Turgut Karabekir
Köşe Yazarı
Turgut Karabekir
 

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 1)

Değerli okurlarım, her şeyi yalnız kendi çıkarları için yapan Ekeno-Terörist ABD’nin gerçek yüzünü anlatacak ve birçok bölümden oluşacak yazıma başlamıştım. O sırada aşağıdaki canhıraş feryadı içeren yazı geldi. Başlığa faydalı buldum, okumayanlar lütfen okusun. “Kübalı bir kadından, DÜNYAYA AÇIK MEKTUP: Tüm insanlığa, dünya annelerine, Sınır Tanımayan Doktorlara, dürüst gazetecilere ve hâlâ adalete inanan hükümetlere sesleniyorum: İsmim, milyonlarca diğer insanınkiyle aynı. Ünlü bir soyadım ya da yüksek bir makamım yok. Ben sıradan bir Kübalı kadınım. Bir evlat, bir kız kardeş, bir vatanseverim. Ve bunları paramparça olmuş bir ruhla, titreyen ellerle yazıyorum; çünkü halkımın bugün yaşadığı şey bir kriz değil. Bu, Washington tarafından soğukkanlılıkla gerçekleştirilen, yavaş ve hesaplanmış bir cinayet. Ve dünya başka yöne bakıyor. BÜYÜKANNEM VE BÜYÜKBABAM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM: Küba’da yaşlı insanların vaktinden önce ölmesini ifşa ediyorum; çünkü abluka, kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon ve diyabet ilaçlarının ülkeye girişini engelliyor. Mesele kaynak yetersizliği değil. Bu, kasıtlı bir yasak. Küba’ya satış yapmak isteyen şirketler para cezasına çarptırılıyor, baskı görüyor ve tehdit ediliyor. Kendi hükümetleri ise sessiz kalıyor. Ve bu sırada, Kübalı bir büyükbaba göğsünü tutarak bekliyor. Ölüm uyarı yapmaz; ama abluka yapar. ÇOCUKLARIM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM: Küba’a yakıt yetersizliği nedeniyle kuvözlerin kapatılmak zorunda kalmasını ifşa ediyorum. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti hangi ülkelerin bize petrol satıp hangilerinin satamayacağına karar verirken, yenidoğan bebeklerin hayatta kalma mücadelesi vermesini... Washington'daki bir ofiste imzalanan bir emrin, kıyılarından sadece 90 mil ötedeki bir çocuğun feryadından daha önemli görülmesi yüzünden çocuklarının hayatının tehlikeye girdiğini gören Kübalı annelerin varlığını... Uluslararası toplum nerede? Çocuk haklarını bu denli hararetle savunan örgütler nerede? Yoksa Kübalı çocuklar yaşamayı hak etmiyor mu? KASITLI AÇLIĞA KARŞI SESİMİ YÜKSELTİYORUM: Ablukanın, kurgulanmış bir açlık yaratma girişimi olduğunu ifşa ediyorum. Gıda, sebepsiz yere ortadan kaybolmuş değil. Gerçek şu ki, onu satın almamız engelleniyor. Gıda taşıyan gemiler taciz ediliyor. Banka işlemleri engelleniyor. Bize tahıl, tavuk ve süt satan şirketlere yaptırım uygulanıyor. Küba’daki açlık bir tesadüf değil. Bu, ABD hükümetinin bir devlet politikasıdır; 60 yıl boyunca geliştirilmiş, her yönetim tarafından güncellenmiş, Donald Trump tarafından şiddetlendirilmiş ve Marco Rubio tarafından acımasızca uygulanmıştır. Buna ‘’ekonomik baskı’’ diyorlar. Bense buna açlığa mahkûm etme terörü diyorum. ÜLKEMİN DOKTORLARI İÇİN BİR ÇAĞRI: Tüm dünya çökerken pandemi sırasında hayat kurtaran doktorlarımızın bugün şırınga, anestezi ve röntgen ekipmanından yoksun bırakılmasını kınıyorum. Bunları nasıl üreteceğimizi bilmediğimiz için değil; yetenekten yoksun olduğumuz için de değil. Aksine, abluka yüzünden malzeme, yedek parça ve teknolojiye erişimimiz engellendiği için. Bilim insanlarımız beş COVID-19 aşısı geliştirdi. Beş tane. Kimsenin yardımı olmadan. Tüm zorluklara rağmen. Ablukaya ve yalanlara rağmen. Yine de imparatorluk, bunu başardığımız için bizi cezalandırıyor. DÜNYAYA SESLENİYORUM: Küba sadaka dilenmiyor. Küba asker istemiyor. Küba sevginizi istemiyor. Küba adalet istiyor. Ne fazlasını ne de azını. Halkımın çektiği acıları normalleştirmeyi bırakmanızı istiyorum. Ablukayı gerçek adıyla, yani İNSANLIĞA KARŞI BİR SUÇ olarak adlandırmanızı istiyorum. Biz boğulurken ‘’diyalog’’ ve ‘’demokrasi’’ masallarıyla kandırılmamanızı istiyorum. Hayırseverlik istemiyoruz. Sadece yaşamamıza izin verilmesini istiyoruz. Sessiz kalarak buna ortak olan hükümetlere: Tarih sizden hesap soracak. Yalan söyleyen medyaya: Gerçek her zaman bir yolunu bulup ortaya çıkar. Yaptırımlara imza atan cellatlara: Küba halkı unutmaz ve affetmez. Kalbinde hâlâ insanlık taşıyanlara: Küba’ya bakın. Ona neler yapıldığına bakın. Ve kendinize sorun: Tarihin hangi tarafında yer almak istiyorum? Bu küçük adadan, devasa bir halkın içinden; pes etmeyi reddeden sıradan bir Kübalı kadından... Dağıtan: Ikay Romay’ın kısaltılmış notu: Eğer bu yazı içinizde derin bir his uyandırdıysa, PAYLAŞIN ki dünya, Küba’da yaşananların sadece bir kriz olmadığını bilsin. Bu bir SUÇ. Bu mesajı paylaşan tek bir kişi dünyayı değiştirmez. Ama binlercesi, milyonlarcası—işte onlar değiştirir.” ***** ABD’nin vahşetinin sınırı yoktur ve ondan kimseye hayır gelmedi ve gelmez. ABD herkesi kullandı ve kullanır, sonra da silkeler atar. Kürt sorunu denen, ABD/AB’nin yıllardır istediği, bölünmemiz ve Sevr’in gelmesi planıdır. (BOP) Büyük Ortadoğu Projesi ABD’nin yasal olmayan, BM kararlarına, vicdana ve uluslararası kurallara aykırı olan, kâtil Siyonist İsrail ile beraber yapılan, Ortadoğu ülkelerinin ve hudutlarının değiştirilmesidir. Kürt kardeşlerim, bunlar ileride başka ülkelerde yaptıklarının aynısını size de yaparlar, bu tuzağa düşmeyin. Kendinize ve birlikte kardeşçe yaşamış olduğumuz ülkemize zarar verilmemesi için, sizi bilgili olmaya çağırıyorum. Devam edecek.  
Ekleme Tarihi: 24 Ağustos 2026 -Pazartesi
Turgut Karabekir

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 1)

Değerli okurlarım, her şeyi yalnız kendi çıkarları için yapan Ekeno-Terörist ABD’nin gerçek yüzünü anlatacak ve birçok bölümden oluşacak yazıma başlamıştım. O sırada aşağıdaki canhıraş feryadı içeren yazı geldi.

Başlığa faydalı buldum, okumayanlar lütfen okusun.

“Kübalı bir kadından, DÜNYAYA AÇIK MEKTUP:

Tüm insanlığa, dünya annelerine, Sınır Tanımayan Doktorlara, dürüst gazetecilere ve hâlâ adalete inanan hükümetlere sesleniyorum:

İsmim, milyonlarca diğer insanınkiyle aynı. Ünlü bir soyadım ya da yüksek bir makamım yok. Ben sıradan bir Kübalı kadınım. Bir evlat, bir kız kardeş, bir vatanseverim. Ve bunları paramparça olmuş bir ruhla, titreyen ellerle yazıyorum; çünkü halkımın bugün yaşadığı şey bir kriz değil. Bu, Washington tarafından soğukkanlılıkla gerçekleştirilen, yavaş ve hesaplanmış bir cinayet.

Ve dünya başka yöne bakıyor.

BÜYÜKANNEM VE BÜYÜKBABAM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:

Küba’da yaşlı insanların vaktinden önce ölmesini ifşa ediyorum; çünkü abluka, kalp rahatsızlıkları, yüksek tansiyon ve diyabet ilaçlarının ülkeye girişini engelliyor.

Mesele kaynak yetersizliği değil. Bu, kasıtlı bir yasak.

Küba’ya satış yapmak isteyen şirketler para cezasına çarptırılıyor, baskı görüyor ve tehdit ediliyor. Kendi hükümetleri ise sessiz kalıyor. Ve bu sırada, Kübalı bir büyükbaba göğsünü tutarak bekliyor. Ölüm uyarı yapmaz; ama abluka yapar.

ÇOCUKLARIM İÇİN SESİMİ YÜKSELTİYORUM:

Küba’a yakıt yetersizliği nedeniyle kuvözlerin kapatılmak zorunda kalmasını ifşa ediyorum. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti hangi ülkelerin bize petrol satıp hangilerinin satamayacağına karar verirken, yenidoğan bebeklerin hayatta kalma mücadelesi vermesini... Washington'daki bir ofiste imzalanan bir emrin, kıyılarından sadece 90 mil ötedeki bir çocuğun feryadından daha önemli görülmesi yüzünden çocuklarının hayatının tehlikeye girdiğini gören Kübalı annelerin varlığını...

Uluslararası toplum nerede? Çocuk haklarını bu denli hararetle savunan örgütler nerede? Yoksa Kübalı çocuklar yaşamayı hak etmiyor mu?

KASITLI AÇLIĞA KARŞI SESİMİ YÜKSELTİYORUM:

Ablukanın, kurgulanmış bir açlık yaratma girişimi olduğunu ifşa ediyorum. Gıda, sebepsiz yere ortadan kaybolmuş değil. Gerçek şu ki, onu satın almamız engelleniyor. Gıda taşıyan gemiler taciz ediliyor. Banka işlemleri engelleniyor. Bize tahıl, tavuk ve süt satan şirketlere yaptırım uygulanıyor.

Küba’daki açlık bir tesadüf değil. Bu, ABD hükümetinin bir devlet politikasıdır; 60 yıl boyunca geliştirilmiş, her yönetim tarafından güncellenmiş, Donald Trump tarafından şiddetlendirilmiş ve Marco Rubio tarafından acımasızca uygulanmıştır.

Buna ‘’ekonomik baskı’’ diyorlar. Bense buna açlığa mahkûm etme terörü diyorum.

ÜLKEMİN DOKTORLARI İÇİN BİR ÇAĞRI:

Tüm dünya çökerken pandemi sırasında hayat kurtaran doktorlarımızın bugün şırınga, anestezi ve röntgen ekipmanından yoksun bırakılmasını kınıyorum.

Bunları nasıl üreteceğimizi bilmediğimiz için değil; yetenekten yoksun olduğumuz için de değil. Aksine, abluka yüzünden malzeme, yedek parça ve teknolojiye erişimimiz engellendiği için.

Bilim insanlarımız beş COVID-19 aşısı geliştirdi. Beş tane. Kimsenin yardımı olmadan. Tüm zorluklara rağmen. Ablukaya ve yalanlara rağmen. Yine de imparatorluk, bunu başardığımız için bizi cezalandırıyor.

DÜNYAYA SESLENİYORUM:

Küba sadaka dilenmiyor. Küba asker istemiyor.

Küba sevginizi istemiyor. Küba adalet istiyor.

Ne fazlasını ne de azını.

Halkımın çektiği acıları normalleştirmeyi bırakmanızı istiyorum.

Ablukayı gerçek adıyla, yani İNSANLIĞA KARŞI BİR SUÇ olarak adlandırmanızı istiyorum.

Biz boğulurken ‘’diyalog’’ ve ‘’demokrasi’’ masallarıyla kandırılmamanızı istiyorum.

Hayırseverlik istemiyoruz. Sadece yaşamamıza izin verilmesini istiyoruz.

Sessiz kalarak buna ortak olan hükümetlere: Tarih sizden hesap soracak.

Yalan söyleyen medyaya: Gerçek her zaman bir yolunu bulup ortaya çıkar.

Yaptırımlara imza atan cellatlara: Küba halkı unutmaz ve affetmez.

Kalbinde hâlâ insanlık taşıyanlara: Küba’ya bakın. Ona neler yapıldığına bakın. Ve kendinize sorun: Tarihin hangi tarafında yer almak istiyorum?

Bu küçük adadan, devasa bir halkın içinden; pes etmeyi reddeden sıradan bir Kübalı kadından...

Dağıtan: Ikay Romay’ın kısaltılmış notu:

Eğer bu yazı içinizde derin bir his uyandırdıysa,

PAYLAŞIN ki dünya, Küba’da yaşananların sadece bir kriz olmadığını bilsin. Bu bir SUÇ.

Bu mesajı paylaşan tek bir kişi dünyayı değiştirmez. Ama binlercesi, milyonlarcası—işte onlar değiştirir.”

*****

ABD’nin vahşetinin sınırı yoktur ve ondan kimseye hayır gelmedi ve gelmez. ABD herkesi kullandı ve kullanır, sonra da silkeler atar. Kürt sorunu denen, ABD/AB’nin yıllardır istediği, bölünmemiz ve Sevr’in gelmesi planıdır.

(BOP) Büyük Ortadoğu Projesi ABD’nin yasal olmayan, BM kararlarına, vicdana ve uluslararası kurallara aykırı olan, kâtil Siyonist İsrail ile beraber yapılan, Ortadoğu ülkelerinin ve hudutlarının değiştirilmesidir.

Kürt kardeşlerim, bunlar ileride başka ülkelerde yaptıklarının aynısını size de yaparlar, bu tuzağa düşmeyin. Kendinize ve birlikte kardeşçe yaşamış olduğumuz ülkemize zarar verilmemesi için, sizi bilgili olmaya çağırıyorum.

Devam edecek.

 

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

24
Şubat
16
Eylül
23
Ağustos
26
Temmuz
10
Mayıs
18
Kasım
02
Ekim