Turgut Karabekir
Köşe Yazarı
Turgut Karabekir
 

Özgür Özel CHP’sine ne lâzım?

1945-1950 Yılları aralığı, Türkiye’nin bağımsızlığını kaybetmesi, benim de ergenliğe erişmem yıllarıdır. 1938’de Atatürk’ün vefatına kadar, toplumun kalbi Atatürk’e olan sevgi, güven ve onun varlığından doğan ümitlerle atardı. Atatürk, halkın varlığına ve gücüne inanmış, halk ile yakın temasını devam ettirmiş, ülkenin efendisinin köylüsü olduğunu söylemiş, halkın refahı, mutluluğu ve çağdaşlığa en kısa zamanda erişmesi için yaşayan, eşsiz bir liderdi. 40’li yıllara gelindiğinde, İsmet İnönü’nün idaresindeki CHP yönetimi halktan kopmaya başlamış, sorgulama imkânı kalmamış, halk ikinci plana düşmüş, halk yerine parti konuşulur olmuştu. Birleştirici millî ruh gitmiş, kişisel çıkarlar için yaşama devri başlamıştı. İnönü’nün kendi adına para bastırması, kendine ebedi önder denmesini istemesi, halkın memnun olmadığı yanlışlardı. Vekiller ve bakanlar, halktan ayrı bir statü ve görünümde yaşamaya başlamışlardı. Onlar halka hizmet verenler değil, halka yukarıdan bakan, üst sınıf olarak görünmeye ve harekete başlamıştı. Halkın partisi CHP, halkın partisi olmaktan çıkmaya, başkanın ve yardımcılarının partisi olmaya başlamıştı. Batının istediği de zaten buydu ve 1945-46’da, ABD Sevr’i geri getirme sürecini başlattı. ABD yapay bir Rus korkusu yaratınca, İnönü ABD ile iki önemli anlaşma imzalayarak, bağımlılığa ilk adımları attı. Zorlamalar devam etti ve ABD, demokrasi örtüsünde Demokrat Partiyi (DP) kurdurttu. Toprak reformu yapılmadı, Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla da, yönetim ile halk arasındaki bağ koptu. Bağ yerine derin bir vadî oluştu. 40’lı yıllardan beri atılan adımlarda CIA’in kurgusu olduğunu basın yazmadı, halk çoklukla habersizdi. 1950’de, pusuda bekleyen yobazlığın teşvik bulması, desteklenmesi; laiklikle ilerlemeyi, bölücü etnik ve çarpıtılmış dinsel sorunlara sürükledi. DP destek ve tavizler verdi. İnönü ve çevresi, sessiz ve etkisiz kaldı. Atatürk ve halkın partisi CHP’nin, sözde aydınları, sağda, solda, ortada, yol ararken, CHP’den ayrılanlarla, Kemalizm’den uzak anlayışta partiler doğdu. Şimdi sayısı utanç verici 188, 10 tanesi mecliste bulunuyor! Bütünlük terk edilmiş, halk ikiye bölünmüş, başka ülkelerde beğeni ve övgü ile izlenen başarılı Atatürk ilkeleri konuşulmaz olmuştu. CHP’de, Ahmet Necdet  Sezer yılları hariç, 2024 yılına kadar, Altıok’a bağlı, yasalara uyarak çalışan laik bir anlayış var olmadı. Partiler millî çıkarlar için birleşen değil, parti için yeni yollar arayan oldular. Halktan kopuş büyüdü, halk partisine erişemez oldu. Demokrasi yalanı örtüsünde kurucu ilkelerden ayrılış, birliği imkânsıza yakın kıldı. CHP son 25 yılını iktidarın yanlışlarını konuşarak, kızgın ve etkisiz geçirdi. Aydınlardan gelen uyarıları dinlemedi, çağrılara cevap vermedi. İlkeler yerine, demokrasi konuşarak, tabanını, halkı, vatanseverleri, Altıok ‘suz ve yalnız bıraktı. Haksız kalan, Halk Partisi CHP de, niyetleri onu batırmak olanların yemi oldu. Halkın olmayan partiler, vatana değil, kendine yarar. Halk başkanın partisini değil, kendi partisini istiyor. Partiler halkın Partisi olmadıkça, partili vekiller kendilerini halktan üstün gördükçe, halk sefalette iken hayat boyu kıyaklarla işe yaramadan mecliste boy gösterdikçe, partilerin halkı olmayacak. Partiler  halkın olmadıkça ve halkın partiye bağlanması beklendikçe, parti halkın gücüne dayanmadıkça, bu ülke düşmanların yemi olmaktan kurtulamayacak. “CHP’ye de lâzım olan halktır. Halkın partisi halksız olmaz. Yüce olan halktır, cüce olan da partidir. Halk partiye gelmeyecek, parti halka gidecek. Nokta! Halkçılık, Altıok’tan, Kemalizm’den ve Atatürk yolundan başlar. Bütün dünya bunu biliyor, ama CHP 88 yıldır bunu görmüyor, boşuna sağ sol arıyor. Bu halk bir yıldır yağmur, soğuk, sıcak demeden meydanları yüzbinlerle doldurdu. O da yanlış okundu. Gelenler, başkan için değil, parti için değil, vatan kurtarmak için değil, cebi boş, karnı boş, işsiz ve mutsuz, hem de umutsuz oldukları için geldiler. 60 yıldır partiye oy verenler, başka seçenekleri olmadığı için verdi, partiyi beğendiği için değil. İçinde olduğumuz çöküşü, birleşmiş, halka inmiş CHP kurtarabilir. Onun için, halka inilmeli ve halkın gücünü taşıyarak, düşmanlara karşı çıkılmalı. Fetö gerçeğe örtüdür, çünkü düşman ABD/CIA’dir. Ve halkı arkasına almış bir CHP, bunu anlamadıkça ve korkmadan söylemedikçe, başarılı olamaz. Eğer söyleyemiyorsa, sorarlar, “Sende onlardan mısın?” diye. Çünkü artık yanlış yapma vakti de yok. Onlar başkanı ve partiyi kandırabilir, satın alabilir, yönlendirebilirler. Ama partinin sahibi olmuş halk kitlesi varsa, halkı kandıramaz, satın alamaz, yönetemez ve kullanamazlar. Kaybederler! Şimdi yeni parti kurulması gerekebilir, fakat baskın seçime parti yetişmeyebilir. CHP oylarının dağılıp heba olmaması için, bu şartlar oluştuğunda, vekillerin geçici parti değişikliği yapması da gerekebilir. Her halükârda, CHP oylarının kaybolmaması için alternatif yolların düşünüldüğünü umarım. CHP’ye lâzım olan halktır. Özgür Özel CHP’si halk olarak var olmalı ve her fedakârlığı yaparak, ülkeyi kurtarmalıdır!”  
Ekleme Tarihi: 07 Haziran 2026 -Pazar
Turgut Karabekir

Özgür Özel CHP’sine ne lâzım?

1945-1950 Yılları aralığı, Türkiye’nin bağımsızlığını kaybetmesi, benim de ergenliğe erişmem yıllarıdır. 1938’de Atatürk’ün vefatına kadar, toplumun kalbi Atatürk’e olan sevgi, güven ve onun varlığından doğan ümitlerle atardı. Atatürk, halkın varlığına ve gücüne inanmış, halk ile yakın temasını devam ettirmiş, ülkenin efendisinin köylüsü olduğunu söylemiş, halkın refahı, mutluluğu ve çağdaşlığa en kısa zamanda erişmesi için yaşayan, eşsiz bir liderdi.

40’li yıllara gelindiğinde, İsmet İnönü’nün idaresindeki CHP yönetimi halktan kopmaya başlamış, sorgulama imkânı kalmamış, halk ikinci plana düşmüş, halk yerine parti konuşulur olmuştu. Birleştirici millî ruh gitmiş, kişisel çıkarlar için yaşama devri başlamıştı.

İnönü’nün kendi adına para bastırması, kendine ebedi önder denmesini istemesi, halkın memnun olmadığı yanlışlardı. Vekiller ve bakanlar, halktan ayrı bir statü ve görünümde yaşamaya başlamışlardı.

Onlar halka hizmet verenler değil, halka yukarıdan bakan, üst sınıf olarak görünmeye ve harekete başlamıştı.

Halkın partisi CHP, halkın partisi olmaktan çıkmaya, başkanın ve yardımcılarının partisi olmaya başlamıştı.

Batının istediği de zaten buydu ve 1945-46’da, ABD Sevr’i geri getirme sürecini başlattı. ABD yapay bir Rus korkusu yaratınca, İnönü ABD ile iki önemli anlaşma imzalayarak, bağımlılığa ilk adımları attı.

Zorlamalar devam etti ve ABD, demokrasi örtüsünde Demokrat Partiyi (DP) kurdurttu. Toprak reformu yapılmadı, Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla da, yönetim ile halk arasındaki bağ koptu. Bağ yerine derin bir vadî oluştu.

40’lı yıllardan beri atılan adımlarda CIA’in kurgusu olduğunu basın yazmadı, halk çoklukla habersizdi. 1950’de, pusuda bekleyen yobazlığın teşvik bulması, desteklenmesi; laiklikle ilerlemeyi, bölücü etnik ve çarpıtılmış dinsel sorunlara sürükledi. DP destek ve tavizler verdi. İnönü ve çevresi, sessiz ve etkisiz kaldı.

Atatürk ve halkın partisi CHP’nin, sözde aydınları, sağda, solda, ortada, yol ararken, CHP’den ayrılanlarla, Kemalizm’den uzak anlayışta partiler doğdu. Şimdi sayısı utanç verici 188, 10 tanesi mecliste bulunuyor!

Bütünlük terk edilmiş, halk ikiye bölünmüş, başka ülkelerde beğeni ve övgü ile izlenen başarılı Atatürk ilkeleri konuşulmaz olmuştu. CHP’de, Ahmet Necdet  Sezer yılları hariç, 2024 yılına kadar, Altıok’a bağlı, yasalara uyarak çalışan laik bir anlayış var olmadı.

Partiler millî çıkarlar için birleşen değil, parti için yeni yollar arayan oldular. Halktan kopuş büyüdü, halk partisine erişemez oldu. Demokrasi yalanı örtüsünde kurucu ilkelerden ayrılış, birliği imkânsıza yakın kıldı.

CHP son 25 yılını iktidarın yanlışlarını konuşarak, kızgın ve etkisiz geçirdi. Aydınlardan gelen uyarıları dinlemedi, çağrılara cevap vermedi. İlkeler yerine, demokrasi konuşarak, tabanını, halkı, vatanseverleri, Altıok ‘suz ve yalnız bıraktı. Haksız kalan, Halk Partisi CHP de, niyetleri onu batırmak olanların yemi oldu.

Halkın olmayan partiler, vatana değil, kendine yarar. Halk başkanın partisini değil, kendi partisini istiyor. Partiler halkın Partisi olmadıkça, partili vekiller kendilerini halktan üstün gördükçe, halk sefalette iken hayat boyu kıyaklarla işe yaramadan mecliste boy gösterdikçe, partilerin halkı olmayacak. Partiler  halkın olmadıkça ve halkın partiye bağlanması beklendikçe, parti halkın gücüne dayanmadıkça, bu ülke düşmanların yemi olmaktan kurtulamayacak.

“CHP’ye de lâzım olan halktır. Halkın partisi halksız olmaz. Yüce olan halktır, cüce olan da partidir. Halk partiye gelmeyecek, parti halka gidecek. Nokta!

Halkçılık, Altıok’tan, Kemalizm’den ve Atatürk yolundan başlar. Bütün dünya bunu biliyor, ama CHP 88 yıldır bunu görmüyor, boşuna sağ sol arıyor.

Bu halk bir yıldır yağmur, soğuk, sıcak demeden meydanları yüzbinlerle doldurdu. O da yanlış okundu.

Gelenler, başkan için değil, parti için değil, vatan kurtarmak için değil, cebi boş, karnı boş, işsiz ve mutsuz, hem de umutsuz oldukları için geldiler.

60 yıldır partiye oy verenler, başka seçenekleri olmadığı için verdi, partiyi beğendiği için değil. İçinde olduğumuz çöküşü, birleşmiş, halka inmiş CHP kurtarabilir. Onun için, halka inilmeli ve halkın gücünü taşıyarak, düşmanlara karşı çıkılmalı.

Fetö gerçeğe örtüdür, çünkü düşman ABD/CIA’dir. Ve halkı arkasına almış bir CHP, bunu anlamadıkça ve korkmadan söylemedikçe, başarılı olamaz.

Eğer söyleyemiyorsa, sorarlar, “Sende onlardan mısın?” diye. Çünkü artık yanlış yapma vakti de yok.

Onlar başkanı ve partiyi kandırabilir, satın alabilir, yönlendirebilirler. Ama partinin sahibi olmuş halk kitlesi varsa, halkı kandıramaz, satın alamaz, yönetemez ve kullanamazlar. Kaybederler! Şimdi yeni parti kurulması gerekebilir, fakat baskın seçime parti yetişmeyebilir. CHP oylarının dağılıp heba olmaması için, bu şartlar oluştuğunda, vekillerin geçici parti değişikliği yapması da gerekebilir. Her halükârda, CHP oylarının kaybolmaması için alternatif yolların düşünüldüğünü umarım. CHP’ye lâzım olan halktır. Özgür Özel CHP’si halk olarak var olmalı ve her fedakârlığı yaparak, ülkeyi kurtarmalıdır!”

 

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

24
Şubat
16
Eylül
23
Ağustos
26
Temmuz
10
Mayıs
18
Kasım
02
Ekim
08
Kasım
02
Kasım