Geçenlerde kara sapanın tekrar kullanıma girdiği haberi vardı. Sizin başka beklentiniz mi vardı?
O köylüden
Tarlam, kara sapanım, mandam vardı
Atım, eşeğim, ineğim vardı.
Olmazsa çekecek, mandam, atım,
vardı sapanı çekecek, sağlam sırtım.
Yoksuldum, karnımı doyurmak yeterdi bana
Onurum vardı, muhtaç olmak istemezdim sana.
Fazlasını alırdın benden üç kuruşa
Bana vereceğine, satardın on kuruşa.
Yöreden tohumum, doğal gübrem vardı
İlaca yoktu nedenim, sıhhatli ürünüm vardı.
Odunum, tezeğim yeterdi ısınmam için
Gerek yoktu elektriğine donmamak için.
Okuyacaklar diye çocuklarımı aldın,
Gençler gidince, yarınımızı çaldın.
Öğretseydin onlara bağlanmaya toprağına,
Gönderseydin köyüne, yuvasına varlığına.
Köyüm, köylüm, komşum, ailem vardı benim,
Borcum yoktu, sırtım pek, karnım toktu benim.
Traktör getirdin, tohum getirdin, borca girdim
Gübre getirdin, elektrik getirdin borca girdim.
Traktör var, mazot alacak param yok
Tohumun var, onu alacak param yok.
Hayvan yoksa gübre yok, param yok alamam
Tarla var, ekecek biçecek yardımcı tutamam.
Değerini vererek alsaydın ürettiğim malımı,
Çok mu zor olurdu sana, biraz azaltmak kârını?
Kullanırdım, almama zorladığın malını,
Kazanırdım, borçlanmaz öderdim fiyatını.
Satarsan ucuza dışardan aldığın etini,
Satamazsam neyle beslerim ben ineğimi?
Hayvanım olmayınca doğal gübrem yok
Senin gübrenle yetişenlerin tadı yok.
Getirdin zehir saçan tohumu, gübreyi, ilacı,
Üretemez olduk zehirlemeden bitkiyi, insanı.
Köylüm, şehirlim, sen, ben, hasta olduk,
Getiren zengin oldu, bizler fakir olduk.
Başkaları verirken on yardım, bana indirdin ikiye,
Bana satarsın mazotu sekize, yatlara neden ikiye?
Beni batırmak köyleri yok etmek idiyse niyetin,
Bil ki ben olmazsam, aç kalmak senin kısmetin.
Turgut Karabekir/Bodrum 2018
O köylü gençten
Benim varlığımdı toprağım,
Yaşamımdı, hayatımdı, toprağım,
Ailemdi, geleceğimdi, toprağım,
Beni toprağımdan kopardın!
Örfüm âdetim vardı benim,
Yaşamım, kazancım vardı benim,
O toprakta arzularım vardı benim,
Beni toprağımdan kopardın!
Saldın beni gurbetlere,
Attın beni, yabancı ellere,
Kul ettin beni vicdansız fertlere,
Beni toprağımdan kopardın!
Okursan adam olursun dedin,
Okumazsan câhil kalırsın dedin,
Beni kandırmak için her şeyi dedin,
Beni toprağımdan kopardın!
Okudum, kaldım işsiz,
Toprağım kaldı bensiz,
Param yok pulum yok ey şerefsiz,
Beni toprağımdan kopardın!
Öğretseydin bana verimli üretmeyi,
Birleşmeyi toplu çalışmayı,
Satmayı, pazarlamayı.
Beni toprağımdan kopardın!
Öğretseydin köyümü, kasabamı, onarmayı,
Adetlerimi, bilgilerimi, geliştirmeyi saklamayı,
Doğal karakterimi, varlığımı benliğimi, korumayı.
Beni toprağımdan kopardın!
Şimdi toprağım çorak, ot yok ocak yok,
Senin pazarında, kendi malın yok,
Halkım yoksul, para yok pul yok,
Beni toprağımdan kopardın!
Köylü olmazsa, şehirde var olamazsın sen,
Ben üretmezsem, yaşayamazsın sen,
Beni kul ederken kendini kul ettin sen:
Beni toprağımdan kopardın!
Ben çalımla otumla, doyururum karnımı,
Korurum varlığımı, şimdi çorak toprağımı,
Sen hür olmadıkça, ne yapacaksın varlığını?
Eğer sen yabana satmışsan vatan toprağını!
Turgut Karabekir/Bodrum 2018
Çiftçinin ürününün maliyeti, satış fiyatından yükseğe çıkmıştı. Çiftçi maddî yardımsız bırakılmıştı. Yardım yerine, gereksiz ithâlat yapılmıştı. Ürünleri yerinde kalmıştı. Ve halk olanlara sessiz seyirciydi.
Halk, başka neyin olmasını bekliyordu ki!
