükselmekte olmasına, çölleşmenin çoğalmasına, bütün bu gerçek verilerin ve sorunların olmasına rağmen biz su kaynaklarımızı hâlâ doğru kullanmıyoruz. Kullanabileceğimiz bu kadar az su varken, her dakika milyarlarca metreküp su, nehirlerden denizlere dökülüyor. Ama nehir sularını kullanılmadan, denizlere akmadan kullanırsak, susuzluğun da şehirlerin su altında kalmasının da önüne geçileceği söylendiğinde dinleyen yok! Biz nasıl bir yaratığız?

Beklenti, yağmurun yağması ve kaybolmuş olan suyun tekrar kullanıma ilave olması. Bilgisizlik gırla!

On yıldır, genel ısınma nedeniyle dengenin bozulduğu bir devreden geçiyoruz, bazı yerlerde aşrı kuraklık bazı yerlerde de tahripkâr fazla yağış var.

Tahripkâr yağışlar ile gelen suyu kullanabilmek için önlemler alınmadığından, o su toprağa işlemeye vakit bulamıyor ve ziyan oluyor. Ziyan olmakla kalmıyor, neden olduğu pisliği temizlemek için temiz suyumuzu da kullanmamız gerekiyor. Körlük çok yaygın!

 

Kuraklık olan yerlerin bazıları önlemler almaya başladılar. Suudi Arabistan ve Mısır kanallar açarak çöllerin ortasında denizler yaratarak, çölde yağmur yağdırma yolundalar. İsrail Akdeniz’den su arıtarak, aşırı kullanılan Ölüdeniz’i destekliyor. Ders almıyoruz!

Çin suyu bol olan yerden olmayan yerlere kanal açıp su götürerek, yağmur yağmayan çöl alanları yeşertiliyor. Ders almıyoruz!

Kaliforniya ve İsrail, mega boyutta deniz suyunu tuzdan arındırma istasyonları kurmaya, var olan sulaklarını kurtarmaya başlandı. Ders almıyoruz!

Çağdaş ülkeler yeraltı sularını plansız ve ölçüsüz kullanmanın yanlış olduğunu biliyor ve önlem alıyorlar.

Biz ne yapıyoruz? Hiçbir şey! Yağmur duasına çıkanlar var! İşte bizim çağdaşlık düzeyimiz bu! 20 yıldır alınması gereken önlemleri belirliyor ve felaket gelmeden yapılmasının gerektiğini yazıyorum ama duyan yok. Herkes üç maymunu oynuyor!

https://www.ozgurifade.com.tr/yazar/turgut-karabekir/su- petrolden-degerli-1610-kose-yazisi

İlk yazdığım zaman kuraklığın geleceği biliniyordu, hissediliyordu, şimdi geldi! Artık önleme vaktini geçirdik, şimdi kurtulmak için çalışmaya mecburuz.

Maliyet on kat arttı, daha sonra yüz kat da ödense yapılamayacak.

Ülkemizde, son 60 yılda 240 gölden 186’sı kurumuş. Önerilerim son 20 yıldır uygulansaydı bunların en az 3’te ikisini kaybetmezdik. Ne diyeyim? Felaketin içindeyiz, ama “felâket kapıda” diyorlar ve en ufak bir önlem alınmaması ile bile yüzleşmek yok!

Bu tutumda bir yanlışlık var! Ya körüz ya da aptal!

Asurlular haklı, biz başka gezegenden atılmışlarız!

Toprak kavgasında insancıl olamayanların, su kavgasında ne kadar vahşi olacağını düşününün. Bu güne kadar görmediğimiz bencillikle dolu, insanlık dışı hareketlerin doğal gibi yapılacağı günlere hamileyiz!

******

Yağmur sularının; durulama göletlerine, göllere, barajlara, aktarma sistemleri kurulmalıdır. Nehir ve dereler denize dökülmeden geriye, yukarıdaki toplama yerlerine aktarılmalıdır. Su olan yerden borulama ile su olmayan yerlere taşıyarak, çölleşme durdurulmalıdır.


Bunların yapılması için maliyetin her gün artacağı bilinmeli ve bir an evvel yapılarak, çölleşme önlenmelidir. Her ne pahasına olursa olsun, tarım alanları çölleşmeye terk edilmemelidir. Terk etmek ölüm emrimizi imzalamaktır! Ya da intihardır!

Kullanım suyu için başka seçenek olmayan yerlerde, denizlerden alınacak suyu tuzdan arıtma istasyonları derhal kurulmalıdır.

Yer altı sularının dengesiz kullanımlımınsa derhal son verilmelidir.

Orta çağlarda değiliz, gözünüzü açın, aklınızı başınıza toplayın ve yaşadığınız yeri yaşanmayacak yere çevirmeyi durdurun. Durdurulmasını isteyin.

Adam gibi adam olandan bu beklenir. Hayvanlar bile yörelerini bizden iyi koruyorlar!

Hâlimizden utanalım. Böyle gidersek evlatlarımız da bizi lânetle anacaklar. Ölüme çanak tutmayalım!

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

16
Eylül
23
Ağustos
26
Temmuz
10
Mayıs
18
Kasım
02
Ekim
08
Kasım
02
Kasım