Turgut Karabekir
Köşe Yazarı
Turgut Karabekir
 

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 7)

(Bölüm 6’dan devam) İnsanlığın hâli ne olacak? (3) Değerli okurlarım, geçen yazımı, “Yoksa Demokrasi kavramı bir ütopya mı?” diyerek bitirmiştim. Nedeni, bu kandırıcı kelimenin gerçeğini irdelemek, doğruyu göstermekti. Söz, eski Yunancada, güç “Demos” ve iktidar “kratos” demek olan kelimelerinin birleşiminden oluşur. Halkın iktidarı anlamınadır. MÖ 5. Yüzyılda Atina’da çıkmış bir kavramdı. Daha başından, amacından koparılmış ve oy verme ve yönetim hakkı, yalnızca yetişkin, özgür ve erkek vatandaşlara verilerek, anlamını yitirmişti. Yâni halkın çoğunluğu demokrasiden dışlanmıştı. Hâlbuki, Demokrasinin, “Milli egemenlik, seçme ve seçilme hakkı, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi” olması gerekirdi. Platon, gerçek demokrasi olamadığını söylemişti! Gerçek demokrasinin çalıştığı, var olduğu, tek bir ülke bile yokken, demokrasinin olmasının her şeyi hâl edecekmiş gibi olduğunu, basın ve siyasiler, yönetim şekli gibi, neden konuşuyor? Neden, çalışmayan demokrasi nihâyi hedef olarak, basın ve siyasiler tarafından gösteriliyor? Nelerin üstü örtülmeye çalışılıyor? Yapılanın olası kasıtlı, ama kesinlikle yanlış ve yanıltıcı olduğu, demokrasinin toplumları, refaha ve özgürlüğe götürmemiş olduğu ile kanıtlı. Ne isteniyor, demokrasi ile aranan örtü ne için? Öncelikle şunun bilinmesi gerekir: Laiklik olmadan Demokrasi olmaz. Laiklik, fikir ve inanç serbestliği, özgürlüğün de anahtarıdır. Hurafeler, yalanlar, kişisel çıkarlar, engizisyon, ahlaksızlık ve sömürü ile dolu karanlık çağlar, papazların eseriydi. Çağlar gerçekten karanlıktı! Fransa, Rönesansı yaparak toplumları fikir ve inanç serbestliğine kavuşturmuş, halk ile devrim yapmış ilk laik ülkeydi. O nedenle de demokrasiye hâlâ en yakın olan ülkedir. Halkının çoğunluğu Katolik’tir ama artık din ile devlet işleri ayrıdır. Diğer laik ülke; halkının çoğu da Müslüman olan Türkiye’dir. Laiklik düşünen insanın, fikir ve inanç serbestliğidir. Laik dine karşı değildir,  hiçbir zaman da karşıt olmamıştır. Aksi söylenti yanlıştır. **** Laikliği dinsizlik olarak tanıtanlar ya kasten yapıyorlar ya da doğruyu bilmiyorlar. Atatürk’ün vefatından beri, yol arayan ve başarılı olamamış bir topluma dönüştük. Hâlbuki aynı toplum, çok daha kötü şartlar altında, 15 yıl içinde, Kemalizm ile bütün dünyanın takdirini kazanan muazzam ilerlemeler yapmıştı. 1929 dünya krizini bile ilerlememizi durdurmadan, devrimlerle, temel varlıkları kendi gücümüzle yaratarak, yapmayı başarmıştık. Atatürk, kalkınmaya köy ve köylüden, üretim ve eğitimden, hukukun üstünlüğünden başlamıştı. Laiklik kişisel seçenek değil, en uygar doğru yoldu. “BATI” toplumumuzdan, Atatürk’ün izinin silmek, dogmayı, karanlığı getirmemizi istiyor. Diktatörlük mü isteniyor, krallık mı, yoksa şeriat mı? Hz. Muhammet’ten 200 yıl sonra yazılmış Şeriat ile yönetilen ve başarıya erişmiş, halkların huzur ve refahını sağlamış tek ülke yok. Biz laiklik ile, yâni fikir ve inanç serbestliği ile inanılmaz devrimler yaptık. Biz laiklikle Müslümanlığı beraber yürüten tek ülkeydik. Ama başarı ve özgürlük bize battı, kimi komünizme, kimi ikinci cumhuriyete, kimi de din ile siyasete yönelerek, bizi bu zor günlere getirdi. Akıllanmalı, bilgilenmeli, dış etkilere karşı koymalı, aklın ve bilimin yoluna dönmeli ve global çöküşün içine sürüklenmemeliyiz. **** Komünizm bitmiştir, faşizm herhangi bir formuyla bize uymaz, artık otokraside yaşamayız. Kapitalizmin kendi kendini yediğini görüyoruz, demokrasinin sözde kaldığını biliyoruz. Çin ve Rusya durumu kavrayan ve çıkış yolunun savaşta değil, müşterek ve eşit ilişkilerde olduğunu gören ilk ülkeler oldular. Her ikisi de Atatürk devrim ve ilkelerini bilen, kullanan, ülkede barış, cihanda barış ilkesine dönen, geçmişi anlamış, geleceği gören ülkeler oldular. Eğer, ABD’nin zorbalığı ve AB, 3. Dünya savaşını çıkarmazsa, bütün ülkeleri kurtaracak ola;, eşit şartlarda yapılacak ticaret anlaşmaları olacaktır. Devam edecek Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 6) Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 5) Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 4) Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 3) Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 2) Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 1)  
Ekleme Tarihi: 30 Eylül 2026 -Çarşamba
Turgut Karabekir

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 7)

(Bölüm 6’dan devam)

İnsanlığın hâli ne olacak? (3)

Değerli okurlarım, geçen yazımı, “Yoksa Demokrasi kavramı bir ütopya mı?” diyerek bitirmiştim. Nedeni, bu kandırıcı kelimenin gerçeğini irdelemek, doğruyu göstermekti.

Söz, eski Yunancada, güç “Demos” ve iktidar “kratos” demek olan kelimelerinin birleşiminden oluşur. Halkın iktidarı anlamınadır. MÖ 5. Yüzyılda Atina’da çıkmış bir kavramdı. Daha başından, amacından koparılmış ve oy verme ve yönetim hakkı, yalnızca yetişkin, özgür ve erkek vatandaşlara verilerek, anlamını yitirmişti. Yâni halkın çoğunluğu demokrasiden dışlanmıştı.

Hâlbuki, Demokrasinin, “Milli egemenlik, seçme ve seçilme hakkı, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklerin güvencesi” olması gerekirdi.

Platon, gerçek demokrasi olamadığını söylemişti!

Gerçek demokrasinin çalıştığı, var olduğu, tek bir ülke bile yokken, demokrasinin olmasının her şeyi hâl edecekmiş gibi olduğunu, basın ve siyasiler, yönetim şekli gibi, neden konuşuyor?

Neden, çalışmayan demokrasi nihâyi hedef olarak, basın ve siyasiler tarafından gösteriliyor?

Nelerin üstü örtülmeye çalışılıyor?

Yapılanın olası kasıtlı, ama kesinlikle yanlış ve yanıltıcı olduğu, demokrasinin toplumları, refaha ve özgürlüğe götürmemiş olduğu ile kanıtlı.

Ne isteniyor, demokrasi ile aranan örtü ne için? Öncelikle şunun bilinmesi gerekir:

Laiklik olmadan Demokrasi olmaz. Laiklik, fikir ve inanç serbestliği, özgürlüğün de anahtarıdır.

Hurafeler, yalanlar, kişisel çıkarlar, engizisyon, ahlaksızlık ve sömürü ile dolu karanlık çağlar, papazların eseriydi. Çağlar gerçekten karanlıktı!

Fransa, Rönesansı yaparak toplumları fikir ve inanç serbestliğine kavuşturmuş, halk ile devrim yapmış ilk laik ülkeydi. O nedenle de demokrasiye hâlâ en yakın olan ülkedir. Halkının çoğunluğu Katolik’tir ama artık din ile devlet işleri ayrıdır.

Diğer laik ülke; halkının çoğu da Müslüman olan Türkiye’dir. Laiklik düşünen insanın, fikir ve inanç serbestliğidir. Laik dine karşı değildir,  hiçbir zaman da karşıt olmamıştır. Aksi söylenti yanlıştır.

****

Laikliği dinsizlik olarak tanıtanlar ya kasten yapıyorlar ya da doğruyu bilmiyorlar.

Atatürk’ün vefatından beri, yol arayan ve başarılı olamamış bir topluma dönüştük.

Hâlbuki aynı toplum, çok daha kötü şartlar altında, 15 yıl içinde, Kemalizm ile bütün dünyanın takdirini kazanan muazzam ilerlemeler yapmıştı. 1929 dünya krizini bile ilerlememizi durdurmadan, devrimlerle, temel varlıkları kendi gücümüzle yaratarak, yapmayı başarmıştık.

Atatürk, kalkınmaya köy ve köylüden, üretim ve eğitimden, hukukun üstünlüğünden başlamıştı. Laiklik kişisel seçenek değil, en uygar doğru yoldu.

“BATI” toplumumuzdan, Atatürk’ün izinin silmek, dogmayı, karanlığı getirmemizi istiyor.

Diktatörlük mü isteniyor, krallık mı, yoksa şeriat mı? Hz. Muhammet’ten 200 yıl sonra yazılmış Şeriat ile yönetilen ve başarıya erişmiş, halkların huzur ve refahını sağlamış tek ülke yok.

Biz laiklik ile, yâni fikir ve inanç serbestliği ile inanılmaz devrimler yaptık. Biz laiklikle Müslümanlığı beraber yürüten tek ülkeydik.

Ama başarı ve özgürlük bize battı, kimi komünizme, kimi ikinci cumhuriyete, kimi de din ile siyasete yönelerek, bizi bu zor günlere getirdi.

Akıllanmalı, bilgilenmeli, dış etkilere karşı koymalı, aklın ve bilimin yoluna dönmeli ve global çöküşün içine sürüklenmemeliyiz.

****

Komünizm bitmiştir, faşizm herhangi bir formuyla bize uymaz, artık otokraside yaşamayız.

Kapitalizmin kendi kendini yediğini görüyoruz, demokrasinin sözde kaldığını biliyoruz.

Çin ve Rusya durumu kavrayan ve çıkış yolunun savaşta değil, müşterek ve eşit ilişkilerde olduğunu gören ilk ülkeler oldular. Her ikisi de Atatürk devrim ve ilkelerini bilen, kullanan, ülkede barış, cihanda barış ilkesine dönen, geçmişi anlamış, geleceği gören ülkeler oldular.

Eğer, ABD’nin zorbalığı ve AB, 3. Dünya savaşını çıkarmazsa, bütün ülkeleri kurtaracak ola;, eşit şartlarda yapılacak ticaret anlaşmaları olacaktır.

Devam edecek

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 6)

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 5)

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 4)

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 3)

Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 2)
Bilmeyenler öğrensin (Bölüm 1)

 

Yazıya ifade bırak !

Diğer Yazıları

24
Şubat
16
Eylül
23
Ağustos
26
Temmuz
10
Mayıs
18
Kasım
02
Ekim